8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/963 E. , 2024/4494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/213 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/2455 Esas, 2022/1983 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz talepleri; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, iletişimin tespitine ilişkin dökümlerin hükme esas alınamayacağı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bu nedenle hükmün bozulması, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.09.04.2022 tarihinde iletişimin tespiti tutanaklarına göre yapılan tespit uyarınca, sanığın tanık tarafından kullanılan aracın yanına geldiği burada bir süre tanık ile konuşup ayrıldıktan sonra, tanık üzerinden eroin maddesinin ele geçirildiği, tanığın eroini kendisine sanığın sattığını beyan ettiği ilk olayda; 16.06.2022 tarihinde iletişimin tespiti tutanaklarına göre yapılan tespit uyarınca, sanığın tanığı uyuşturucu alışverişi için bir adrese çağırdığı, tanık sanık ile görüştükten sonra diğer tanığın yanına geldikten sonra üzerinden eroin maddesinin ele geçirildiği ikinci olayda; sanığın eyleminin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkindir.
2.Dava dosyası kapsamında, sanık savunmaları, tanık beyanları, teşhis tutanakları, olay ve arama tutanakları, fiziki takip tutanakları tape kayıtları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu mevcuttur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
09.04.2022 tarihinde iletişimin tespiti tutanaklarına göre yapılan tespit uyarınca, sanığın tanık tarafından kullanılan aracın yanına geldiği burada bir süre tanık ile konuşup ayrıldıktan sonra, tanık üzerinden eroin maddesinin ele geçirildiği, tanığın eroini kendisine sanığın sattığını beyan ettiği ilk olayda; 16.06.2022 tarihinde iletişimin tespiti tutanaklarına göre yapılan tespit uyarınca, sanığın tanığı uyuşturucu alışverişi için bir adrese çağırdığı, tanık sanık ile görüştükten sonra diğer tanığın yanına geldikten sonra üzerinden eroin maddesinin ele geçirildiği ikinci olayda; sanık savunmaları, tanık beyanları, teşhis tutanakları, olay ve arama tutanakları, fiziki takip tutanakları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, sanığın telefon hattına yönelik iletişim tespiti ve kayda alınması kararı ile yapılan dinlemelerde yer alan yazışmalar ve konuşmaların her iki olay açısında uyuşturucu ticareti yapıldığını gösterdiği de nazara alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür halinde mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinini yedinci fıkrası uyarınca da bu hususun hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanıkta yakalanan uyuşturucu madde bulunmadığının gözetilmeyerek kullanıcı tanıkta ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi hususları eleştirilip, bu hukuka aykırılıkların duruşma açılmadan düzeltilmesi mümkün görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; sanık samimi ikrar içeren savunmaları, tanık beyanları, teşhis tutanakları, olay ve arama tutanakları, fiziki takip tutanakları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, sanığın telefon hattına yönelik iletişimin tespiti ve kayda alınması kararı ile yapılan dinlemelerde yer alan yazışmalar ve konuşmaların her iki olay açısından uyuşturucu ticareti yapıldığını göstermesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna, sanığın 01.12.2022 tarihli dilekçesinde uyuşturucu madde ticareti yaptığını beyan ettiği şahıs hakkında bu suçtan kamu davası açılması halinde kovuşturma sonuçlarına göre sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının mümkün olması gözetildiğinde, bu aşamada etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/2455 Esas, 2022/1983 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi. ...