Esas No
E. 2013/7984
Karar No
K. 2013/6561
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2013/7984 E.  ,  2013/6561 K.

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.02.2013 gün ve 2013/3127/13106 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.03.2013 gün ve KYB.2013/77043 sayılı ihbarnamesi ile; Mühür bozma suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/813-1938 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;

İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suçtan dolayı Eyüp 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2009 tarihli ve 2008/1341 esas, 2009/244 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bahisle, hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına geldiği ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin tekrar uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:

Kanun yararına bozma, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.

Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek ise de; kanun yararına bozma istemine konu edilemezler, nitekim 14.11.1977 gün ve 3/2 sayılı İBK'da da, erteleme istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir kararı kapsayan, ya da yasal gerekçe gösterilmeden bu isteklerin reddine ya da kabulüne ilişkin olan ve temyiz edilmeden kesinleşmiş bulunan hükümlere karşı, kanuna aykırılıkta bulunulduğundan bahisle, kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağının açıkça belirtilmiştir. 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, maddedeki objektif ve sübjektif şartların gerçekleşmesi yanında, "Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate" ulaşılması gerekmektedir. Dolayısıyla müessesenin uygulanıp uygulanmaması yönünde hakimin sübjektif kanaati önem taşımaktadır.

Kesin hükmün otoritesini kaldıran kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulduğunda,

CMK'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hallerde mahkemesince yeniden yargılama yapılmasına karşın, diğer hallerde ilgili dairece karar verilmesi zorunlu olup, başka bir suça ilişkin daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık hakkında yeniden CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğine yönelik bir kanun yararına bozma istemi üzerine, maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yeniden yargılama şartlarının bulunmadığından ve bu müessese konusunda karar verme yetkisinin de münhasıran hükmü veren mahkemeye ait olması nedeniyle, Yargıtay'ca karar verilemeyeceği ve takdire ilişkin bu hususun kanun yararına bozma istemine de konu edilmeyeceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.04.2013, gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.