2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, idarelerinden hizmet alımı yolu ile yapılan bakım, onarım, işletme ihalesini alan yüklenici firma olduğunu, ihaleye ilişkin sözleşme sureti ve ihale dosyasının müvekkili İdareden celp edilmesini talep ettiklerini, davalı şirkette çalışan dava dışı işçiler...,..., ...,... ile ...'a emeklilik nedeniyle işten ayrılmış, kendilerine kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ...'e 249.,018,36 TL...'a 255.277,36 TL,...'a 208.363,01 TL, ...'a 198.909,25-TL, ...'a 211.948,92 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, kıdem tazminatlarına ilişkin olarak ayrıca damga vergisi ödendiğini, bu işçilerin yaklaşık 11 yıllık görev süreleri bulunduğunu, ancak davalı şirkette yaklaşık 2 yıla yakın bir süre görev yaptıklarını, ..., 15.10.2012-19.02.2014 arası, ..., 18.06.2012-19.02.2014 arası, ..., 15.10.2012-19,02.2014 arası, ..., 05.11.2012-19.02.2014 arası, ... ise 25.06.2012-19.02.2014 arası davalı şirkette görev yaptıklarını, çalışma süreleri dikkate alındığında davalı şirketin sorumlu olduğu kısımlar ... için 31.663,00 TL, ... için 39.256.98 TL, ...için 26.388.2-TL, ... için 20.037,58 TL, ... için 32.848,49 TL olduğunu, bu rakamlara damga vergisi de dahil olduğunu, davalıdan talep edilen toplam tutar 150.194,34 TL olduğunu, davalı şirketin, işçileri olan ..., ..., ..., ... ile ...'un çalıştığı dönemlere ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında doğacak alacaklarından sorumlu olduğundan, İdaremizce ödenen bedelin avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep etmek gerektiğini, idaremiz tarafından açılan davanın kabulüne, dava dışı işçiler ..., ..., ..., ... ile ...'a ödenen kıdem tazminatlarından davalının sorumlu olduğu kısım olan damga vergisi dahil 150.194,34 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekiline, dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLER
İhaleye ilişkin sözleşme sureti ve ihale dosyası, banka ödeme dekontları, muhasebe ödeme emri fişleri, arabuluculuk Son Tutanakları Asılları, bilirkişi incelemesi, emsal Yüksek Mahkeme kararları,... Genel Müdürlüğü tarafından tutulan her türlü kayıt ve belge delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere; Dava ve uyuşmazlık konusu davalarda temyizen inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine (Yargıtay 15.H.D.) Verildiğinden bu dairenin kararlarında yer alan ilkeler doğrultusunda; Alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar yukarıdaki tablolarda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur. Raporda yer verilen analiz ve hesaplamalar, Yargıtay 23.H.D., Yargıtay 15.H.D.(Yargıtay 6.H.D.) ile İzmir BAM... Ve 21.H.D. sinin ilke kararları ve güncel içtihatlarına göre yapılmış olmakla birlikte; Davacı kurumun icra takibi sonrasında ödediği ve talepte bulunduğu 150.194,34 ₺ ‘dan davalı alt işverenin sorumlu olabileceği tutar ile bu tutarlara uygulanabilecek faiz takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı görüş ve kanaatiyle; Yedi sayfa, bir nüsha olarak düzenlenen iş bu bilirkişi raporum arz edilmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, davacı idare tarafından davalı ve dava dışı diğer alt işverenler nezdinde çalıştırılan dava dışı işçiler ..., ..., ..., ... ve ...'a ödenen toplam 150.194,34-TL tutarındaki işçilik alacaklarının davalı şirketten rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2.Davacı taraf, dava dışı işçiler ..., ..., ..., ... ve ...'un davalı şirket nezdinde 2 yıla yakın bir süre çalıştıklarını, işçilere ödenen kıdem tazminatı ödemeleri nedeniyle davalı şirketin işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek işçilere ödenen kıdem tazminatları toplamının 150.194,34-TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
4.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asıl işveren olarak işçilik alacak ve tazminatların davalı alt işverenden tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
5.Taraflar arasında düzenlenen 13/06/2012 tarihli hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin imza tarihinden itibaren 30 ay süreli olarak düzenlendiği, sözleşmenin eki niteliğinde olan Teknik Şartname'nin 56. Maddesinde "Sözleşme süresi sonunda yüklenici şirketin... Genel Müdürlüğü ile herhangi bir ilişiğinin kalmadığının anlaşılması durumunda, ihalede görev alan tüm personelin yasal hakları, ihbar ve kıdem tazminat alacakları da dahil olmak üzere tüm işçi alacaklarının ödendiğine dair "İbra sözleşmeri" ile SGK prim borcunun bulunmadığına ilişkin onaylı "İlişiksiz belgesi"...
Genel Müdürlüğüne verilmediği sürece yüklenici şirketin...'da bekletilen teminat mektubun iade edilmeyeceği gibi henüz tahakkuku yapılmamış aylık hakedişleri de ödenmeyecektir.",
60.Maddesinde "Yüklenici şirket,... Genel Müdürlüğü birimlerinde çalıştıracağı işçilerin, çeşitli nedenler le işine son vermesi durumunda, çıkış gerekçelerine uygun kıdem yada ihbar tazminatı ödenmesi gerekenlere tüm alacakları ödendiğine dair...'ya belge vermek zorundadır." hükümlerinin düzenlendiği görülmüştür.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 6. bölüm 38/7. maddesinde "Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır." , Hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığından alt işverenlerin ödenen tazminat ve fer'ilerin tamamından kendi dönemiyle ile sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Davalı alt işverenin sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde işçinin alt işveren nezdinde son olarak çalıştığı tarihteki ücretinin mi yoksa kıdem tazminatına hak kazandığı tarihteki ücretinin mi dikkate alınması gerektiği hususunun ise ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak sözleşmenin 60. Maddesinde ""Yüklenici şirket,... Genel Müdürlüğü birimlerinde çalıştıracağı işçilerin, çeşitli nedenler le işine son vermesi durumunda, çıkış gerekçelerine uygun kıdem yada ihbar tazminatı ödenmesi gerekenlere tüm alacakları ödendiğine dair...'ya belge vermek zorundadır." hükmü düzenlenmiş olup, davalı alt işverenin davacı asıl işverene ait işyerinde hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarih olan 19/02/2014 tarihi itibariyle esasen işyeri devriyle dava konusu işçilerin iş akitlerinin davalı şirket nezdinde sona erdiği, bu tarihteki brüt ücretleri üzerinden işçilere kıdem tazminatlarının ödenebileceği ancak davalı tarafça bu yönde bir ödeme yapılmadığı, yani işçilik alacakları kıdem tazminatı yönünden tasfiye edilmediği dikkate alındığında davalının ilerleyen dönemde işçinin brüt ücretinde meydana gelen artışlardan da sorumlu tutulması gerektiği, aksi durumda asıl işverenin, çeşitli alt işverenler nezdinde geçen kıdem tazminatına esas sürenin tümünden son ücretle sorumlu tutulduğu da gözetildiğinde asıl işverence ödenen kıdem tazminatının bir kısmının kendi üzerinde kalacağı ve son alt işveren hariç diğer alt işverenlerin çalıştırma sürelerine isabet eden sorumlulukların asıl işveren aleyhinde azalacağı dikkate alınarak alt işverenin işçileri çalıştırdığı süreye oranla fakat kıdem tazminatı ödemesine esas alınan son brüt ücret üzerinden yapılacak hesaplamayla sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir.
6.Mahkememizce davalı yüklenicinin dava dışı işçileri istihdam ettiği dönemlere isabet eden kıdem tazminatı alacak miktarlarının hesaplanması hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan 18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... yönünden işçinin toplam 3997 gün çalışmasının bulunduğu, bu sürenin 610 gününün davalı şirket nezdinde geçtiği, işçiye toplam 257.229,73-TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde geçen süreye isabet eden kıdem tazminatı sorumluluk miktarının 39.256,98-TL olduğu, ...yönünden işçinin toplam 3835 gün çalışmasının bulunduğu, bu sürenin 482 gününün davalı şirket nezdinde geçtiği, işçiye toplam 209.956,58-TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde geçen süreye isabet eden kıdem tazminatı sorumluluk miktarının 26.388,29-TL olduğu, ... yönünden işçinin toplam 3665 gün çalışmasının bulunduğu, bu sürenin 366 gününün davalı şirket nezdinde geçtiği, işçiye toplam 200.430,52-TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde geçen süreye isabet eden kıdem tazminatı sorumluluk miktarının 20.037,58-TL olduğu, ... yönünden işçinin toplam 3902 gün çalışmasının bulunduğu, bu sürenin 601 gününün davalı şirket nezdinde geçtiği, işçiye toplam 213.569,92-TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde geçen süreye isabet eden kıdem tazminatı sorumluluk miktarının 32.848,49-TL olduğu, ... yönünden işçinin toplam 3899 gün çalışmasının bulunduğu, bu sürenin 492 gününün davalı şirket nezdinde geçtiği, işçiye toplam 250.922,86-TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde geçen süreye isabet eden kıdem tazminatı sorumluluk miktarının 31.663,00-TL olduğu, 5 işçiye ödenen toplam tazminatların çalışma sürelerine orantılanmasıyla davalının sorumlu olacağı toplam kıdem tazminatı miktarının 150.194,34-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
7.Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı bir itiraz ileri sürülmemiştir. Mahkememizce raporun incelenmesinde resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından davalının sorumluluğunda olan kıdem tazminatı miktarının 150.194,34-TL olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça talep edilen alacak miktarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak gerçekleştirilen temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 30/10/2023 tarih...Karar sayılı ilamında "Taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde yapılan değerlendirme doğrultusunda yapılan incelemede, davalının dava öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin belirli veya kesin bir vade içermediği gibi alacak miktarının da belirli olmadığı, bu haliyle dava öncesi gerçekleşen bir temerrüt hali bulunmadığından alacağa ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gözetilerek dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
8.Arabuluculuk ücreti yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiş olup, her bir davalının bu gider yönünden hazineye karşı giderin tamamından sorumlu olduğu, zira tek bir dava açılmış olsa dahi aynı miktarda yargılama gideri sarf edileceği, bu nedenle hazinenin ödemiş olduğu arabuluculuk ücretinin kabul miktarına bakılmaksızın tamamının davalılardan tahsili gerektiği değerlendirilmiştir.
1.Davanın KABULÜNE, 150.194,34-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.259,77-TL harçtan peşin olarak alınan 2.564,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.694,82-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 24.031,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.564,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 325,75-TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.595,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)