5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/11315 E. , 2024/3494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü ... ada ... (ifrazen ...) ... ada parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... - Dicle karayolunun sıfır noktasında bulunduğunu, belediyenin bütün hizmetlerinden yararlandığını, arsa vasfında olduğunu, kamulaştırma sonrası 2. Parsel konumuna düşmesi nedeniyle değer düşüklüğü meydana geldiğini, tüm bu hususlar göz önüne alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.11.2015 tarihli ve 2014/1019 Esas, 2015/718 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 06.11.2015 tarihli ve 2014/1019 Esas, 2015/718 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla ve emsal taşınmazların bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, değerlendirmenin yapıldığı yıl itibari ile dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin, ilgili Belediye Başkanılığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılıp, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların eksik ve üstün yönleri ayrı ayrı belirlenip oranlanmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken, emsal alınan taşınmazların dava tarihine endekslenmiş satış fiyatlarının ortalama değeri üzerinden oranlama yapılmak suretiyle taşınmazın değerini tespit eden bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte olmadığından; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.06.2020 tarihli ve 2018/382 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olma vasıflarını taşımadığını, yerleşik Yargıtay Hukuk Genel kurulu kararı incelendiğinde dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, emsal alınan taşınmazların dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu beyan ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Mahkemenin ilk kararını davalı tarafın temyiz etmediği ve ilk kararda hükmedilen bedelin davacı idare lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması ve tapu kaydında bulunan takyidatların bedele yansıtılmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının kamulaştırma bedeline ilişkin (1) numaralı bendinde yer alan "20.623,91" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "16.541,66" sayısının yazılması, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Tapu kaydında yer alan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.