6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2011/10641 E. , 2011/12625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi.
Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 15.000 Euro kira parası karşılığı 29.700 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine, 15.000 Euro kira parası karşılığı 29.541 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olup, son kira döneminin 30.3.2009 tarihinde başladığını ve 30.3.2010 tarihinde sona erdiğini, aylık kira parasının da 1.250 Euro olarak kararlaştırıldığını, davalının son yıl kira parasını ödememesi nedeniyle kendisine Ocak-Şubat ve Mart 2010 ayları kiralarına ilişkin ayrı ayrı ihtarnameler gönderildiğini, tüm bu ihtarlara rağmen davalının kira paralarını ödemediği gibi kiralananı da tahliye etmediğini, 9.3.2010 tarihli cevabi ihtarnamesi ile de kira borcunun olmadığını, kira bedellerini ödediğini bildirdiğini, ancak davalının kira borçlarını ödediğini kanıtlamasının gerektiğini belirterek, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesini ve son yıl kira bedeli olan 15.000 Euro karşılığı 29.700 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen kiralananın davacının dışında Hülya Çalışkan ve Mükerrem Babaoğlu isimli iki paydaşının daha olduğunu, kira sözleşmesinin tüm paydaşlarla yapıldığını, ödemelerin de yıllardır paydaşlara ya da temsilcilerine ödenegeldiğini, paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunu, bu nedenle davacının tek başına ihtarname keşide etme ve dava açma hakkının olmadığını, esas yönünden de taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, yıllık kira bedelinin de iddia edildiği gibi 15.000 Euro olmadığını, kira parası miktarını davacının kanıtlamasının gerektiğini, tarafların üzerinde anlaştıkları tüm kira bedellerinin gerek davacı, gerek diğer paydaşların temsilcilerine tamamen ödendiğini, 2009 yılı için hiçbir kira borçlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı, taraflar arasında 30.3.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira sözleşmesi olduğunu ileri sürerek aylık 1.250 Euro’dan Ocak-Şubat ve Mart 2010 ayları kirasının davalıya gönderilen ihtarnamelere karşın ödenmediği iddiası ile iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 2009-2010 yılı kirasının tahsili için işbu davayı açmıştır. Davalı yargılamada kiracılık ilişkisine, kira başlangıç tarihi ve süresine karşı çıkmamakla birlikte davacının kiralayan sıfatına ve aylık kira miktarına itiraz etmiştir. Celp edilen tapu kaydına göre dava konusu edilen ... Mahallesi 394 ada 1 parsel No’lu taşınmazın 2 / 8 payı davacıya, 1 / 8 payı Hülya Çalışkan’a ve 5 / 8 payı da Mükerrem Babaoğlu’na aittir. Davacı dışındaki paydaşlar yargılama sırasında 8.11.2010 tarihinde Alanya 2. Noterliği’nden düzenlenen muvafakatname ile davaya muvafakatlerini bildirmişlerdir. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davanın niteliği itibariyle kira ilişkisini, kiralayan sıfatını, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve süresini, kira miktarını ve ödeme zamanı ve şeklini kanıtlama yükümlülüğü davacıya, kira paralarının ödendiğini ispat külfeti de davalıya aittir. Dava dilekçesinde belirtilen yıllık kira miktarına göre kira ilişkisinin varlığının ve kira miktarının tanıkla kanıtlanması mümkün değildir. Ancak her iki taraf vekili de 23.2.2011 tarihli oturumda tanık dinlenecekse takdiri mahkemeye bıraktıklarını belirtmişler ve tanıklarını mahkemeye bildirmişlerdir. Mahkemece dinlenen tanıkların beyanları çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tanıklarının davacının iddiaları doğrultusunda soyut beyanları ile davacının yukarda belirtilen iddialarını kanıtladığı kabul edilemez. Bununla birlikte davacı vekili dava dilekçesi ve 8.11.2010 tarihli delil listesinin 6. bendinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacıya kiralayan sıfatı ve kira miktarı yönlerinden davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalıya eda ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.