7. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/27792
- Karar No
- 2013/19467
- Karar Tarihi
- 07.10.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
7. Ceza Dairesi 2012/27792 E. , 2013/19467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın temyiz istemine göre yapılan incelemede; Gerekçeli karar sanığa 23/03/2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına göre, sanığın CMUK'nun 310/1.maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 17/04/2012 günü hükmü temyiz ettiğinden CMUK'nun 317. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,
Katılan vekilinin temyizine göre yapılan incelemede; 5607 sayılı kanunun 3/1. fıkrasının 1. cümlesinde, "eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal etmek" suç olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipinde 4458 sayılı yasanın 33 ve Gümrük Yönetmeliğinin 72. maddelerinde öngörülen şekilde faaliyet gösteren gümrük bölgesi giriş çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı kapılar kullanılmasına rağmen eşyanın gümrük işlemleri yaptırılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinde serbest dolaşıma sokulması hali suç olarak düzenlenmiştir.
b)5607 sayılı yasanın 3/1. fıkrasının 2. Cümlesinde ise "eşyanın, belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye'ye ithal etmek" suç olarak düzenlenmiştir. Bu cümlede öngörülen suç tipinde, 4458 sayılı yasanın 33 ve Gümrük Yönetmeliğinin 72. maddelerinde öngörülen şekilde faaliyet gösteren gümrük bölgesi giriş çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı kapılar dışından Türkiye'ye ithal edilmesi halinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir.
Böylece Türkiye'nin gümrük kapıları kullanılarak ancak gümrük işlemi yaptırılmadan eşyanın yurda sokulması halinde 3/1 - birinci cümlede düzenlenen suç, Türkiye'nin gümrük kapıları kullanılmayarak eşyanın yurda sokulması halinde ise, 3. maddenin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen suç oluşacaktır. 5015 sayılı kanunun 5576 sayılı yasa ile değişik 2/21. fıkrasında ise, kaçak petrol;
a)Kurumca belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıtı,
b)Yasal yollarla Türkiye'de serbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşei belli olmayan petrolü ve petrol ürünlerini,
c)Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerini,
d)5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre kaçak olan petrolü ve petrol ürünleri olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda; Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Bu açıklamalar ışığında,
Sanığın suç tarihinde şoförlüğünü yaptığı araç içerisinde bulunan 1100 litre kaçak mazotu, İran ülkesinden aldığını ve dosyada mevcut pasaport suretine göre sanığın suç tarihinden önce yurt dışına giriş çıkış kaydının bulunduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5607 sayılı kanunun 3/1. Maddesinin uygulama alanı bulabileceği hususları nazara alınarak,
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan Gümrük Müdürlüğü duruşmadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırıldığı gibi adı geçen kuruma kararın tebliğ edilmediği de anlaşıldığından, Gümrük Müdürlüğü'ne gıyabi kararın usulüne uygun olarak tebliğinden, temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi eklendikten ve bu temyize ilişkin tebliğname de düzenlendikten sonra iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.