11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/5698
- Karar No
- 2012/14045
- Karar Tarihi
- 21.09.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
11. Hukuk Dairesi 2011/5698 E. , 2012/14045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.07.2010 gün ve 2009/325-2010/329 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyanın yapılan incelemesinde, davalı ...'ın dava dilekçesinde belirtilen adresinde ikamet etmediğinden yargılama süresince bu adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligatın yapıldığı, kararın da aynı adrese yine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılacağı öngörülmüştür. Öte yandan Tebligat Kanunu'nun 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 35/II maddesi hükmüne göre, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, Tebligat Yönetmeliği'nin 57/II maddesi hükmüne göre ise, adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın tebliğ evrakının bir nüshasının eski adresin kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı açıklanmıştır,
Yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkemece, öncelikle davalının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin araştırılıp tespit edilerek bu adrese Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde ise Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatı uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi gerekir. Ayrıca davalı ... vekili olarak, Av. ..... ile Av. .....nin 27.08.2010 tarihinde cevap dilekçesi verdiği, ancak dilekçelerine vekalename örneğinin eklenmediği görülmüştür.
Adı geçen avukatlara vekaletnamelerinin ibrazının sağlanması, ibraz edilirse davalı avukatlarına usulüne uygun olarak tebligat yapılması, ibraz edilmemesi halinde yukarıda açıklanan yöntemler takip edilerek davalılardan ...'a tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, her iki halde de yasal temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.