10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/408 E. , 2024/7097 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; iş bu tazminat davasını Afşin İş Mahkemesinde açmalarının nedeninin Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2014/11828 Esas 2014/17436 Karar sayılı 15.09.2014 günlü kararı olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek üzere Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2013/190 Esas 2014/308 Karar sayılı 29.05.2014 tarihli kararı ile aynı Mahkemenin yeni ve son 2019/79 Esas sayılı dosyasının karar tarihi 14.05.2019 dikkate alınarak, her iki karar günündeki net asgari ücretin güncellenmesi sonucu oluşan asgari ücretteki 2.388 kat artış oranı mucibince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... için 39.797,18 TL, 2.388 ile çarpımı sonucu 95.035,00 TL, ... için 476,66 TL'nin 2.388 ile çarpımı sonucu 1.138,00 TL, ... için 2.322,35 TL'nin 2.388 ile çarpımı sonucu 5.545,00 TL, ... için 193,14 TL 'nin 2.388 ile çarpımı sonucu 461,00 TL olmak üzere toplam 102.179,00 TL maddi tazminat alacağının iş kazasının meydana geldiği 17.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın Kayseri 3. İş Mahkemesinde halen derdest olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, derdestlik sebebi ile davanın reddini talep ettiğini, zira Kayseri 3. İş Mahkemesi tarafından görülen davada hükme esas alınan hesap raporuna itiraz edilmediğini ve temyiz konusu yapılmadan ikinci kez dava açılmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul etmemekle birlikte işveren şirkete karşı rücu haklarını saklı tuttuklarından bahisle davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... tarafından açılan davaya karşı cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile tahsilde tekerrüre neden olunmamak kaydıyla; davacı ... için (müteveffanın eşi) 105.645,42 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2007'den itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için (müteveffanın oğlu) 2.209,53 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2007'den itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... (müteveffanın kızı) için 1.573,94 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 17.02.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... (müteveffanın oğlu) 'nin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar ...
ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın tamamen kabulüne kararı verilmesi gerektiğini, zira İlk Derece Mahkemesinin zaten daha önceden mahsup edildiğini, % 61.41'lik oranı yeniden ve ikinci kez mahsup ederek yanlış karar verdiğini, % 61.41'lik oran daha evvel alacaktan mahsup edilerek hüküm kurulmuş olmasına rağmen bu husus yargılama yapan Afşin İş Mahkemesince karar verilirken gözden kaçırıldığını, Afşin İş Mahkemesinde açtıkları tazminat davasının Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2019/79 E. sayılı 14.05.2019 tarihli kararındaki tazminat rakamları dikkate alınarak açılmış bir dava olduğunu, müvekkilleri aleyhine haksız yere % 61.41 oranında mükerrer indirim yapıldığını, 08.03.2021 tarihli kök ve 06.09.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda isabetsizlik bulunmadığının ifade edildiğini, mahsup işlemi yapılmadığını, Afşin İş Mahkemesinin hesaplanan maddi tazminat alacağından kendi kendine, ikinci defa % 61.41 oranında indirim yapmasının yersiz olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı raporun söz konusu olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, en baştan ve tamamen bağımsız bir maddi tazminat hesabı yapıldığını, Kayseri 3. iş Mahkemesinin hüküm altına alınan ve davacılara ibraname karşılığı yapılan ödemeler ile bu ödemelerin oransal karşılığı dikkate alınmadan ve tenzilat hususu sözkonu edilmeden sonucu gidildiğini, huzurdaki davanın Kayseri 3. İş Mahkemesinin dosyasında hesaplanan maddi tazminatın asgari ücret farkından dolayı açıldığını, bu Mahkemenin kararına bağlı bir inceleme yapılması gerekirken eldeki davadaki bilirkişi raporlarına göre hüküm verilmesinin sebepsiz zenginleşme anlamına yolacağını, kusur oranlarını aşan miktar yönünden sorumluğa gidilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, davacılar tarafından verilen feragat ve ibra belgeleri karşısında bu davanın dinlenemeyeceğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıların Kayseri 3. İş Mahkemesinde eldeki davada dava dışı olan Öz-Kar İnşaat şirketine karşı açılan ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin bozma kararları neticesinde son olarak 2019/79 sayılı Esasa kayıtlı davada verilen 14.05.2019 tarihli kararda, "... İşverence yapılan ödemenin 25.000,00 TL'sinin maddi, 25.000,00 TL'sinin manevi tazminata ilişkin ödendiğinin kabul edildiği, manevi tazminata yönelik ödeme yapıldığından bir daha manevi tazminat talep edilemeyeceği, hesap bilirkişisi tarafından mahkememiz bozma öncesi 2013/190 esas sayılı dosyasında aldırılan 15/04/2014 havale tarihli ek bilirkişi raporuna göre, işverence ödenen 25.000,00 TL'nin, davacıların hak kazandığı maddi tazminatın %61,41 TL'sini karşıladığı ve bu oranın açık oransızlık olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,..." belirtilerek karar verildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2019/5440 Esas sayılı dosyasında 16.01.2020 tarihli karar ile onandığı, gerçek kişilere karşı açılan eldeki davada da yapılan yargılama sonrası kesinleşen kararın davalısı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk kabul edildiğinden tahsilde tekerrüre neden olunmamak kaydıyla karar verildiği, dava dışı şirkete açılan davada söz konusu davalı şirket yönünden yapılan indirimin eldeki davanın davalılar yönünden de yapılmasının her iki davanın davalılar yönünden hakkaniyetin gereği olduğu düşüncesiyle bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, Kayseri 3. İş Mahkemesi kararında hükmedilen miktarlar nedeniyle Mahkemece “Tahsilde tekerrüre neden olunmamak kaydıyla;” hüküm kurulduğu ve yine mahkemece kararında gerekçesinde “ Davacılara ödenen ve yukarıda izah olunduğu üzere %61,41 oranında mahsup gerektiren ödemenin dikkate alınması ise basit matematiksel hesap ile sağlanabilecektir. “ denilerek mahsup yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığının görüldüğü, kusur oranlarını aşan miktar yönünden sorumluğa gidilmesinin yasa ve usule aykırı olduğu yönünde istinaf itirazında bulunulduğu, Mahkeme kararın gerekçesinde davalıların sorumluluğu “TBK md. 49 vd. hükümleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet verdiği durumlarda TBK md. 61 gereğince müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir. ...” şeklinde açıklanmış olduğu bu sebeple Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davacılar tarafından verilen feragat ve ibra belgeleri karşısında bu davanın dinlenemeyeceği itirazının da kesinleşen Kayseri 3. İş Mahkemesi kararının yanısıra oransal olarak mahsup yapıldığı dikkate alındığında yerinde olmadığının değerlendirildiği, hesaplamalarda bakiye ömür yönünden Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin son kararlarında belirtilen TRH 2010 tablosu yerine PMF 1931 tablosu esas alınmakla birlikte davacı tarafça bu hususta açık olarak istinaf yoluna başvurulmadığından sadece belirtilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacılar ile davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar ...
ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.
3.Değerlendirme
1.Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... ve ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.