4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'nin ... Şubesinde IBAN NO:.. no'lu ve hesabı bulunduğunu, ... tarihinde, Müvekkil şirketin de bağlı bulunduğu ... şirketlerinin ...'ünün hesaplarından rıza ve talimat dışı para çıkışları olduğu fark edildiğini, olayın gerçekleştiği öğrenilince işlemlerin engellenmeye çalışıldığını ve derhal davacı müvekkil şirketin ... yetkilisi ... tarafından ... no'lu telefondan, ... Şube şirket temsilcisi ...'a ait ... telefon aranmış ve şüpheli işlemler aktarıldığını ve bloke koyulması talep edildiğini, ancak bu bildirim yapıldıktan sonra dahi hesaplar bloke edilememiş ve para transferleri devam ettiğini, tüm engelleme ve müdahale çabasına rağmen müvekkiline ait hesaplardan liste halinde bilgileri belirtilen hesaplara rıza dışında para transferleri yapıldığını, müvekkil şirketin hesaplarındaki paraların çalındığını, akabinde konu araştırıldığında, işlemlerin daha önce müvekkil tarafından hiç kullanılmamış olan ... uygulaması üzerinden yapıldığının farkedildiğini, davalı bankanın hem hesap güvenliğini sağlayamadığını, hem taraflarını şüpheli işlemler ile ilgili bilgilendirmediğini hem de müvekkil şirket yetkilisince yapılan bildirime rağmen paraların hesaptan çıkışını engelleyemediğini, ayrıca davalı bankanın, paranın aktarıldığı bankalara da geç bilgi vermek suretiyle çalınan paraların bloke edilmesini de zorlaştırdığını ve müvekkil şirketin paraları kötü niyetli kişilerden geri alınamadığını, güvenlik açığı olduğunu, ... Soruşturma no'lu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında olayın cezai boyutunun incelendiğini, ... şirketlerinden olan ve aynı gün aynı olay sebebiyle hesabından paraları çalınan ...'nin davacı olduğu ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...
E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda "Dosyaya sunulan ...
kayıtlarında ...-... tarihleri arasında ... kez cihaz eşleştirmesi yapıldığı görülmekle birlikte, davacı şirketler ... olay gününe kadar verilen bankacılık işlem ... da ... uygulamasını kullanmadığı açık olup, Sadece dava konusu ... işlemin ... kanaldan yapıldığı, davalı bankanın yoğun işlemde bulunan müşterisinde bir gün içerisindeki kullanıcı tercih değişikliği ve akabindeki işlemleri şüpheli işlem olarak değerlendirmesi ve olayın öğrenmesi akabinde önlem almada yetersiz kalmasının davalı bankanın kusurunu gösterdiği, Yine davalı bankanın dava konusu işlemlerin gerçekleştiği cihaz yetkilendirme işlemlerinde kullandığı ...’te açıklıkla cihaz yetkilendirme/eşleştirme işlemleri için ... gönderdiğinin yazılmadığı sadece başka banka işlemleriyle de karıştırılabilecek bir ... metni kullandığı," belirtilerek bankanın kusurlu olduğunun ifade edildiğini beyan ederek; alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurunun olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Günümüzde egemen olan sosyal hukuk devleti ilkesi gereğince, hem özel hukuk yargılaması hem cezai (veya idari) yargılama usulleri bakımından toplumsal barışın sağlanması da en az kişiler arasındaki hukuki menfaat kadar önemlidir. Çünkü, sosyal hukuk devleti bireylere sistemli ve kapsamlı bir hukuki korumayı garanti eder (YILMAZ, Ejder, Usul Ekonomisi, AÜHFD, 2008, C. 57, S. 1, s.
248.Davaların birleştirilmesi "usul ekonomisi" ilkesine de uygundur. Bu ilkenin ana kaynakları AİHS m. 6 ve T.C. Anayasa m. 141'dir. Mahkememizin iş bu dosyasındaki talep ile, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki talep bağlantılıdır.
Davaların birleştirilmesi kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. maddesinde ifadesini bulmuştur. Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Kanunda 1086 sayılı kanundan farklı olarak, bağlantıdan ne anlaşılması gerektiği söylenmiştir. Buna göre; Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Anlatılan nedenlerle, mahkememiz iş bu dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. (Dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra birleştirmenin uygun olduğuna dair muvafakat da //havale ile// mevcuttur)
Ayrıca belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK geçici 3. Maddeye göre;
Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Buna göre; Aynı mahkemedeki davaların aralarında bağlantı olduğu için birleştirilmesine karar verildiğinde, karar veren mahkeme davaların hiç birinden el çekmediğinden (davalar yine aynı mahkemede görüleceğinden) davaların birleştirilmesi kararı nihai bir karar değildir ve tek başına kanun yoluna götürülemez(KURU/ARSLAN/YILMAZ, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2005, s. 595). HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1.Mahkememizin iş bu dosyasının yine mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,
2.Yargılamanın mahkememizin ... esas sayısında yürütülmesine,
3.Yargılama giderlerinin ... esas sayılı dosyada karara bağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olmak üzere karar verildi. 18/09/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)