7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/3570 E. , 2024/2666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davanın davayı kabul eden ve istinaf etmeyen davalılar ..., ... ve ...'ın taşınmazdaki payları (toplam 3/8) açısından sonuç doğuracak şekilde kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki 10 daireli ve 1 depolu binanın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris babaları ... adına kayıtlı bulunan İstanbul ili, ... ilçesi, 800 ada 37 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri tarafından satın alındığını, taşınmaz üzerindeki...Mahallesi, 526. Sokak, No:40 adresindeki 10 daireli ve 1 depolu apartmanın müvekkilleri tarafından yaptırıldığını, ataerkil bir yapıya sahip olduklarından dolayı arsanın babaları adına tapuya tescil ettirildiğini ileri sürerek, 800 ada 37 parsel sayılı arsanın ve üzerinde bulunan 10 daire ve 1 depolu binanın mülkiyetinin müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili 17.10.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında; talebin arsa üzerinde bulunan 10 daire ve 1 deponun müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.
Davalı vekili 27.11.2017 tarihli beyan dilekçesinde, hak düşürücü sürenin dolduğunu, diğer mirasçıların davada taraf olarak gösterilmediğini, taraflar arasında halen devam etmekte olan Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2247 E. sayılı dosyası ile görülen ortaklığın giderilmesi davası ile mahkemenin 2014/215 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan ecrimisil davasının bulunduğunu, kıymet takdirinin Mahkemenin 2014/215 E. sayılı dosyasından yaptırıldığını, değerin yüksek takdir edildiğini, binanın davacılar tarafından yapıldığı iddiasının doğru olmadığını ve tanık beyanlarının soyut ifadelerle dolu, çelişkiler içeren ifadeler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalılar, 14.03.2019 tarihli celsede; açılan davaya muvafakatleri olduğunu, dava konusu binanın erkek kardeşleri olan davacılar tarafından yapıldığını beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar dışındaki mirasçılar ..., ... ve ...'un adına davetiye çıkarıldığı, 14.03.2019 tarihli celsede sözü edilen mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının olduğunu ve dava konusu binanın erkek kardeşleri olan davacılar tarafından yapıldığını beyan ettikleri, 29.03.2019 tarihli keşifte dinlenen davacı tanıklarının birbirleri ile tutarlı beyanlarında; dava konusu binanın yapımında davacılar dışında bir kimsenin katkısı ve emeğinin olmadığını, davacıların binanın yapımında para harcadıkları ve iş sahibi olarak denetim ve gözetimde bulunduklarını ifade ettikleri gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 800 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 10 daireli ve 1 depolu binanın davacılar tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacılar vekilince dava konusu binaların verilen dava dilekçesinde 1990 yılında yapıldığının beyan edildiğini, tapu kaydında 800 ada 37 parselde bulunan taşınmazda 15.03.1993 tarihinde ifraz işlemi yapıldığının görüldüğünü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesine göre davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerektiğini, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, ortaklığın giderilmesi davasındaki değer tespiti ile bu davadaki değer tespiti arasındaki çelişkiye rağmen yeni bir rapor alınmadığını, davacıların ve tanık beyanlarının yaşanan gerçek duruma uygun düşmediğini, kardeşlerinin binanın yapıldığını iddia ettikleri tarihte küçük olduklarını, muris babanın yıllarca tır şöförlüğü yaptığını, aynı zamanda hayvancılıkla ve çiftçilikle uğraştığını, kira gelirine sahip olduğunu, müvekkilinin hissesinin belli olduğunu, diğer mirasçılar da tapuda hak sahibi olup müvekkilinin 1/8 oranında pay sahibi olduğunu, yargılama harcı ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile binanın murisin sağlığında yapıldığı, murisin kendi geliri bulunduğu, davacılar tarafından binanın taraflarınca yaptırıldığının yazılı belgelerle (makbuz, fatura, vs) ispat edilemediği, davacılar tarafından para harcanması, denetim ve gözetimde bulunmalarının yapının davacılar nam ve hesabına yapıldığı anlamına gelmediği, kaldı ki muhdesatın yapımına katkı sağlanmasının bu işleri yapan kişiye ait olması sonucunu doğurmayacağı, koşullarının varlığı halinde bu katkıdan paylarına düşen kısmını TBK'nın 77 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile diğer maliklerinden isteyebileceği, muhdesatın davacılar tarafından tek başına, kendi nam ve hesabına meydana getirildiği ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davacıların davalı ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacıların davasının davayı kabul eden ve kararı istinaf etmeyen davalılar ... ve ... taşınmazdaki payları (toplam 3/8) açısından sonuç doğuracak şekilde kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 800 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 10 daireli ve 1 depolu binanın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin babalarının o tarihte şoförlük yaparak asgari geçim şartlarını sağlayabildiğini, müvekkillerinin ise Üsküdar, Eminönü ve ... kuruyemiş toptancılığı ve perakende satışı yapılan ticari işletmelere sahip olduğunu, 1990 yılında yapılan binaya ilişkin delil bulundurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve 3 kız kardeş tarafından binanın müvekkilerce yapıldığının beyan edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684, 718 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.