Esas No
E. 2021/7937
Karar No
K. 2024/4176
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

9. Ceza Dairesi         2021/7937 E.  ,  2024/4176 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/506 E., 2015/160 K.

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden, kayden 27.05.2000 doğumlu olan mağdurenin kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmasına ve davaya katılmak istediğini beyan etmesine karşı hükümden sonra verdiği 05.06.2015 havale tarihli dilekçisinde sanığın ceza almasını istemediğini, kararın sanık lehine bozulmasını istediğini, içerik itibariyle şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve dilekçe tarihi itibariyle on altı yaşı içinde olduğunun anlaşılması karşısında mağdurenin katılan sıfatı ortadan kalktığından zorunlu vekilinin temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yönünden, sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı ile sanığın;

a)Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

b)Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2019 tarih ve 14- 2015/291237 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, olayın sübut bulmadığına, sanık hakkında lehe olan hükümler ile hata hükümlerinin uygulanmadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne ve sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanığa az ceza verildiğine, eksik araştırmayla karar verildiğine ve hükümlerin hukuka aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Kayden 27.05.2000 doğumlu olan mağdurenin kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmasına ve davaya katılmak istediğini beyan etmesine karşı hükümden sonra verdiği 05.06.2015 havale tarihli dilekçisinde sanığın ceza almasını istemediğini, kararın sanık lehine bozulmasını istediğini içerik itibariyle şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve dilekçe tarihi itibariyle 16 yaşı içinde olduğunun anlaşılması karşısında mağdurenin katılan sıfatı ortadan kalktığından zorunlu vekilinin temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanık hakkında verilen beraat hükmünün yerinde olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1.Olayın intikal şekli ve zamanı mağdurenin başkaca bir delille desteklenmeyen aşamalarda verdiği ve doktor raporlarıyla uyuşmayan çelişkili anlatımları, sanığın inkara yönelik savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilmediğinden hakkında beraat hükümleri kurulması gerekirken yazılı şekilde atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Tebliğnamede onama isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir. IV. KARAR

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelemesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/160 sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/160 sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesine Gelince

Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog