3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2023/21320 E. , 2024/5808 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi ve Sayısı : 08.11.2023 tarih, 2019/19250
İtiraz Edilen Daire Kararı : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarih ve
2021/684-2023/5161 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza
Dairesinin 04.01.2019 tarih ve 2018/2216-2019/35 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : Katılanlar ... ve ...'e yönelik zincirleme şekilde haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan ayrı ayrı TCK'nın 132/1-1 inci cümle, 132/1-2 nci cümle, 137/1-a son, 43/1, 53 ve 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın bozulması İtiraza Konu Olan Sanık : ... Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarihli ve 2015/597 Esas sayılı ve 07.10.2015 tarihli ve 2015/3876 Esas sayılı iddianameleri ile sanık ...'nin haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda sanık ...'nin Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2018 tarih ve 2017/8 Esas 2018/65 sayılı kararı ile katılanlar ... ve ...'e karşı kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle kişiler arasındaki konuşmanın kayda alınması ve dinlenmesi suçundan TCK'nın 132/1-1 inci cümle, 132/1-2 nci cümle, 137/1-a-son, 43/1, 53 maddelerine göre 2 kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.01.2019 tarih ve 2018/2216 Esas 2019/35 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarih ve 16-2019/19250 sayılı Tebliğnamesi ile bu hükmün onanmasının talep edildiği,
Dairemizin 12.07.2023 tarihli ve 2021/684 Esas 2023/5161 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen esastan red kararının onanmasına, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik (8 kez), resmi belgede sahtecilik (2 kez) ve itiraza konu olan katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle zincirleme şekilde haberleşmenin gizliliğini ihlal etme (2 kez) suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden ise; "1-Dosya kapsamına göre; Sanığın, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel iş bölümü ve organizasyonu kapsamında mağdurlar ve katılanlar hakkında içerik itibariyle sahte bilgi notları düzenlediği, bu kişilerin hukuka aykırı şekilde dinlenmeleri amacıyla içerik itibariyle sahte olarak İstihbarat Şube Müdürü P. B. tarafından imzalanmış olan talep formlarını parafladığı, yine mahkemeden katılanların ve mağdurların dinlenmesi için yapılan taleplerde bu kişilerin siyasi konumlarının ve gerçek mesleklerinin yazılmadığı, bu sayede hukuka aykırı şekilde dinlenen kişilerin belirtilen suç ve terör örgütlerine üye olduklarına ilişkin istihbarat raporlarında ve talep formlarında yeterli bir delil yahut bilgi bulunmamasına rağmen bu kişilerin gerçek konum ve mesleklerinin gizlenerek örgüt üyesi olduklarına ilişkin uydurma gerekçelerle ilgili mahkemeye ve hakimliklere müracaatta bulunulduğu, dinleme kararları alındıktan sonra da bu kişilerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı, bu şekilde aynı suç işleme kararı kapsamında, aynı saik altında ve örgütsel amaçla hukuki anlamda tek bir fiil ile katılanlar ve mağdurların birden fazla kez telefonlarının dinlenerek görüşmelerinin kayda alındığı anlaşılmakla; haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçu yönünden TCK'nın 43/2 maddesi yollamasıyla 43/1 maddesi ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden TCK'nın 43/1 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle her iki suçtan birer kez mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, hukuki değerlendirmede düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hatalı hüküm kurulması" gerekçesi ile bozma kararı verildiği,
Bunun üzerine tebliğnameye kısmi aykırılık nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen yapılan inceleme sonucunda sadece haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan verilen bozma kararına karşı sanık aleyhine olmak üzere CMK'nın 308 inci maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizin haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçları yönünden verdiği bozma kararının kaldırılarak bu suçlardan kurulan hükümlerin onanması istemiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 308 inci maddesine 6352 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi ile eklenen 3 üncü fıkra gereğince yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel iş bölümü ve organizasyonu kapsamında katılanlar hakkında içerik itibariyle sahte bilgi notları düzenlediği, bu kişilerin hukuka aykırı şekilde dinlenmeleri amacıyla içerik itibariyle sahte olarak İstihbarat Şube Müdürü P. B. tarafından imzalanmış olan talep formlarını parafladığı, yine mahkemeden katılanların dinlenmesi için yapılan taleplerde bu kişilerin siyasi konumlarının ve gerçek mesleklerinin yazılmadığı, bu sayede hukuka aykırı şekilde dinlenen kişilerin belirtilen suç ve terör örgütlerine üye olduklarına ilişkin istihbarat raporlarında ve talep formlarında yeterli bir delil yahut bilgi bulunmamasına rağmen bu kişilerin gerçek konum ve mesleklerinin gizlenerek örgüt üyesi olduklarına ilişkin uydurma gerekçelerle ilgili mahkemeye ve hakimliklere müracaatta bulunulduğu, dinleme kararları alındıktan sonra da bu kişilerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı, bu şekilde aynı suç işleme kararı kapsamında, aynı saik altında ve örgütsel amaçla hukuki anlamda tek bir fiil ile katılanların birden fazla kez telefonlarının dinlenerek görüşmelerinin kayda alındığı anlaşılmakla; haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçu yönünden TCK'nın 43/2 maddesi yollamasıyla 43/1 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir kez mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, hukuki değerlendirmede düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hatalı hüküm kurulduğu gerekçesi ile verilen Dairemizin haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına ilişkin kararında değişiklik yapmayı gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.