23. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/648E., 2020/301K.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "... Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13270 no'lu takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... şirketi tarafından borçlu ... aleyhine 13.12.2019 tarihli 25.567,74 TL bedelli fatura alacağına dayanılarak 12.629,60 TL asıl alacak, 1599,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.228,71 TL için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içinde borca ve yetkiye itiraz ettiği, davanın 1 yıllık süre içinde açıldığı, davalının akdi ilişkiyi inkar etmediği, sadece sözleşmeyi imzalayan şahsın akit yapma yetkisinin olmadığının ve bu sebeple sözleşmedeki yetki şartının bağlayıcı olamayacağını ileri sürdüğü, fuara katılmama nedenini mücbir sebebe dayandırdığı görülmekle; icra takibinde sözleşme gösterilmemiş ise de dayanak faturanın kaynağı 10 Aralık 2018 tarihli fuar katılım sözleşmesi olduğuna göre sözleşmedeki yetki şartı ve HMK 10,17,18,19. Maddeleri ve TBK m.89 dikkate alındığında İcra dairesi ve Mahkemenin yetkisine yapılan itirazın yerinde olmadığına, Sakarya Hendek Vergi Dairesinden gelen yazı cevabına göre faturanın Vergi Dairesine BA bildirimi ile bildirildiği, Ticaret Bakanlığından gelen cevaba göre, 2019'daki fuara 6 firmanın katıldığı ve fuardan memnun kaldıklarını belirten formlar düzenledikleri, alacağın sebebinin tek bir fatura olması, ödemeler konusunda da ihtilaf bulunmadığından, usul ekonomisi gereği ticari defterlerin incelenmesine gerek görülmediği, davalının sözleşmedeki hususları inkar etmediği, diğer firmaların fuara katıldığı ve ortada mücbir sebep hali olmadığı, davalının cayma hakkını kullanmadığı, faturayı deftere işlediği, 25.567,74 TL bedelli faturanın 13.878.66 TL'sini ödediği, davalı fuara katılmasa da yapılan hizmetlerden sorumluluğu bulunması sebebiyle davanın kabulüyle, davacının dava dilekçesindeki 11.689,08 TL talebinin bakiye fatura olduğu, itirazın taleple bağlı kalınarak 11.689,08 TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, davacının icra inkar tazminat talebi bakımından ise İİK'nın 67/2 maddesi gereğince fatura ve cari hesap alacağının borçlu tarafından belirlenebilir (likit) alacak olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan asıl alacak için davacı lehine %20 icra inkar tazminatına...'' karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmenin geçersiz olduğunu, kısmi ödeme yaptıklarını, Ticaret Bakanlığına müzekkere yazılarak Ocak 2019'da Libya'da, Şubat 2019'da Cezayir'de iç karışıklık olup olmadığının sorulmasının istendiğini ancak Mahkeme tarafından talebin reddedildiğini, bu sebeple 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek delillerin toplanmadan karar verilmiş olduğunu, TBK m.136 gereğince mücbir sebeple borcun imkansızlaştığını, icra takibine ilişkin yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu, icra inkar tazminatına haksız yere hükmedildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, fuar katılımı konusundaki hizmet ilişkisinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasın göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/648E., 2020/301K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/07/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 798,48 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 199,62 TL'nin mahsubu ile kalan 598,86 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4.HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 18/09/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
(e-imzalıdır)