7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2009/3491 E. , 2012/4125 K.
"İçtihat Metni" Emre aykırı davranmaktan ...'nün 113,00 yeni Türk lirası idarî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosunun 25/12/2006 tarihli ve 2006/5801-3667 sayılı idarî yaptırım kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/02/2007 tarihli ve 2007/76 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.01.2009 gün ve 3903 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2009 gün ve KYB. 2009-27589 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, ... ... Çalışanları Sendikası adına Genel Başkan ... tarafından yapılan şikayet üzerine, Türkiye ... Bankası Yönetim Kurulu Üyesi olan fail hakkında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/12/2005 tarihli ve 2005/785 sayılı yürütmenin durdurulmasına dair kararına rağmen bankaya yeni personel alımı işlemini yapmak suretiyle yargı kararı gereklerini 30 günlük yasal süre içerisinde yerine getirmeyerek Anayasa'nın 138 ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca "emre aykırı davranmak" fiilinden dolayı idari para cezası uygulanmış ise de, 25/11/2000 tarihli ve 24241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4063 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun uyarınca, anılan Bankaların KİT statüsünden çıkarılarak, Bankacılık Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre işletilen "Anonim Şirket" haline getirildikleri, ... Bankası Yönetim Kurulunun 18/01/2006 tarihli ve 02-11 sayılı kararı ile 500 personel alımı için yetki verildiği, daha sonra 24/02/2006 tarihli ve 05-23 sayılı kararla bu sayının 950'ye çıkarıldığı, işleme ilişkin ilân ve mülakatların tamamlanmasıyla 12/04/2006 tarihinde yeni personelin görevine başlatıldığı,
Anılan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının, Danıştay 5. Dairesince verilen ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin bulunan 14/09/2005 tarihli ve 2005/139 esas sayılı kararına itiraz edilmesi üzerine verildiği, davacılarının eski banka çalışanları, davalının ise Başbakanlık olduğu, davanın konusunun, yeni personel alımında mevcut personel sayısının %1'i oranını aşmamaya dair Bakanlar Kurulu kararında değişiklik yapan 2004/7682 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesinin iptali istemini oluşturduğu, Danıştay idari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/12/2005 tarihli yürütmenin durdurulmasına dair kararın tarafları arasında ... Bankası bulunmadığı, anılan kararın Başbakanlığa tebliğ edilmesi üzerine, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 16/05/2006 tarihli ve 26258 sayılı yazısı ekinde kararın ilgili Bankaya intikal ettirildiği ve bu tarihten sonra personel alımına ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmadığı, şikayete konu işlemin yapıldığı tarihlerde Danıştay kararının henüz ... Bankasına bildirilmemiş olduğu nazara alındığında, kabahat fiilinin oluşmadığı, Kaldı ki, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu`nun 25.maddesinde yer alan "(1) İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a)Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b)idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c)Bu fiilin işlendiği ispata yaracak bütün deliller ,
d)Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." şeklindeki düzenleme karşısında, idari yaptırım kararında açıklanan hususların gösterilmesinin zorunlu olduğu,
Ayrıca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu` nun 23.maddesi uyarınca,
Cumhuriyet savcısının kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye yetkili olduğu gibi, anılan Kanun`un 32.maddesinde yer alan "(1) Yetkili makamlar tarafından adli işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla , hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir."şeklindeki düzenleme karşısında, failin eyleminin emre aykırı davranmak kabahatini oluşturmayacağı,
Gözetilmeden, itirazın bu sebeplerle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 12.Sulh Ceza Mahkemesinin 21.02.2007 tarih ve 2007/76 müteferrik sayılı kararının CMK`nun 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkındaki idari para cezasının kaldırılmasına, 07.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.