Esas No
E. 2012/18147
Karar No
K. 2013/1734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2012/18147 E.  ,  2013/1734 K.

"İçtihat Metni"

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.05.2012 gün ve 2012/8462/28548 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.06.2012 gün ve KYB.2012/141384 sayılı ihbarnamesiyle; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık ... Hocamoğlu'nun, aynı Kanunun 359/a-1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2010 tarihli ve 2000/77-225 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan muhakemenin iadesi talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 331. maddesi gereğince reddine ilişkin aynı Mahkemenin 02.12.2005 tarihli ve 2005/612 müteferrik sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair İstabul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2006 tarihli ve 2006/6 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;

1.İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli ve 2005/1598-2020 sayılı kararıyla, Asliye Ceza Mahkemesinin mezkur kararında mahkumiyet gerekçesi yapılan, "Tutulması, muhafazası ve ibrazı mecburi olan defterlere kaydı gereken hesap ve işlemlerini vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde bu defterler yerine başka defter ve kağıtlara kaydetmek" eyleminin, yükümlünün istemi dışında bir sebepten kaynaklandığı gerekçesi ile "indirimlerin reddi suretiyle yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatının terkinine" hükmedildiği, kesinleşen bu hüküm karşısında atılı suça ilişkin manevi unsurun gerçekleşmediğinin sabit olduğu ve bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 311/1-(e) maddesi anlamında sanığın beraatini gerektirebilecek yeni bir olay değerlendirmesi gerektiği,

2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 23/3. maddesinde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle somut olayda ilk yargılamada görev alan mahkeme hakiminin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:

Yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümleri düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii” başlıklı 318. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenleme mevcut olup, aynı Yasanın “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmü getirilmiştir. 5271 sayılı CMK’nun 23. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile ilgili olarak, Komisyon Gerekçesinde de; “Tasarının 24 üncü maddesine, yargılamanın yenilenmesi talebi halinde de, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde üçüncü fıkra eklenmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiş ve 23 üncü madde olarak kabul edilmiştir ” biçimindeki gerekçe mevcuttur. Anılan Yasa hükümleri ile önceki yargılamada görev yapan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebi gelmesi halinde artık bu davaya bakamayacağı öngörülerek, bu suretle hâkimin tarafsızlığının sağlanması amaçlanmıştır.

Somut olayda; Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2000 gün ve 2000/77 esas, 2000/225 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine önceki yargılamada görev yapan (20758) sicil sayılı hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 02.12.2005 gün ve 2005/612 müteferrik sayılı kararına 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırı olarak iştirak ettiği anlaşılmakta; anılan karara vaki itirazın bu yönden kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Bu itibarla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde bulunduğundan Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2005 gün ve 2005/612 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2006 gün ve 2006/6 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre ihbarnamenin birinci bendindeki kanun yararına bozma isteminin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, gereğinin mahkemesince takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog