11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9092
- Karar No
- 2013/8875
- Karar Tarihi
- 29.05.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
11. Ceza Dairesi 2013/9092 E. , 2013/8875 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.03.2013 gün ve 2013/4437/17911 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.04.2013 gün ve KYB.2013/101598 sayılı ihbarnamesi ile;
Dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 371, 204/1, 157/1, 52/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 820,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2012 tarihli ve 2007/354 esas, 2012/2279 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Suç tarihinin 24/05/2005 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “ruhsat ve plakada sahtecilik ile dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe lan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiğinin belirlendiği 24.05.2005 tarihinden, hükmün sanığa tebliğ edildiği 20.12.2012 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan hukuka aykırılık nedeniyle de CMK’nun 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.