11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/8427
- Karar No
- 2012/14858
- Karar Tarihi
- 02.10.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/8427 E. , 2012/14858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/04/2011 tarih ve 2010/109-2011/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin erkek hazır giyim ürünlerini KİĞILI markası ile 100'ü aşkın mağazasında tüketicilerin beğenisine sunduğunu, davalı ile müvekkilinin mağazasında, davalının ürettiği ayakkabı ve bot ürünlerinin belli bir komisyon karşılığı davalı hesabına satılması için konsinye mal satışına ilişkin sözleşme yapıldığını, ancak müvekkilinin satışını yaptığı ayakkabı modellerinde PUMA markası ve patentli ürünler ile iltibas ve aynılık tesbit edildiğinden dava dışı Puma Sport tarafından müvekkili aleyhine hem tazminat hem de ceza davası açıldığını, müvekkilinin Puma Sport Firması ile sulh sözleşmesi yaptığını ve 17.100 YTL ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin davalı tarafından üretilen ürünler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ticari itibar ve güvenilirliğin zedelenmesi nedeniyle 10.000 YTL manevi, 17.100 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Puma Sport tarafından açılan davada taraf olmadığını, mahkeme kararı olmadığı için taraflar arasındaki sulh sözleşmesinin müvekkilini bağlamayacağını, eğer ortada taklit ürün var ise bunu ticari amaçla bulunduran davacının da sorumlu olduğunu, kimsenin kendi kusurundan kaynaklanan zararını başkasından isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, giyim eşyası ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren ve tacir sorumluluğu taşıyan davacı ve davalının somut olayda birlikte ve eşit oranda kusurlu oldukları, sulh anlaşması ile ödenen tazminat miktarının makul ve somut olaya uygun olduğu, bu tazminat miktarından davalının kendi kusur oranına göre sorumlu olacağı, her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalının kusurlu eyleminden davacının ticari itibarının zarar gördüğü, tarafların ortak kusurları, ihlalin gerçekleşme biçimi, tarafların her ikisinin de büyük ölçüde üretici faaliyette bulunuyor olmaları vb. hususlar gözetilerek davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.