11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/1508 E. , 2024/4797 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...”, “Floris ...”, “... Akademi”, “Flove ayakkabımı seviyorum! Şekil”, “Flozof” “Flogart”, “... shoe store”, “Flocard”, “Flove”, “Flolar”, “Flr flora”, “Floutlet”, ‘’Flosport”, “... akademi”, “Floshop”, “Flove ayakkabımı seviyorum! Şekil”, “... shoe store ayakkabının merkezi” ve benzeri ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2018/13631 başvuru numarası ile başvuruda bulunmak sureti ile "..." markasını 6, 7, ve 35 inci sınıflarda tescil ettirmek istediğini, marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin çok uzun bir süredir istikrarlı şekilde yüksek bütçeli reklam, promosyon ve diğer tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu ve bu faaliyetlerine de her sene artan bütçeler ile devam ettiğini, davalının, müvekkiline ait markaları bilmeme gibi bir ihtimalinin bulunmadığını, müvekkiline ait markalardan biri olan “...” markasının 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35 inci sınıflarda tescilli olduğunu, aynı zamanda davalı Kurum tarafından tanınmış marka olarak tespit edildiğini, tanınmış markaların tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının tescilli olduğu 6, 7 ve 35 inci sınıflarda tescil ettirilmek istendiğini, davalı Şirketin tescil talebinin, müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, üst düzey bilinç seviyesindeki tüketici nezdinde dahi davalı markası olan "..." markasının, müvekkiline ait "..." markasının alt bir markası veya marka serisi olarak değerlendirileceğini, dava konusu başvurunun, müvekkili markasını oluşturan harflerden sadece birisinin değiştirilmesi sureti ile meydana getirildiğini ileri sürerek 2019-M-827 sayılı YİDK kararın iptaline, davaya konu 2018/13631 sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı... Elmas ve Makina San. Dış Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tarafların tescil ettirdikleri markaların birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı ile davacının faaliyet alanının da farklı bulunduğunu, davacının tanınmışlığa ilişkin iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki F harfi ile K harflarının yazılışı, arka zemindeki renk vurgusu dikkate alındığında, markanın bütünü açısından davalı markasından uzaklaştığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu marka ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahipliği kanıtlanmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun da somut olayda bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu marka ibaresi üzerinde ticaret unvanına dayalı iddiasının da işaretler benzemediğinden yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının TÜRKPATENT nezdinde "tanınmış marka" olarak tespit edildiğini, tanınmış markaların, sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, kaldı ki huzurdaki davada davalı şirketin, söz konusu markasını müvekkil şirketle aynı ürün gamında yani 6, 7 ve 35 inci sınıfta tescil ettirdiğini, davalı şirketin tescil talebinin, müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanmak amaçlı ve kötü niyetli olup, müvekkili firmaya ait markalarından habersiz olması mümkün olmadığı gibi tescil ettirmek istediği "..." markasını da iltibas sureti ile oluşturmasının, davalı şirketin, müvekkil şirkete ait tescilli markalarının tanınırlığından faydalanma kastını gösterdiğini, davalının markası olan “...” markası ile müvekkilin markası “...” markalarının ilk bakışta neredeyse aynı kelimeler olduklarını, davalının markası olan “...” markasının, müvekkil markasının sadece bir harfi değiştirilerek oluşturulduğunu, müvekkiline ait ... markasının sadece ortadaki harfi değiştirilerek... markasının tescilini almak için başvuru yapıldığını, bu yüzden müvekkiline ait "..." markası ile davalıya ait marka arasında işitsel ve görsel yönlerden ayniyet bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının diğer istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.