11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/13298
- Karar No
- 2012/3658
- Karar Tarihi
- 12.03.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/13298 E. , 2012/3658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 tarih ve 2008/367 - 2010/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından şirkete sigortalı daireye, caddeden geçen İSKİ su isale hattının patlaması ve akan tazyikli suların istinat duvarını aşarak dolması nedeni ile hasar meydana geldiğini, 21.083 TL zararın sigortalıya ödendiğini,
TTK 1301 maddesi gereği bedelin ödenmesi için başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yargı kararı olmadan ödemede bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, hasarın İSKİ isale hattındaki meydana gelen patlamadan kaynaklandığı, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, HUMK’nun 275. maddesi ve HMK’nun 266. maddesi uyarınca uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği hallerde bilirkişinin rey ve mütalaasının alınması gerekir. Dava konusu olayda da davacının sigortalısına ait ev eşyaları hasarlandığına ve taraflar arasında hasar bedeli hususunda uyuşmazlık bulunduğuna göre, mahkemece hasarlanan eşyalarla ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, hasarlanan eşyalarla ilgili ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılamayan mali müşavir bilirkişiden alınan rapordaki hasar bedeli tespitine itibar edilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.