Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17682 E. , 2024/497 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ:
Davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7 ve 8/14 maddeleri uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL maddi ve 20.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar, davacının temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2017 günlü, E:2016/19010, K:2017/23474 sayılı kararıyla; söz konusu meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına uyularak adı geçen Mahkemece verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde iki ayrı dava olarak yeniden açılmıştır.
Dava Konusu İstem : Dava; Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının “Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. Maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL maddi ve 20.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; üzerine atılı suçu işlemediği Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla sabit olan davacının, aynı fiil kapsamında meslekten çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık görülmediği, her ne kadar dava konusu meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırılığı saptanmış ise de, aynı dava konusu işlem içerisinde başka bir fiil sebebiyle davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işleme karşı açılan dava Mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiğinden, sonuç olarak mesleğe dönemeyeceği anlaşılan davacının özlük ve parasal haklarına bağlı olarak tazmini gereken maddi zararının bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, Danıştay kararlarına göre "içtihadi hata" teorisi kapsamında, mahkemece hukuka aykırılığı saptanan idari işlemin, her idarenin işleyebileceği türden olağan nitelikli yanlışlıktan kaynaklanmış olması durumlarında, ilgili kişi lehine manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçeleriyle; dava konusu işlemin iptaline, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1.Davalı İdarenin İddiaları: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2.Davacının İddiaları: Hakkında tesis edilen diğer meslekten çıkarma kararına ilişkin ret kararının henüz kesinleşmediği, bu karar esas alınarak tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, verilen cezanın idarenin her zaman yapabileceği bir hatadan kaynaklanmadığı, İdare Mahkemesi kararının tazminat istemlerinin reddi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yönlerinden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI:
1.Davacının Cevabı: İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
2.Davalı İdarenin Cevabı: İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Üye …'nın; "uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi hükmü gereğince verilen dilekçe ret kararı sonucunda, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan iki meslekten çıkarma cezasının her birine ayrı ayrı dava açıldığı, dilekçe ret kararının niteliği gereği bu davaların her birinin yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu, dolayısıyla dilekçe ret kararı üzerine açılan yeni davalarda kararın verildiği tarih itibarıyla davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunda yürürlükte bulunan 2577 sayılı Kanun'un 45 inci maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen esasa ilişkin ilk karar, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten (20/07/2016) önce olmasına rağmen, bozmaya uyularak 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne aykırılık nedeniyle verilen dilekçe ret kararı üzerine, iki kez meslekten çıkarma cezasının her birine karşı ayrı ayrı açılan davaların yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu ve bu davalarda verilen kararların da bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu olduğu ve anılan Kanun hükümleri uyarınca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyiz incelemesine tabi olması gerektiği" yolundaki ayrışık oyuna karşılık, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda adı geçen Mahkemece verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilmek suretiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, “Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL maddi ve 20.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrasında; "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz İstemi Yönünden:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin olarak düzenlenen soruşturma kapsamında 30/03/2011 tarihinde 15 şahıs ile birlikte A.T. , V.D. İsimli sahısların da yakalandığı, bu soruşturma kapsamında yapılan teknik takip bulguları sonuçlarına göre, davacı ile A.T. İsimli şahıs arasında geçen telefon görüşmelerinin elde edilmesi ile şahıslardan A.T.'nin ifadeleri üzerine, davacı hakkında "uyuşturucu satıcılarının ruhsatsız silah ve çelik yelek almaları konusunda polislik sıfatını kullanarak yardımcı olmasıyla, “Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, A.T., V.D. isimli şahıslardan birinin üzerinde uyuşturucu bulunması, diğerinin ise sahte sürücü belgesi bulundurması nedeniyle 14/06/2010 tarihinde, davacının o sırada görevli bulunduğu Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Bostancı Polis Merkezine getirilmeleri sonrasında bu şahıslarla iletişiminin başladığı anlaşılmakla birlikte, davacının, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı hususunun, telefon görüşmelerinin dinlenilmesi sonucu elde edilen tape kayıtlarına ve şahıslardan A.T.'nin ifadelerine dayandırıldığı, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri ile A.T. ve diğer şahıs V.D.'nin birbiriyle tamamen çelişen ifadeleri dışında, isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin cezalandırılmasını gerektirir yeterlilikte kesin ve inandırıcı delillerle açıkça tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar temyize konu kararda davacı hakkında rüşvet suçu nedeniyle yapılan ceza yargılamasında verilen beraat kararına değinilerek aynı fiil nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesi ile dava konusu işlem iptal edilmiş ise de, davacının disiplin cezasına konu fiilinin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacının temyiz istemi yönünden:
1.Davacının Mahkeme kararının; maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi incelendiğinde;
Temyize konu kararda; İdare Mahkemesince her ne kadar dava konusu meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırılığı saptanmış ise de, aynı dava konusu işlem içerisinde başka bir fiil sebebiyle davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işleme karşı açılan dava Mahkemelerinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiğinden, sonuç olarak mesleğe dönemeyeceği anlaşılan davacının özlük ve parasal haklarına bağlı olarak tazmini gereken maddi zararının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş bulunmaktadır.
Davacı hakkındaki diğer meslekten çıkarma cezası işlemine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki … günlü, E:…, K:… sayılı karar, Dairemizin 30/01/2024 günlü, E:2021/18357 K:2024/499 sayılı kararı ile bozulduğundan, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
2.Davacının Mahkeme kararının; manevi tazminat talebinin reddi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısımlarına yönelik temyiz istemi incelendiğinde;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısımları, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE; ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ İLE; … İdare Mahkemesince verilen … günlü,E:…, K:… sayılı kararın, davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ İLE; ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davacının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kararın bir örneğinin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.