44. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/55
- Karar No
- 2024/1483
- Karar Tarihi
- 19.09.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/55 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2021
NUMARASI: 2019/371 E. - 2021/207 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının, ... sahibi olarak ticari faaliyetini icra etmekte olduğunu, ... markası ile ticari hayatta faaliyet gösterdiğini, sektörde bilinen bir marka olduğunu, ismi ve logosu ile özellikle kahve çeşitleri konusunda müşteri portföyü, know-how ve bilgi ve tecrübeye sahip olduğunu, müvekkili davacının Türkiye'nin her yerinde faaliyet gösterdiğini halihazırda 3 adet yurtdışı, 54 adet de yurtiçi satış noktaları bulunduğunu, "..." markası ile gıda sektöründe faaliyet gösterdiği süre zarfında, gerek yurt içi gerekse yurt dışında reklam ve tanıtım amaçlı çalışmalarının sonuçsuz kalmadığını, tecrübe ettiğinden, hali hazırda mevcut satış noktalarını arttırmak amaçlı ciddi düzeyde reklam ve tanıtım amaçlı yatırımlarda bulunmaya devam ettiğini, markaya ait ürünlerini kendine özgü bir tasarıma sahip olan logosu ve ambalajı ile sahibi olduğu şirketler nezdinde ürettiğini ve ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün genellikle kahve çeşitleri olduğundan ayırt edicilik özelliklerinin başında logosunun markasının ve ambalajının geldiğini, sektörde tanınmışlık düzeyinin yüksek olduğunu, tanınmış marka başvurusunda bulunduklarını, uluslararası alanda marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkiline ait markanın davalı yan tarafından her açıdan birebir ayniyet derecesinde benzerinin haksız bir şekilde kullanıldığını, ... nolu davaya konu markasının kendine özgü bir tasarımı olduğunu, davalının markası müvekkili davaya konu marka ile ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, İstanbul 1. Fikri Haklar Mahkemesi 2019/10 D. İş sayılı dosyada bu durumun tespit edildiğini, daha sonraki süreçte davalının marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve tescil edilen marka ile müvekkili markalarının benzer olduğunu, ürünlerin ambalajında da aynı şekilde benzerlik bulunduğunu aynı şekilde kullandıkları alan adında da benzerlik bulunduğunu, -Davalının üretilen ve pazarlanan ürünü, logo marka ve ambalaj unsurları ile birlikte bir bütün olarak davacı müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, üretilen ürünün aynı sektöre ait olduğunu, davalının markasının tescil edilmemesi gerekirken tescil edildiğini beyanla, müvekkiline ait ... tescil numaralı “...” markalarının marka haklarının davalı yan tarafından, ... tescil numaralı “...” isimli marka ile ihlal edildiği ve marka hakkına tecavüz, eyleminin gerçekleştiği tespit edildiğinden, söz konusu ihlalin önlenmesine ve kaldırılmasına, mevcut durumun korunması amacıyla yargılama süresince, karar kesinleşinceye kadar davalı yana ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı “...” ibareli marka hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve Türk Patent ve Marka Kurumu siciline şerh düşülmesine, dava konusu, ... tescil numaralı “...” ibareli markanın tüm emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, 1969 yılında dedesi tarafından başlanan kuru kahve işini, 2010 yılında devraldığını ve markasını kendi isminden esinlenerek ... olarak değiştirdiğini, müvekkilinin dedesinin ilk olarak kurukahve işine ... olarak başladığını, işletmenin müvekkilinin babası tarafından devralınması üzerine isminin ... olarak değiştirildiğini, müvekkilinin aile efradı tarafından elli yılı aşkın süredir zaten kurukahve sektöründe olduğunu, 2010 yılında işletmeyi artık müvekkilinin devralması üzerine, müvekkilin tamamen farklı ve orijinal, dikkat çeken bir marka arayışına girdiğini ve o tarihte ismini ... olarak belirlediğini ve bu şekilde kullanımlarına başladığını, davacının ise ... markasının 03.01.2012 tarihinde ... sayılı ... ŞEKİL olarak kullanıma başladığını, müvekkilinin ... marka kullanımlarının Mardin ve yöresinde davacının ... markasını yaratmasından daha önceye dayalı olduğunu, müvekkilinin 2011 yılından itibaren ... markası ile, kendi karışımı olan özel tatları bir araya getiren kahve üretim ve satışına başladığını ve bu özel kaşımını başka Mardin olmak üzere yurdun pekçok bölgesinde tanıtımını hızlandırdığını, o tarihlerde davacının ... markasını kullanmaya başladığını ve bu marka ile davacı arasında ihtilaflı bir sürecin başladığını, bu süreçte markasını ...'e çevirdiğini, ... ve ... markaları arasında ortalama tüketiciler için karışma ihtimalinin, iltibasın, hiçbir surette gerçekleşmeyeceğini , markaların tamamen farklı marklar olduklarını, işitsel, anlamsal ve görsel açıdan farklı olduklarını, karışma ihtimallerinin bulunmadığını, tarihsel gelişim içinde tüm kahve ürünlerinde erkek görseline ve bey ya da efendi ibarelerine yer verildiğini, müvekkili davaya konu markası ile davacının davaya konu markasının asli unsurlarının tamamen farklı olduğunu ve bu iki markanın ortalama tüketici nezdinde de karışmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Dava kabulü ile, davalıya ait ... tescil numaralı "... " ibareli markanın tüm emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıya ait ... tescil numaralı markanın davacıya ait ... tescil numaralı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiyede trajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus ilamına, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; tüm itirazlarına rağmen mahkemece rapor kapsamında karar verildiğini, gerekçesinde sadece yüzeysel bir iltibas incelemesi yapıldığını, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında aynı markaya ilişkin var olan ceza yargılamasının müvekkili lehine sonuçlandığını, somut ihtilaf konusu iki markanın hiçbir ortalama tüketicinin karıştırma ihtimali bulunmadığını, davacı tarafın markayı devrettiği, davacı sıfatı bulunmadığını, kararda yer alan iltibas değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkiline ait olan ve davacının marka hakkına tecavüz iddiası ileri sürdüğü kullanımların bütün olarak farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, iddiaları ve rapora itirazları hiç incelenmeden değerlendirme yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalıya ait ... tescil nolu "... " ibareli markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemlerine ilişkindir. ... nolu "... +ŞEKİL" ibareli markanın 29,30,35 ve 43. mal ve hizmet sınıflarında davacı adına tescilli olduğu, ... nolu " ...+ ŞEKİL" ibareli markanın 29,30,35 ve 43 mal ve hizmet sınıflarında davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. 20.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle"...davaya konu davacının ... tescil nolu "... ŞEKİL" ibareli markasının 29,30,35 ve 43 mal ve hizmet sınıflarında tescil edildiği, davalının davaya konu ...tescil nolu " ... ŞEKİL" ibareli markasının 29,30,35 ve 43 mal ve hizmet sınıflarında tescil edildiği, her iki markanın kelime ve şekil markası olduğunu, davacı markasında şeklin asıl unsur olduğunu ve ayırt edicilik kazandırdığını, davacı markasındaki ... kelime unsurunun ayırtediciliği düşük bir ibare olduğunu, davalı markasındaki esas unsurun ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin davalının ön adı olduğunu, dürüst kullanımın söz konusu olduğunu, her iki markanın esas unsurları farklı olmasına rağmen markaların bütünü itibariyle bıraktığı etki sebebiyle davalının markasının davacının markasını çağrıştırdığından benzer olduğu, taraf markalarının tescil edildiği mal ve hizmet sınıfları incelendiğinde tam ayniyet/benzerlik bulunduğunun tespiti, davaya konu markaların hedef tüketici kitlesi dikkate alınığında genel tüketime açık olan kahve tüketici kitlesinin bilgi düzeyi, yaşı, dikkat düzeyi, eğitim seviyesi vb. açıdan özellik arzetmediği de dikkate alındığında iltibas koşullarının oluştuğu, ortalama tüketici kitlesinin her iki marka arasında bağlantı kuracağı" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, taraf markalarının aynı mal ve hizmet sınıfında tescilli oldukları, kahve emtiasında kullanıldığı, her iki markanın kelime ve şekil markası olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere taraf markalarının benzer olduğu görülüyorsa da, davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markanın ... nolu olduğu, davalı adına ... sayılı eski tarihli "...+şekil" ibareli markanın 03.16.29,30,31,32,33,35,37,43 sınıfta tescillinin bulunduğu , bu markadaki şekil ve kelime unsurunun hükümsüzlüğü talep edilen marka ile tali grafik ve ek unsurlar dışında aynı olduğu dikkate alındığında davalının marka tescilinin seri marka niteliğinde olup olmadığının, müktesep hak teşkil edip etmediğinin tartışılması gerekir. Markada teklik ve öncelik ilkesi gereği tescilli markayı oluşturan işaretin aynısı veya benzerinin sonradan bir başkası adına tescili mümkün değildir. Ancak, her tacirin tescilli markasının asli unsurlarından biri ya da bir kaçını muhafaza ederek seri marka oluşturma hakkı bulunmaktadır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2008 tarihli 2008/11505 Esas- 2008/12839Karar sayılı .../... kararında seri markayı "Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. İşletmenin önceki markasındaki ortak asli unsuru taşımakla birlikte, esasen seri markaların her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır." şeklinde tarif etmiştir.Eski tescilin kazanılmış hak teşkil edebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerektiği, Yargıtay 11.HD. 19.09.2008 gün ve ... sayılı ".../ ..." yine, 14.11.2008 gün ve ... sayılı '...' kararlarında açıklanmıştır. Bu koşullar; "kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanımın ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsurunu muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması (önceki markanın asli unsuru değişmiş ise, bu artık yeni bir marka başvurusu olacaktır), son olarak da; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi " olarak açıklanmıştır.Yukarıdaki açıklamalara göre , somut olayda, davacının önceki kullanımları da gözönüne alındığında; davacının ... nolu erkek figürlü "..." ibareli markasını tescilli olarak kullandığı, markasındaki "..." ibaresinden oluşan asli unsurunu değiştirmeksizin ... tescil numaralı “...” ibareli ve önceki marka ile aynı sınıflarda tescil başvurusunun eski tarihli markasının asli unsurları korunarak devamı niteliğinde bir marka tescili olduğu , seri marka imajının korunduğu , davalının eski tarihli benzer markası nedeniyle marka üzerinde müktesep hak sahibi olduğu , SMK 6/1 ve 25. madde hükümleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının markasal kullanımlarının adına tescilli markanın kullanımı kapsamında olduğu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14/07/2020 tarihli 2019/451 (E) ve 2020/177 (K) sayılı kararı ile, sanık olarak yargılanan davalının tescilli ... nolu erkek figürlü ... ibareli markasının bulunması dikkate alınarak markasal kullanımları ile marka hakkına tecavüz suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve başkaca tecavüz teşkil eden kullanım yönünden delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği, verilen kararın İstanbul BAM 14. Ceza Dairesi'nin 2020/5184- 2021/3232 sayılı kararı ile 29/09/2021 tarihinde kesinleştiği , bu nedenlerle davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz de teşkil etmeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğu, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.