Esas No
E. 2023/13656
Karar No
K. 2024/6793
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/13656 E.  ,  2024/6793 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/204 E., 2023/59 K.
SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama, bozma

Katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; Mahkemece bozma üzerine yüzüne karşı 14.02.2023 tarihinde verilen hükme karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteğinin süresinde olmadığı tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 4, 43/1, 53; 109/2, 3-f, 43/1, 31/3. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2014 tarihli ve 2011/2 Esas, 2014/69 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103/1-a, 4, 6, 43/1, 31/3, 62/1. maddesi uyarınca 8 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 3-f, 5, 43/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2016/11568 Esas, 2021/3187 Karar sayılı kararı ile "Mağdurun söz konusu cinsel istismar eyleminden dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 23.09.2010 tarihli rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 17.02.2012 günlü raporların çelişkili olması nedeniyle bu konuda İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulundan nihaı rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporda mağdurun, suça sürüklenen çocuk ile babası arasında geçtiğini beyan ettiği olaya dayalı husumet araştırıldıktan sonra toplanacak delillere göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2021/204 Esas, 2023/59 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103/1-a, 4, 6, 43/1, 31/3 son cümlesi ve 62/1. maddesi uyarınca ve kazanılmış hak dolayısıyla 8 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 3-f, 5, 43/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Katılanlar ile suça sürüklenen çocuğun arasında tanık anlatımları ve ceza dosyası ile sabit olduğu üzere iftira atılacak nitelikte husumet olduğuna, Mahkemece duruşmada karar verilmiş olmasına rağmen katılan mağdurun kendisinin ve ailesinin sabıka kaydı ve cinsel saldırı dosyasının olup olmadığının bu dosyalarla maddi menfaat temin etmeye çalışıp çalışmadıklarının, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarının araştırılmadığına, suça sürüklenen çocuğun iddia edilen olay yerinde olmadığına, katılan mağdur hakkında alınan adli raporda fiili livata bulgusuna rastlanmadığına, katılan mağdurun beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği hakkında rapor aldırılmadığına, katılan mağdurun olay yeri olarak belirttiği yerlerde Mahkemece keşif yapılmadığına, tanıkların olay yerinin kalabalık olduğuna ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığına, olayın üzerinden on iki yıl geçtikten sonra alınan ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun dikkate alınamayacağına, eylemin birden fazla gerçekleştiğine dair de katılan mağdurun soyut beyanları dışında delil olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zamanaşımına uğradığına ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1.

230.ve 289/1-g maddesi uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve bu kapsamda suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde bu hususlarda 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine aykırı olacak şekilde değerlendirmede bulunulmayıp, suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurun aşamalardaki ifadelerine, delillere atıf yapılmak suretiyle esasa ilişkin kabul yapılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulması,

2.Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun dikkate alınmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Katılan mağdur vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü 26.05.2023 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği görülmekle, 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesindeki bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra yapılan vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.