11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/12793 E. , 2012/19365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2010 tarih ve 2009/282-2010/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "nua wellness spa" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, TPE tarafından 16 sınıftaki ve 35 nci sınıftaki bir kısım mal ve hizmet gruplarının 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca başvuru kapsamından çıkarıldığını, karara itiraz ettiklerini, itirazın da yine YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK'nın başvurunun kısmi reddine dair kararında 16 ncı sınıfta tescilli NUA markası ile 35 nci sınıfta tescilli NUA+ŞEKİL markalarının dayanak olarak gösterildiğini, oysa müvekkilinin markasının bu markalardan yeterince farklı özgün bir marka olduğunu, nua wellness spa ibaresini işyeri ünvanı olarak kullandıklarını, müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet markaların birebir aynı olmadıklarını, müvekkilinin "nua wellness spa" ibareli markalarının bulunduğunu bu nedenle bu ibare üzerinde kazanılmış hakkı olduğunu ayrıca müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "nua wellness spa" ibareli wellness ve spa ibarelerinin ingilizcede sağlık ve kaplıca anlamına geldiği dolayısıyla tanımlayıcı olduğu, davacının başvurusundaki esas unsurun "nua" ibaresi olduğu, YİDK tarafından redde mesnet markalarında esaslı unsurunun "nua" ibaresi olduğu, bu nedenle davacı başvurusu ile redde mesnet markaların benzer olduğu, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerinde aynı tür olduğu, davacının daha önceki tescilli markaları sebebiyle kazanılmış hakkı doğmadığı, zira davacı başvurusunun daha önceki tescilli markalarından farklı olup aynı zamanda farklı mal ve hizmetleri kapsadığı, markanın tanınmış olmadığı kaldı ki marka tanınmış bile olsa 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesinin uygulanmasının engellenmeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.