11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/3751 E. , 2024/1213 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
2.Ayka Et ve Et Ürünleri Hayvancılık Nakliye Soğuk Hava Deposu İnşaat İthalat İhracat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ...
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davaya konu 3 adet çekin keşideci şirket tarafından müvekkili şirkete olan borçlarını ifa amacıyla verildiğini, müvekkili şirketin çekleri diğer müvekkili ...’a ciro ettiğini, ...’ın ise çekleri Finansbank Turgutlu Şubesine ciro etmek suretiyle teslim ettiğini ancak anılan bankanın çeklerde keşide yeri bulunmadığından bahisle çekleri kabul etmediğini, bunun üzerine durumun keşideci şirkete bildirildiğini ve çeklerin Finansbank tarafından keşideci şirket yetkilisine teslim edildiğini ancak banka çalışanlarının bu işlem esnasında müvekkillerine ait ciroları iptal etmeyi unuttuklarını, keşideci şirket ve bu şirketin ortaklarından olan davalının bu durumdan yararlanarak keşide yerini sonradan eklemek ve davalıyı son ciranta olarak göstermek suretiyle çekleri ibraz ettiklerini, davalıyla müvekkilleri arasında çek düzenlenmesini gerektirir bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin anılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2018 tarih, 2017/522 E. ve 2018/409 K. sayılı kararıyla; davacı yanın, senede karşı senetle ispat kuralları gereğince davaya konu iddialarını kesin delillerle ispat etmesi gerektiği ancak bu vasıf ve nitelikte delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2020 tarih, 2018/2003 E.
ve 2020/1464 K. sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 27.09.2022 tarih, 2021/2308 E. ve 2022/6349 K. sayılı kararıyla ''...Dava, keşidecisi dava dışı Emka..Ltd. Şti., lehtarı davacı şirket olan 3 adet çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyaya birer sureti ibraz edilen çeklerdeki ciro silsilesi incelendiğinde, 1. cirantanın davacı lehtar şirket, 2. cirantanın davacı ... olduğu, çeklerin son hamil olan davalı ... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği, çeklerde yer alan ciroların beyaz ciro niteliğinde olduğu görülmektedir.
Davacılar yukarıda özetlendiği şekilde, ...’ın çeki davalıya değil dava dışı Finansbank’a ciro ettiğini ancak bankanın keşide yeri bulunmadığından bahisle çekleri kabul etmediğini, bunun üzerine çeklerin banka tarafından, yenileriyle değiştirilmek üzere keşideci şirket yetkilisine imza karşılığında teslim edildiğini ancak bu işlem yapılırken davacıların cirosunun iptal edilmesinin unutulduğunu, keşideci şirket ve bu şirketle organik bağı bulunan davalının bu durumu istismar ederek, keşide yerini sonradan ekleyip çekleri ibraz ettiklerini ileri sürmüş ve bu iddiayı ispat zımmında, davaya konu çeklerin ön yüzlerinin göründüğü bir belgenin suretini, aslının bankada bulunduğunu belirterek, dosyaya ibraz etmiştir. Bu belge incelendiğinde, belgede ön yüzleri görülen çeklerde düzenleme yeri bulunmadığı ancak diğer tüm unsurlar bakımından davaya konu çeklerle örtüştüğü, çeklerin keşideci şirket kaşesi altına Osman Çoşkun isimli bir kişi tarafından atılan imzaya istinaden bu kişiye teslim edildiği görülmektedir. Dosya arasında bulunan belgelerden Osman Çoşkun’un keşideci şirketin ortaklarından olduğu anlaşılmaktadır. Keza, davalı da keşideci şirketin kurucu ortaklarından olup, 12.12.2013 tarihinde şirket ortaklığından ayrılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 780/1-e maddesine göre, düzenleme yeri çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan olup, aynı Yasanın 781. maddesinde, 780. maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen senedin çek sayılmayacağı ancak düzenleme yeri açıkça gösterilmeyen çekin düzenleyenin adı soyadı yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı belirtilmiştir.
TTK’nın 818. maddesinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 680. maddesi ise , “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun. “ hükmünü haizdir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı yanca bir sureti dosyaya sunulan belge aslı ilgili bankaya müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmamış, uyuşmazlık ve özellikle de davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine yönelik iddia yukarıda belirtilen yasa hükümleri, sözü edilen belge aslı ve yukarıda ifade edilen maddi vakıalar gözetilerek incelenip sonuçlandırılmamıştır. Belirtilen nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının keşideci şirketin eski kurucu ortaklarından olduğu, davalı ile davacılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, çeklerin dava dışı keşideciye banka tarafından elden teslim edildiği, davalının keşideci şirketin eski ortaklarından olduğu, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesindeki iddialar ile sıkı sıkıya bağlı olup iş bu davada ispat külfeti altında olduğunu, davacının delil olarak bankanın çekleri keşideciye iade ettiğini gösterir bir belgeden bahsetmiş olmasına rağmen çeklerin tahsile bırakıldığı Finansbank şubesinin dosya arasında bulunan 26.01.2023 tarihli yazıda davaya konu çeklerin davacı tarafça bankadan iade istenildiği ve çeklerin müşteriye yani davacıya iade edildiğinin banka yazısı ile sabit olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğunun dosyada yazılı belge ile ispat edilemediğini, davacının beyanının aksine çekte herhangi bir tahrifat ya da hukuka aykırı bir işlem olmadığını, davacının çeki hem kendi adına hem de şirket adına cirosu ile birlikte bankadan alıp cirosu ile birlikte teslim ettiğini, davacının bunun aksini yazılı belge ile ispat külfeti altında olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkili hakkında herhangi bir soruşturma, kovuşturma yapılmadığını davacının böyle bir şikayeti olmadığını bu hususun müvekkilinin kötü niyetli olmadığının bir göstergesi olduğunu, yerel mahkemece davacı şirketle müvekkil arasında eski kurucu ortağı olduğu gerekçesiyle davalı ile davacılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını gerekçe gösterdiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğunun çekin ediniliş biçimi itibariyle hukuki belgeler ile ve yazılı ortaya konulması gerektiğini, dosyada böyle bir delilin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.