36. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1787
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/02/2024
NUMARASI: 2023/763 E. - 2024/75 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Ortaklığı. A.Ş. ile davalı şirket arasında akdedilen kira sözleşmelerine istinaden Ürgüp yolu, ... Kavşağı, ... Ada, ... Parsel, Ürgüp/Nevşehir adresindeki ... Oteli kiraya verdiğini, İşbu kira sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı tarafça ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle, İstanbul ... İcra Md. ...
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını, davalı/borçlu şirket İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/98 E.
sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2022/98 E., 2023/485 karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğini, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/98 E sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordato projesinde şirket alacağının 529.773,66 TL’lik kısmı kabul edilip 199.462,99 Euro kısmı ise nazara alınmadığından bu miktar çekişmeli hale geldiğini, belirterek ; Davacı müvekkili şirketin dikkate alınmayarak çekişmeli hale getirilen ve konkordato projesinde yer almayan 199.462,99 Euro alacağının da projede kabul edilen kısım ile birlikte konkordato projesine dahil edilmesine ve davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; Davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia olunan alacak kira ilişkisine dayanmakta olup, bu sebeple huzurdaki davaya bakma göre Asliye Ticaret Mahkemeleri ne değil Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Konkordato ile ilgili tüm davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın esasen kira alacağının varlığına ilişkin değil çekişmeli alacağın konkordato projesine dahil edilip edilmemesine ilişkin olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Her ne kadar davalı vekalet ücreti ve yargılama gideri noktasında istinaf talebinde bulunmuş ise de istinaf harç ve giderleri yatırılmadığından yerel mahkemece verilen ek karar ile davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup, bu karar davalı tarafından istinafa tabi tutulmamıştır. Dava; Tasdik edilen konkordato nisabına dahil edilmeyen alacağın İİK 308/b maddesi gereğince nisaba dahil edilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde konkordato projesinde şirket alacağının 529.773,66 TL’lik kısmı kabul edilip 199.462,99 Euro kısmı ise nazara alınmadığını bu miktarın çekişmeli hale geldiğini belirterek 199.462,99 Euro'nun nisaba dahil edilmesi isteminde bulunmuştur. Öncelikle davanın niteliğine bakıldığında nisaba dahil edilmesi istenen alacağın çekişmeli bir alacak olduğu, esasen çekişmeli alacak öncelikle çekişmeli halden çıkarılıp alacağın varlığına kanaat getirildikten sonra nisaba dahil edilmesi ve bu durumda alacağın varlığına ilişkin yargılamanın yapılması gerekmektedir. O Halde İİK 308/b m. uyarınca açılan iş bu davada genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira uyuşmazlığın çözümü konkordato konusunda uzmanlık gerektirmemektedir, dolayısıyla uyuşmazlığın söz konusu ihtisas mahkemelerince görülmesini gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. (Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1800 Esas 2024/2180 Karar) Sonuç olarak taraflar arasında çekişmeli olan alacak kira sözleşmesinden kaynaklanmış olup HMK'nın 4. Maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, usul hukuku normlarının doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.