11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/6159 E. , 2024/4471 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 15 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir
2.Sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesince 06.06.2022 tarihinde yapılan incelemede, anılan hükmün; ... 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinde 7394 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/614 Esas, 2023/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 7 ay 15 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın yüklenen suçu işlemediğine ve suç işleme kastının bulunmadığına, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Bozma öncesi yapılan yargılamada zamanaşımı süresini kesen son işlemin 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 09.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, inceleme konusu karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/614 Esas, 2023/638 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.