Esas No
E. 2021/33992
Karar No
K. 2024/6123
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/33992 E.  ,  2024/6123 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2822 E., 2019/855 K.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.07.2018 tarih, 2017/283Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı ile karar tarihinden önce yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'la eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16 ncı maddesi uyarınca, suça konu yapı yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alındığından, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesinin ruhsata aykırı olan yapıyı ruhsata uygun hale getirmediğine, imar kirliliğinin ortadan kalkmadığına, bu nedenle hükmün bozulması ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, pazar mahallesi 24. Sokak ... Apartmanı A blok zemin katta bulunan iş yeri önüne ilave olarak çelik profiller üzerine alçıpan plak ve betopan plaklar kullanılarak çinko ile örtmek suretiyle ilave inşaat yaptığının tespiti üzerine hakkında açılan davada, sanığın savunmalarına, 07.12.2017 tarihli 07.06.2018 tarihli bilirkişi raporlarına göre sanığın iş yerinin önünde bulunan güneşten ve yağmurdan korunmak için yapılan sundurmanın etrafının kapatılarak dükkan içerisine dahil edilmesi sonucunda yapmış olduğu inşaatın imar kanunu kapsamında bina olarak değerlendirileceği, yapılan ilave kısmın binanın taşıyıcı sistemi ile bir bütün oluşturduğu ve dolayısıyla binanın taşıyıcı unsurlarından yararlandığı ve alan kazanımına neden olduğunun tespiti nedeniyle sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın yapı kayıt belgesini alarak imara aykırılığı giderdiği gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hükmün kaldırılarak, düşmesine şeklinde düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Dosya kapsamından, suça konu imara aykırı yapıya ilişkin olarak, imara aykırılığı kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesinin alındığı anlaşılmakla ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin düzenlenmesi ve sanık hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonucunda düşme hükmü kurulmuş olması karşısında, vekalet ücretine hükmedilmemesine dair gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur.

2.Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü uyarınca Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.