9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/20171 E. , 2024/4672 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında katılanlar ile şikayetçiye karşı nitelikli cinsel saldırı, kişisel verilerin kaydedilmesi ve dolandırıcılık; katılan ...'ya karşı tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli 2015/331 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın;
a)Nitelikli cinsel saldırı ve dolandırıcılık suçları ile katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
b)Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 135/1 ile 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)Katılan ...'ya karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1 ile 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca beraat kararları yönünden onama, tehdit ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ...
Vekilinin Temyiz İsteği Nitelikli cinsel saldırı, hileli hareketlerle dolandırıcılık, kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın suçlamaları kabul etmediğine, görüntüleri kendisinin çekmediğine, üzerinde bulunan telefona mesaj olarak gönderildiğine ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle cezaya itiraz ettiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Katılan Sabiha'ya karşı Adli Tıp Kurumu raporu bulunmasına rağmen kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olmasına yöneliktir. III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Dolandırıcılık ve Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157/1 ve 86/2 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.11.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın şikayetçi... ile aralarındaki cinsel ilişki görüntülerini bilgi ve rızası dışında cep telefonuna kaydetmesi şeklindeki eyleminin şikayete tabi olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve şikayetçinin kovuşturma evresinde dinlenilmediği anlaşıldığından, şikayetçi ...ın beyanı alınarak sanık hakkında şikayetçi olup olmadığı sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken suçun vasfında yanılgıya düşülerek ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
2.Sanığın katılanlar ...ve ...'ya yönelik cinsel ilişki görüntülerini bilgi ve rızaları dışında cep telefonuna kaydetmesi şeklindeki eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanlar ile şikayetçinin özü itibariyle birbiriyle uyumlu beyanları, sanığın kaçamaklı ikrar içeren savunması, sanığın telefonunda tespit edilen fotoğraflar, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre; kendisini yönetmen olarak tanıtan sanığın mağdureleri çekeceği yapımlarda oynatma vaadiyle kandırıp cinsel ilişkiye girmesi, bu ilişkiler sırasında görüntüleri habersiz şekilde cep telefonu ile kayda aldıktan sonra yayma tehdidi ile rızaları dışında cinsel ilişkiye zorlaması şeklinde gerçekleştiği anlaşılan eylemleri nedeniyle sanığın ayrı ayrı nitelikli cinsel saldırı suçunda mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirme ile beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Ancak;
a)Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
b)1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b maddesinin alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)2. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise, hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5/1-d maddesinde yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251. ve devamı maddeleri gereğince tehdit suçu bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Dolandırıcılık ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli 2015/331 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik katılan Sabiha vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi, Nitelikli Cinsel Saldırı ile Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B, C, D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli 2015/331 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik katılan Sabiha vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.