4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2024/4078 E. , 2024/8103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karşıyaka Çocuk Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 09.12.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karşıyaka Çocuk Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ve 2022/550 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 gün ve 2024/35774 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Kanun'un 231/11 inci maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Karşıyaka Çocuk Mahkemesinin 03/09/2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 09/12/2021 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 14/10/2022 tarihli ve 2021/612 Esas, 2022/532 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin ise 09/12/2021 olduğu, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi ile ihbara konu suç tarihinin aynı olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan söz edilemeyeceği cihetle, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." onbirinci fıkrasında; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarih ve 2013/14-287 Esas, 2014/273 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kovuşturma aşamasında şikayet tarihi itibariyle 15 yaşını tamamlamış, şikayet ... ve kamu davasına katılma yetkisi kendisine ait olan ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesi uyarınca hükmü itiraz etme ... bulunduğu belirlenen katılan ...'ın vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin 03.09.2021 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz edilmeksizin 11.09.2021 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 3 yıllık denetim süresi içinde 09.12.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.