ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/927 Esas - 2018/69
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili 20/02/2013 havale tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf ile ...parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak villa inşaatının malzeme tedariki hususunda anlaşıldığını, bu anlaşma ile müvekkilinin söz konusu inşaata malzeme gönderimine başladığını, davalı tarafa ilgili faturaların tebliğine rağmen davalı taraftan satım konusunda bedelini alamadıklarını, bunun üzerine Samsun 7.İcra Müdürlüğünün 2012/7486 E.sayılı dosyası ile faturaya dayalı takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, 14/07/2012 tarih... seri numaralı 12.253,39 TL bedelli fatura, 24/07/2012 tarih ... seri numaralı 5.989,26 TL bedelli fatura, 08/07/2012 tarihli ... seri numaralı 11.656,51 TL bedelli fatura, 07/07/2012 tarihli ...seri nolu 18.543,41 TL bedelli fatura, 06/07/2012 tarihli ... seri numaralı 16.655,70 TL bedelli, 27/06/2012 tarihli ...seri numaralı 4.958,83 TL bedelli, 30/06/2012 tarihli ...seri numaralı, 7.291,22 TL bedelli fatura, 12/07/2012 tarihli ... seri numaralı 5.950,15 TL bedelli fatura, 13/07/2012 tarihli 004405 seri numaralı 2.811,47 TL bedelli fatura, 05/07/2012 tarihli 004583 seri nolu 9.189,84 TL bedelli, 17/03/2012 tarihli 004285 seri numaralı 2.643,44 TL bedelli, 12/01/2012 tarihli 27973 seri numaralı 18.014,15 TL bedelli , 19/01/2011 tarihli ...seri nolu 5.764,30 TL bedelli, 25/01/2012 tarihli ... seri nolu 2.774,77 TL bedelli faturaların ödenmediğini, davalının itirazında mal alımını kabul ettiğini, müvekkiline bu faturalardan dolayı hiç bir ödeme yapmadığını belirterek, davalının mallarını kaçırma ihtimali olduğundan, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi ile itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 19/03/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının sözleşmenin tarafı olmayıp takip yetkisi bulunmadığını, müvekkil ile kardeşi ...'ın maliki bulundukları taşınmaza bitişik nizam aynı proje üzerinde iki adet tripleks bina yaptırmak üzere teyzelerinin damadı ... ile sözlü anlaştıklarını, davacı şirkette bu şahsa ait bir şirket olduğunu, bu bakımdan davacı şirketin takip yetkisi olmadığı gibi sadece müvekkile yöneltilen husumet de usule ve yasaya aykırı olduğunu, 2 adet villa inşaatı anahtar teslim şartlı olarak yapım bedeli 320.000,00 TL ye anlaşmaya vardıklarını ve bugüne kadar yükleniciye çek, banka havalesi ve elden nakit 224.000,00 TL ödendiğini, davacı tarafından yapılan ödemelere karşılık hukuka aykırı şekilde fatura düzenlendiğini, yüklenici kendi edimini yerine getirmeden müvekkilden ödeme apmasını beklemekte ve peşinen bedelini ödemeye zorladığını, bu davranışın hukuken himaye edilmeyeceği açık olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
Taraf beyanları, fatura, Samsun 7. İcra müdürlüğünün 2012/7486 esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 11/12/2013 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/2896 Esas 2015/430 Karar sayılı ve 19/01/2015 tarihli ilamında; " ...Davacı alacağı, davalıya satılan inşaat malzemeleri karşılığı düzenlenen fatura bedeline dayanmaktadır. Davalı malların teslim edilmediğini ileri sürmemiş, aralarındaki ilişkinin mal satışından kaynaklanmadığını, inşaat yapım işinden kaynaklandığını savunmuştur.
Malların teslimine ilişkin taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen mahkemece, uyuşmazlık konusu olmayan mal teslimine ilişkin değerlendirme yapılarak davacının, davalıya mal teslimini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir. Bu durumda, taraflar arasındaki iddia ve savunma kapsamında tarafların tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.", denilmek suretiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizin 17/03/2016 tarihli 1 nolu celse ara kararında davacının icra takibine konu ettiği faturalardaki malların dava konusu edilen iki adet villada kullanılıp kullanılmadığı ve fatura tarihi itibariyle bedellerinin ne olduğu ve ayrıca davacı şirketin defterleri üzerinde yapılacak inceleme açısından keşif icrasına, keşif için bir inşaatçı bilirkişi için bir mali müşavir refakata alınmasına karar verilmiş, dosya Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmiş, Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2016/115 talimat sayılı dosyasında 20/05/2016 tarihinde keşif icrasına çıkılmış dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişilerin dosyaya ayrı ayrı sunmuş oldukları raporda özetle; Teknik Bilirkişi İnşaat Mühendisi ...ın 26/07/2016 havale tarihli raporunda dava konusu villalarda yapılan işlerin tamamını kapsayan faturalar bulunmadığı, dosyada kesilen faturalardaki malzemeler ve faturalarda olan ve yerinde kullanılan malzemelerin çoğunun markalarının farklı olduğu ancak faturalarda belirtilen işlerden villa inşaatında kullanılması gereken imalatlarında olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden yararlanılarak keşif tarihinde yapılmış işler değerlendirilmiş olup villa yapım işindeki imalatların hangilerinin davalı hangilerinin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı, inşaatın hangi seviyede davacı tarafın tamamladığı veya tamamlamadığı, geriye hangi işlerin kaldığı veya işin tamamının bitirildiyse geriye işin kalmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerin yeterli olmaması ve herhangi bir sözleşme bulunmaması sebebiyle ayrıca davacı tarafından işlerin ne seviyede bırakıldığının tespit edilmemediğini için hangi işlerin davalı hangi işlerin ise davacı tarafından yapıldığının bilinemeyeceği için bu hususlarda görüş belirtmediğini, ve herhangi bir maliyet hesaplanamayacağı sebebiyle villalarda keşif tarihinde sadece tespit edilen malzeme markaları ile faturalarda olan malzemeler karşılaştırılmış fatura tarihi itibariyle de bedellerinin hesaplanmasının mümkün olmadığını belirtmiş, Mali Müşavir bilirkişi ...'nın bila tarihli raporunda, davaya konu edilen faturalardaki malların dava konusu edilen 2 adet villada kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili olarak; davalı ... ile ilgili olarak 2011 ve 2013 yıllarına ait herhangi bir işleme rastlanılmıdğı, 2012 yılına ait yevmiye defteri üzerinde incelemelerin yapıldığı, ...nin kesmiş olduğu faturalardaki malzemelerin tamamının alış faturalarının mevcut olduğu, ilgili malzemelerin dava konusu edilen 2 adet villada kullanılması hususu, iş bitip çok zaman sonra bu tespit yapıldığından ve uzmanlık alanı olmadığından tespiti mümkün olmadığını, ...nin kesmiş olduğu faturalar tarihi itibari ile bedellerinin ne olduğu tamamen tespit edildiği, ilgili faturaların 2012 yılı yevmiye defterinde muhasebe kayıt tekniğine ve muhasebe uygulamaları genel tebliğlerine uygun bir şekilde kayıt edildiği, dava konusu işle ilgili ...nin 138.288,64 TL alacağına karşılık 01/03/2012 tarihinde 26.553,59 TL, 17/03/2012 tarihinde 2.643,44 TL, 30/06/2012 tarihinde 12.250,05 TL, 10/07/2012 tarihinde 17.552,92 TL olmak üzere toplam 59.000,00 TL tahsilat yaptığı, en son ürün teslim tarihi olan 24/07/2012 tarih itibariyle ... nin temerrüde düşmüş 79.288,65 TL alacağı olduğu, taraflar arasında bir sözleşmenin olmadığı ve temerrüt halinde hangi oran üzerinden işlem yapılacağı hususunda bir açıklama yapılmadığından kanunun öngördüğü şekilde hesaplama yapılmış ( temerrüt faizi = alacak tutarı x yıllık faiz oranı x alacak için katılan süre ) / 1200 ( 79.288,65 TL x 11,50 x 49 ) / 1200 = 37.232,63 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 01/12/2016 tarihli 4 nolu celse ara kararında dosyaya rapor sunan inşaat bilirkişisinden davaya konu yapıların metrekaresinin ve anahtar teslim fiyatlarının ve ayrıca davalı tarafın kendisi tarafından tamamlandığını iddia ettiği kısımların maliyetlerinin tespiti için ek rapor istenmiş, Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) 2016/244 talimat sayılı dosyasından Teknik Bilirkişi ...'ın 15/02/2017 tarihli ek raporunda davaya konu iki adet birbirine bitişik olarak yapılmış olan villaların dava tarihine göre anahtar teslim fiyatının yaklaşık olarak 234.000,00 TL, keşif tarihine göre yaklaşık olarak 300.000,00 TL olabileceği, davalı tarafın yapmış olduğunu iddia ettikleri işlere ait, imalatların serbest piyasa fiyatları ile yapım bedellerinin yaklaşık olarak 101.548,00 TL olabileceği, davalı veya davacı tarafın adı geçen villadaki yapmış oldukları işlerden çevre düzenlemesi, elektrik tesisatı, mekanik tesisatı, çevre peyzaj düzenlemesi, banyo ve wc deki vitrifiye malzemeleri ( duşa kabin, klozet, dolaplar ile ilgili hususlarla ilgili yapılan değerlendirmelerin konunun uzmanları olan mekanik tesisat ve banyo vitrifiye malzemeleri, güneş enerjisi sistemlerini makine mühendisi, çevre düzenlemesi ve peyzaj işleri ile ilgili maliyet ve değerlendirmeleri peyzaj mimarı ve elektrik tesisatı ile ilgili yapılacak değerledirmeleri ise elektrik mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizin 22/06/2017 tarihli 7 nolu celse ara karında bir inşaat, bir borçlar hukuku ve bir mali müşavirlik alanında uzman bilirkişi heyeti belirlenerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Yargıtay Bozma İlamı ile tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin vasfı ve davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında gerekçeli ve ayrıntılı olarak rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişiler inşaat mühendisi Prof. Dr. ..., borçlar hukukçusu Prof. Dr. ..., Muhasebe ve finansçı bilirkişi Prof. Dr ...'nın 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takip konusu faturalardan kaynaklanan 92.457,31 TL tutarında alacağının olduğu, bu alacağın talep gibi takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği belirtilmiştir.
Dava, davalıya faturalı mal satışına ilişkin olarak yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2012/7486 E.sayılı dosyasında davacının, davalı hakkında dosyada mevcut açık nitelikteki faturalardan kaynaklı olarak 124.496,04 TL asıl fatura alacağı için genel yollu takip yapmış olup, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun akdi ilişkiyi kabul etmediği, davacıdan mal almadığı, dava dışı ... adlı kişiyle inşaat yapımı konusunda anlaştıklarını belirterek, itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Takibin Ankara İcra Dairesinde başladıktan sonra, davalının icra müdürlüğünün yetkisine yönelik olarak yaptığı itiraz üzerine, icra dosyasının Samsun'a gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalıya faturaya konu mal sattığını iddia ederken, davalı taraf ise akdi ilişkiyi kabul etmeyerek, davacı ile herhangi bir mal satım sözleşmesi yapmadıklarını, dava dışı ... ile eser sözleşmesi niteliğinde götürü usulü anlaştıklarını savunmaktadır.
Davacı alacağı, davalıya satılan inşaat malzemeleri karşılığı düzenlenen fatura bedeline dayanmaktadır. Davalı malların teslim edilmediğini ileri sürmemiş, aralarındaki ilişkinin mal satışından kaynaklanmadığını, inşaat yapım işinden kaynaklandığını savunmuştur.
Malların teslimine ilişkin taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bilirkişiler inşaat mühendisi Prof. Dr. ..., borçlar hukukçusu Prof. Dr. ..., Muhasebe ve finansçı bilirkişi Prof. Dr ...nın 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu anlaşılmış, anılan rapora itibar edilerek hüküm kurmak gerekmiştir. Buna göre fatura konusu malların satım sözleşmesine istinaden davalıya teslim edildiği kabul görmüş, itibar edilen rapordaki tespitler nazara alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takip konusu faturalardan kaynaklanan 92.457,31 TL tutarında alacağının olduğu anlaşılmış, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine, fazla talepte davacının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalının Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2012/7486 Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazının alacağın 92.457,31 TL'lik kısmı yönünden iptaline, takibin bu kısım yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine,
3.Fazla talepte davacının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4.Alınması gerekli 6.315,76 TL harçtan peşin alınan 2.126,10 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.189,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafça başlangıçta ödenen 24,30 TL başvurma harcı ile 2.126,10 TL peşin harç toplamı 2.150,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.147,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.845,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8.Davacı tarafça karşılanan 383,15 TL tebligat gideri ve posta gideri, 206,30 TL keşif harcı, 100,00 TL taksi ücreti ile 2.650,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.339,45 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 2.480,05 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
10.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 25/01/2018 Katip... Hakim... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.