4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2024/194 E. , 2024/4578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davalılardan ... İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret AŞ, ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmadığına, davalılar ..., ..., ..., ... ve Yapı Kredi Bankası AŞ yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... İthalat ve İhracat Tic. ve San. A.Ş'nin Ilgın Şeker Fabrikasından toplam 4000 ton şekeri, şeker satış sözleşmesi akdetmek suretiyle ihraç etmek üzere teşvikli satın aldığını, teminat olarak 7 adet teminat mektubu ibraz ettiğini, teminat mektuplarının ilgili bankalardan faks teyitlerinin alındığını ancak şekerin ihracına ilişkin belgelerin gelmesi aşamasında şekerlerin ihraç edilmediğinin ve dahilde kullanılmak suretiyle menfaat temin edildiğinin anlaşılması üzerine ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı Yapı Kredi Bankasına ait 3 adet toplam 172.010,58 TL'lik mektupların sahte olduğunun anlaşıldığını, bu işlemler sonucunda müvekkilinin 121.752,91 TL şeker satış fiyat farkı, 11.337,68 TL Katma Değer Vergisi (KDV) farkı, 124.792,35 TL şeker bedeli faizi, 27.768,35 TL KDV farkı faizi olmak üzere toplam 279,651,30 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiğini, bu nedenle 279.651,30 TL zararın dava tarihinden itibaren şeker bedeline işleyecek %80 reeskont faizi, KDV farkına işleyecek %144 6183 sayılı Kanun'a göre faizinin davalılardan işleyecek müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde, şeker alım satım işlerini yaptığını, dava konusu teminat mektuplarının sahte olduğunu bilme şansının olmadığını, kendisinin sadece ... AŞ firmasından aldığı yetkiyle 1000 tonluk şekerin fabrikadan çıkışı sağlanarak nakliyat için araba temin ettiğini, bu yetkinin de 24.09.1997 tarihli olduğunu, bu dönemde fabrikada mevcut teminat mektuplarının hiçbirisinin sahte olmadığını öğrendiğini, sahte teminat mektuplarının kendi yetkisi bittikten 2-3 ay sonra tarihli olduğunu, bu dönemde davalı ... firmasıyla hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının da bağlantı kurduğu yetkili kuruluşlar ile hiçbir görüşmesinin bulunmadığını bu nedenle açılan haksız davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, ... Paz. San Tic. Ltd. Şti ortağı olduğunu, bu şirkette Bağkura bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, şeker alım satımına ilişkin olarak şahsi bağlantıları olmadığını, söz konusu dava ile hiçbir hukuki ve fiili ilişkisinin bulunmadığını, kendisinin ticaret yapmadığını, davada şahsının davalı olarak gösterilmesinin kötü niyetli olarak açılmış bir dava olduğunun göstergesi olduğunu bu nedenle davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde, ... Paz. San Tic. Ltd. Şti ortağı olduğunu, bu şirkette Bağkura bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, şeker alım satımına ilişkin olarak şahsi bağlantıları olmadığını, söz konusu dava ile hiçbir hukuki ve fiili ilişkisinin bulunmadığını, kendisinin ticaret yapmadığını, davada şahsının davalı olarak gösterilmesinin kötü niyetli olarak açılmış bir dava olduğunun göstergesi olduğunu bu nedenle davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... İthalat ve İhracat Tic. ve San. A.Ş. ve ... cevap dilekçelerinde, davacı ile 23.07.1997 ve 16.10.1997 tarihli 1.000’er tonluk toplam 2000 tonluk şeker satışı için sözleşme yapmış olduklarını, bu bedel karşılığında davacıya İş Bankası teminat mektuplarının verilmiş olduğunu, bu satış ile ilgili herhangi bir sorun olmadığını, müvekkili şirket nam ve hesabına 2000 tonluk şeker satış sözleşmesinin yürürlüğü girmediği, şekerlerin de müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, bu parti için müvekkili tarafından teminat mektubu verilmediğini, müvekkili şirketin de Gümrük Müdürlüğünün ihbarı sonucu olayı öğrendiğini ve şirket yetkililerinin imzalarının taklit ile yapılan satış için suç duyurusunda bulunduklarını, davalı Yapı Kredi Bankasının sahte mektuplarından müvekkillerinin bilgilerinin olmadığını, ...’ın şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu ve şirket adına tasarruflarda bulunduğunu, dava konusu olayLa şahsi bağlantısı olmadığını, bu nedenle şahsen sorumlu olamayacağını bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
5.Davalı Yapı ve Kredi AŞ vekili cevap dilekçesinde, davacının bankaları tarafından düzenlendiği iddia edilen lehdarı ... AŞ firması olan 3 adet toplam 172.010,58 TL'lik mektubun tazminin talep edildiğini ancak 3 adet mektubun sahte olması nedeniyle ödenmediğini, mektupların ve teyit yazılarının banka dışında sahte olarak düzenlendiğini, müvekkiline gönderildiği iddia edilen teyit mektuplarının ilgili şubeye ulaşmadığını, müvekkili bankanın ve personelinin bu sahtecilik ve dolandırıcılık eylemine dahili olmadığını bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
6.Davalı ... cevap dilekçesinde, davalı ... firmasının yetkilisi...'ın davacı Şeker Fabrikasıyla sözleşme imzaladığını, işlerin yoğunluğu nedeniyle Ilgın'a gidemediğinden davalı ... ...'a belli bir ücreti karşılığı şekerleri Ilgın'dan almasını ve yollayacağı şeker paralarını, bunlara ait KDV'leri ve teminat mektuplarını fabrikaya vermesini söylediğini, İş Bankası ve Yapı ve Kredi Bankasına ait 7 adet mektubu ... ...'a yolladığını, Yapı Kredi Bankasından ... AŞ lehine verilen toplam 172.010,58 TL'lik mektupların bankadan nakit karşılığı alındığını, şekerleri iç piyasada satmalarının mümkün olmadığını, olayın davacı ile davalı Yapı Kredi bankası arasındaki bir alacak davası olduğunu, davalıları tanımadığını bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
7.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalılardan ..., ..., ..., ... ve Yapı Kredi AŞ'nin zararı doğuran olayda kusurlu olmadıkları, diğer davalıların eylemleri ile davacının zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, ancak davacının zararının 12.09.2001 tarihinde davalılardan ... İthalat ve İhracat Tic. ve San. A.Ş tarafından ödendiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalılardan ... İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret AŞ, ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmadığına, davalılar ..., ..., ..., ... ve Yapı Kredi Bankası AŞ yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın asıl alacak yönünden konusuz kalmasına rağmen faiz talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen soruşturma raporunda davalıların eylemleri nedeniyle Kurumun zarar uğradığının belirlenmiş olmasına rağmen bir kısım davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, davalılardan ... İthalat ve İhracat Tic. ve San. A.Ş tarafından dahilde işleme izin belgesine istinaden ihraç edilmek kaydıyla teşvikli satın alınan şekerin, ihraç edilmeyerek haksız menfaat temin edilmesi nedeniyle oluşan şeker satış fiyatı farkı bedeli, KDV farkı bedelinin faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, yargılama sırasında şeker satış fiyat farkı ve KDV farkından oluşan asıl alacak miktarının davalı şirket tarafından davacıya ödendiği, mahkemece de bu nedenle davalılardan ... İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret AŞ, ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmadığına, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı dava ve ıslah dilekçesinde asıl alacak olan şeker satış fiyatı farkı bedeli ve KDV farkı bedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece davacının faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmiştir.
Şu durumda mahkemece; davacı ile davalı ... İthalat ve İhracat Tic. ve San. A.Ş arasında dava konusu olan şekerin satışına ilişkin varsa sözleşme ve benzeri bilgi ve belgeler, davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler ile diğer bilgi ve belgelerin tamamı incelenerek konusunda uzman bilirkişiden davacının faiz alacağı hakkında rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. V. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.