Esas No
E. 2010/7291
Karar No
K. 2012/8067
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/7291 E.  ,  2012/8067 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2008/287-2009/384 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile Asli Müdahil Un Ro İşl. A.Ş. vekili Av. ... davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Un Roro İşletmeleri A.Ş.’ye ait Un Adriyatik isimli geminin 06.02.2008 tarihinde geçirdiği yangın sonucu gemide taşınan araç ve emtiaların yanarak zayi olduğunu, gemide zayi olan emtia ve araç sahiplerinin TTK’nun 1235/7.maddesi uyarınca kanuni rehin/gemi alacağı hakkının doğduğunu, sözkonusu geminin maliki tarafından ileri sürülen “tamir kabul etmez gemi” olduğu yönündeki iddiaya dayalı olarak davalı Kurum tarafından geminin sicilden terkin edildiğini, gemi malikinin talebine bağlı olarak bir sörvey raporu tanzim edilmeksizin yapılan terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı Kurum tarafından yapılan terkin işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu geminin “tamire değmez gemi” olduğuna ilişkin olarak verilmiş bulunan Gemi Sörvey Kurulu raporunun terkin işlemi için yeterli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asli müdahil vekili, davaya konu geminin hurda olarak 2.300.000 Euro karşılığında satıldığını, müvekkilinin donatanı olduğu geminin sicilden terkininin maddi vakıalara ve hukuka uygun bir işlem olduğunu bildirerek, davanın reddine ve müvekkilinin asli müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin tamir masrafının kendi değerini aşması nedeniyle geminin tamir kabul etmez gemi olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, Un Roro İşletmeleri A.Ş.’nin donatanı olduğu “UND Adriyatik” isimli geminin geçirdiği yangın sonucu “tamir kabul etmez” durumda olduğu gerekçesiyle gemi sicilinden yapılan terkin işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı, terkin işleminin gemi malikinin istemi uyarınca gerekli inceleme yapılmadan gerçekleştirildiği iddiasıyla bu işlemin iptalini istemektedir. Mahkemece, davacının iddiasının yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla sözkonusu gemi üzerinde bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, davaya konu gemi görülerek yapılan inceleme sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, davaya konu geminin tamir kabul etmez durumda olup olmadığına ilişkin tespitin yapılabilmesi için gerekli görülen bilgi ve belgelerin tamamlanması istenerek, bu bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra bir değerlendirmede bulunulabileceği belirtilmiştir.

Davada çözümü gereken yön yangın geçiren geminin tamir kabul etmez durumda olup olmadığı, gemi sicilinden terkininin gerekip gerekmediği hususlarının tespit edilerek sonucuna göre gerçekleştirilen terkin işleminin yerinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olup, yapılan keşif sırasında tersane çalışanları tarafından geminin tamir edileceğine ilişkin bir bilgiye de bilirkişi raporunda yer verilmiştir.Bu durumda, davada araştırılması gereken hususun teknik bir konu olması, bu hususların açıklığa kavuşturulmasının bilirkişiler tarafından gerekli bilgi, belge ve gemi üzerinde yapılacak inceleme sonunda düzenlenecek bilimsel ve teknik esaslara uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor ile mümkün olması karşısında mahkemece raporda belirtilen bilgi ve belgelerin temini ile gerekirse gemiye ilişkin projenin de getirtilmek suretiyle davada çözümü gereken geminin tamir kabul etmez gemi durumunda olup olmadığına ilişkin hususu açıklığa kavuşturan bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda istenilen bilgi ve belgeler temin edilmeden, davalı Kurum tarafından yapılan terkin işleminin dayanağını oluşturan ve davacı tarafından kabul edilmeyerek karşı çıkılan, gerçeği yansıtmadığı ileri sürülen “Tutanak” başlıklı belge esas alınarak ve dosyadaki fotoğraflara bakılarak teknik bir konuda karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Davacının asli müdahile ilişkin temyiz itirazlarına gelince; asli müdahale, devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan davanın taraflarına karşı görülen dava içinde ayrı bir dava açması ile kazandığı hukuki statü olup, asli müdahillik kurumunun en karakteristik özelliği üçüncü bir kişinin görülmekte olan bir davanın taraflarına karşı davaya konu şey veya hakkın taraflara değil, kendisine ait olduğunu ileri sürerek, her iki tarafı da hasım göstermek suretiyle görülmekte olan davada açılan bağımsız bir dava olmasıdır. Nitekim, yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde asli müdahale kurumu açıklanan şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.Somut olaya gelindiğinde, davaya asli müdahil olarak katılma talebinde bulunan Un Roro İşletmeleri A.Ş., donatanı olduğu davaya konu geminin sicilden terkininin maddi vakıalara ve hukuka uygun bir işlem olduğunu belirterek, davanın reddini istemiş olmasına göre davalının yaptığı işlemi ve savunmayı destekleyen beyanları karşısında anılan üçüncü kişinin müdahalesinin asli müdahale koşullarını taşımadığı, ancak davalının yanında davaya fer’i müdahil olarak katılmasının mümkün bulunduğu anlaşıldığından fer’i müdahil olarak davaya katılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece asli müdahil olarak kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.