T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili firmanın ... markası ile 1994 yılında faaliyetlerine başladığını, 2012 yılından bu ... .... ibareli markaları ile faaliyetlerine devam ettiğini, "..." ibaresini tanınmış hale getirdiğini, ... numara ile tescilli tanınmış markasının TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, aynı zamanda ... ibareli pek çok markanın da müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalı adına tescilli .... numara ile tescilli "...." markasının tüketici nezdinde müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, iltibasa ve karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği görülmekle, davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya, davalıya ait .... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 15/02/2024 tarihli raporunda; "Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, davacının tanınmış markasına ait esas ve ayırtedici unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında benzer şekilde yer almakta olduğu, davalı tarafça markanın kullanım şekli de dikkate alındığında, ortalama tüketicinin, bu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu ya da davaya konu markanın, davacının başka bir seri markası şeklinde algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, tüm bu değerlendirmeler sonucunda, davalının, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunduğu, bu durumda SMK. m.6/5’te sayılan hükümsüzlüğe ilişkin şartlarının mevcut olduğu, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davalı vekili 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı .... "..." ibareli markaları ile davalı ... dava konusu "...." ibareli markasının bir bütün olarak değerlendirilmesinde görsel ve işitsel olarak benzer olmadığını, markaların ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa ve iltibasa neden olmayacağını, tüketicilerin davacı ... ürünleri yerine müvekkili ürünlerini satın almayacağını, tüketicilerin müvekkilinin markasının davacı ... seri markası olarak nitelendirmesinin de söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle itirazları doğrultusunda başka bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Raporun incelemesinde, sınıfsal benzerliğe ilişkin yapılan incelemenin yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile belirlenen kriterlere uygun olmadığı ve varılan sonucun usulüne uygun bir şekilde gerekçelendirilmediği anlaşıldığından münhasıran bu hususta ek rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 04/06/2024 tarihli ek raporunda, "Davacıya ait ... tescil no.lu markanın 07-08-11-21 ve 35. Sınıflar açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu, Davacıya ait .... tescil no.lu markanın 21. Sınıf açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu, Davacıya ait ... tescil no.lu markanın 07-08-35. Sınıf açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu, Davacıya ait ... tescil no.lu markanın 21. Sınıf açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu, Davacıya ait ... tescil no.lu markanın 11. Sınıf açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu, Davacıya ait ... tescil no.lu markanın 21 ve 35. Sınıf açısından Davalı markası ile gerek sınıfsal ayniyet ve içerik benzerliğinin mevcut olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davalı vekili 24/06/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirketin markası ile davacı ... "..." ibareli markaları bütünü itibariyle değerlendirildiğinde görsel, işitsel ve bir bütün olarak benzer olmadığını, dolayısıyla da markaların ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa ve iltibasa neden olmayacağını, tüketicilerin davacı .... ürünleri yerine müvekkili ürünlerini satın almayacağını, tüketicilerin, müvekkilinin markasının davacı ... seri markası olarak nitelendirmesinin de söz konusu olmadığını, davacı şirketinin markaları ile müvekkili şirketin markasının benzer olmadığını, bu nedenle, itirazlarına ilişkin olarak yeni bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Davacının davaya dayanak .... tescil numaralı tanınmış markası "...", ... numaralı tanınmış markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", unsurlarından; davalının hükümsüzlük talebine konu ... tescil numaralı markası "...." unsurundan oluşmaktadır.
Taraf markaları arasında "..." kelime unsuru ortaktır. Ortak olan bu unsur nedeniyle markalar arasında kısmi olarak görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmaktadır. Oluşan bu kısmi benzerlik taraf markalarının hitap ettikleri tüketicinin özel bir dikkat ve eğitim seviyesine sahip olmayan tüketici nezdinde, davacı markalarının yüksek bilinirlik ve tanınırlığı da nazara alındığında, işletmesel, idari ve ekonomik bir bağlantı kurma ihtimalini yarattığı kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda yapılan benzerlik incelemesinin yanında sınıfsal benzerlik bakımından yapılan değerlendirmede ise, davalı markası, davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda, 07, 08, 11, 21 ve 35.sınıfta; ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda, 21.sınıfta; ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda, 07, 08 ve 35.sınıfta; ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda, 21.sınıfta; ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda, 11.sınıfta; ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda 21 ve 35.sınıfta aynı emtia ve hizmetler bakımından tescilli olması karşısında sınıfsal ayniyetin de oluştuğu anlaşılmakla, 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının somut olayda gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır.
SMK'nun 6/5 maddesine göre: "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." Davacının davaya dayanak markalarından ... ve ... tescil numaralı olanların tanınmış marka olarak TPMK nezdinde tescilli olduğu, sunulan deliller ile de bu tanınmışlığın somut olayda kabulünün gerektiği, davacının tanınmış "..." ibareli markası ile karıştırma ihtimali yaratabilecek benzerlik içeren "..." ibareli markanın, davacı markasından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırdedici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunduğu ve SMK 6/5 kapsamında da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;
Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 333,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.192,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸