Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/6819
Karar No
K. 2024/1402
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/6819 E.  ,  2024/1402 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/6819
Karar No: 2024/1402
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa ve AİHS'e aykırı olduğu, savunma hakkının kullandırılmadığı, adil bir yargılama olmaksızın kamu görevinden çıkarılmış olmasının OHAL KHK'larının çıkarılmasına sebep olan gelişmelerle hiçbir ilgisinin olmadığı, Fetö/Pdy'nin terör örgütü olarak ilan edilmesinden önceki dönemde icra edilen faaliyetlerden dolayı sorumlu tutulamayacağı, herhangi bir delil ve belgenin ortaya konulmamış olması sebebiyle işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkına ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarına bu kavramların yürürlüğe girmesinden önceki faaliyetlerin esas alınamayacağı, bu kavramların net ve belirgin olmadığı suç ve cezaların kanuniliği ve geriye yürümezliği ilkelerinin ihlal edildiği, sendikaya üye olmanın bir temel hak olduğu, hiçbir terör saiki gütmeden sendikaya üye olduğu, Bank Asya'daki hesabını 2007 yılında açtığı, güvenli ve faizsiz bir banka olması sebebiyle bu bankayı tercih ettiği, hesabındaki para hareketliliğinin araç alım satımından kaynaklı olduğu, yasal dayanaktan yoksun olan müdahalenin mülkiyet hakkını ihlal ettiği, Kimse Yok Mu Derneğine insani ve vicdani düşüncelerle yardımda bulunduğu, bunun yasal bir faaliyet olduğu, ByLock programını kullanmadığı, dosyaya sunulan ByLock delilinin usulsüz delil niteliğinde olduğu, hükme esas alınamayacağı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı bylock isimli programı 06/09/2019 tarihinde dosyaya gelmiş olup bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme tutanağı ile yine 23/12/2019 tarihli tutanaklar içeriğine göre … numaralı hat ve … ID ile teknik olarakta belirlendiği üzere kullandığı...; Dinlenen tanık M.Z.D. sanığın 2012-2013 yıllarında yaptığı dini sohbetlere katıldığını mütevelli olup olmadığını bilip bilmediğini, diğer tanık Ö.N. kendisinin 2012 yılına kadar mütevelli gurubunda yer aldığını, bir dönem sanıkla beraber olduklarını 2012 sonrasında sanığın faaliyetlerinden haberdar olmadığını, bir diğer tanık H.A. sanığı eşinin öğretmen arkadaşı olması ve komşuluk ilişkileri nedeniyle tanıdığını eşiyle sohbetlere gelip gittiğini bildiğini belitmiş bu tanık dairemizde yapılan duruşmada tekrar dinlenmiş bu beyanında ise, sanığın eşiyle beraber öğretmenler grubunun sohbet toplantılarına katıldığını bildiğini bunların mütevelli toplantısı olmadığını, hatta kendi evlerinde yapılan bir sohbet toplantısına da sanığında katıldığını 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrasında çok sık olmasa da sanığın sohbet toplantılarına gittiğini bildiğini ancak mütevelli toplantılarına gittiğine dair bir bilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.