9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/4122 E. , 2024/4963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Katılanlar vekilinin temyiz dilekçesinde temyiz gerekçelerine yer vermediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün miktarı itibarıyla kesin olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyizleri açısından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanığın Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2019 tarihli ve 2018/559 Esas ve 2019/161 Karar sayılı ilamı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1cümle, 103/4 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 3-f, 5, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. madde uyarınca hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.02.2020 tarihli ve 2020/350 Esas, 2020/508 Karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemenin katılanın beyanına dayanarak mahkumiyet kararı verdiğini, oysa beyanlarının çelişkili olduğunu, katılanın olay sonrasında mağdurun kıyafetlerini saklamayarak delilleri yok ettiğini, olayı hemen karakola bildirmeyerek sanığın oğlunu aramasının ve oğul İsmail’in babasını tutuklatan kişiye para vermesinin hayatın normal akışına uygun olmadığını beyanla kararın hatalı olup ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa her iki suçtan verilen ceza miktarı itibari ile tahliye kararı verilmesinin yasal olmadığını, sanığın yaşının kararın kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294/1, 2.
maddesinde belirlenen "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." hükmü uyarınca katılanlar vekilinin kanunî süresi içerisinde 05.03.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 298/1 maddesine göre "temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği" anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşıldığından anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
C. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi ile Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle, katılanlar vekilinin temyiz istemi ile katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.