Esas No
E. 2008/6774
Karar No
K. 2010/852
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2008/6774 E.  ,  2010/852 K.

"İçtihat Metni"

Elde taşınan eşyayı çekip almak sureti ile hırsızlığa kalkışmak suçundan sanık ...’in, “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 35/2, 53/1, 63. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olması sebebiyle cezasının anılan Kanun’un 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” dair, İSTANBUL 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/10/2006 tarihli ve 2005/819 esas, 2006/857 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 12/02/2008 gün ve 2008/8859 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.2.2008 gün ve 2008/8859 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2008 gün ve KYB/2008/42475 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.03.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/374-784 sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;

İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/10/2006 gün ve 2006/857 sayılı kararı ile, “Sanığın yokluğunda, savunmanının yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile talebine uygun ve yasa yolu açık olarak açıkça okundu, usulen anlatıldı” şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli, süresi ve merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;

1.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/11/2006 gün ve 2006/857 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2.Sanık ... savunmanı Av. ... ’ya, anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog