7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/2386 E. , 2024/4583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın kovuşturma aşamasında kamu zararını gidermediği halde cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Kolluk görevlilerince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ... ve ...'a ait ... isimli işyerinde kaçak akaryakıt satışı yapıldığı bilgisine ulaşılması üzerine sözkonusu işyerinin arka kapısı önünde park halinde olan ... şirketi adına kayıtlı kepçeye sanık ...'nun, su bidonunun arka kısmını keserek huni olarak kullandığı ve teneke ile aracın yakıt deposuna söz konusu işyerinden aldığı teneke ile dolum yaptığının görülmesi sonucu yapılan müdahale ile sanığın söz konusu işyerinden 3 adet teneke halinde madeni yağ satın aldığı tespit edilmiştir.
Sanık savunmalarında; kepçe operatörlüğü yaptığını, kullandığı kepçeye ayda bir ya da iki sefer on numara yağ döküp motoru bununla çalıştırdığını, ustalarının enjektörlerin ve pompaların temizlenmesi için bu şekilde yapmasını tavsiye ettiğini, sürekli on numara yağ kullanmadığını, olay günü de tesadüfen ...'ın dükkanına gidip oradan yağ aldığını beyan etmiştir.
1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları,
Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, gerekçesiz hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; suç tarihinde sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasına uyduğu ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci, yirmiüçüncü ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığa hüküm verilinceye kadar gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını yatırması halinde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağı da bildirilerek sonucuna göre 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın ödeme yaptığına dair dosya arasında belge bulunmadığı halde cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Dava konusu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin suç tarihinde pek hafif olduğu gözetilerek 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine göre cezasında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5.Adlî sicil kaydı gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel hali bulunmayan ve savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanığa, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan 69,74 TL yerine 295,52 TL'nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.
6.Dava konusu eşyanın müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.