8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/16202 E. , 2024/7235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli ve 2021/43602 Soruşturma, 2021/12863 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53, 54, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Sanık ...
müdafiinin suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2022 tarihli ve 2022/130105 Soruşturma, 2022/32504 Esas sayılı iddianamesi ile inceleme dışı sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53, 54, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli, 2022/314 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile davanın, sanık ...'ın yargılandığı İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
C. İstanbul 5.
Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/424 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararı ile inceleme dışı sanık ... Oymak'ın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine, sanık ...'ın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl 6 ay hapis ve 55.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2023/949 Esas, 2023/1194 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve inceleme dışı sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Hükmün gerekçe içermediğine,
2.Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, arama ve el koyma işlemlerinin usulsüz olduğuna,
3.Sanık hakkında yeterli şüphenin nasıl ve ne şekilde elde edildiğinin belirsiz olduğuna,
4.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
5.Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine,
6.Suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanık hakkında fiil sabit kabul edilse dahi fiilin tamamlanmamış olduğuna, ayrıca sanığın ele geçirilen maddeyi yurt dışına nakletme amacı güttüğüne,
7.Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
8.İnceleme dışı sanık ... hakkında verilen beraat kararının eksik inceleme sonucu verildiğine,
9.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
10.Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, yurt dışından Türkiye'ye gelen sanığın valizine gizlenmiş kokain maddesi ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
2.Dava dosyasında bulunan olay tutanağına göre, İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personelince yapılan risk analizi çalışmaları sonucunda, Katar'ın başkenti Doha’dan İstanbul'a gelen uçakta seyahat eden sanık ...'ın şüpheli kişi olarak değerlendirildiği, sanığın valizine narkotik dedektör köpeklerinin tepki verdikleri, yapılan X-Ray kontrolünde şüpheli yoğunluk tespit edildiği, sanık valizini aldıktan sonra görevlilerce durdurulduğu, yapılan detaylı kontrolde valizin yan duvarı kenar kısımlarında siyah renkte macunumsu maddenin görüldüğü, kriminal uzmanlık raporuna göre bu maddenin uyuşturucu maddelerden kokain içerdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
3.Sanık aşamalarda, uyuşturucunun ele geçirildiği valizin kendisine ait olduğunu ancak içerisinde yer alan uyuşturucu maddelerden haberinin olmadığını, Brezilya'ya araç beyni ve çipi almak için inceleme dışı sanık ...'ın yönlendirmesi ile gittiğini, bu kişinin adamı olan Oscar isimli şahsın valize araç beyni ve çipini astar kısmına dikerek yerleştirdiğini, kendisinin valize yerleştirilen malzemeleri kontrol etmediğini, valizdeki araç beyni ve çipi olduğunu düşündüğü maddeleri aktarmalı uçuş bileti bulamadığı için kara yolu ile Kuzey Irak'a götüreceğini ifade etmiştir.
4.Dava dosyasında, olay, muhafaza ve yakalama tutanağı, el koyma kararı, kriminal inceleme raporu, bilirkişi raporu, tanık beyanları, inceleme dışı sanık ... ile sanık ...'ın ifade ve beyanları mevcuttur. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, - Sanık ...'ın suç tarihinde İstanbul Havalimanına Doha’dan aktarmalı uçuş ile Brezilya'dan geldiği, Gümrük Muhafaza görevlilerince yapılan risk değerlendirmesi ve sanığın bagajına narkotik dedektör köpeklerinin tepki vermesi üzerine yapılan detaylı kontrollerde valizin yan kısımlarında gizlenmiş vaziyette siyah renkte macunumsu maddenin ele geçirildiği, ele geçirilen maddenin kokain içerdiğinin tespit edildiği, sanığın uyuşturucu içeren maddeyi ülke sınırları içerisine sokması suretiyle suçun tamamlandığı, bu nedenle teşebbüs hükümlerinin somut olayda uygulanma olasılığının bulunmadığı, ele geçirilen maddenin kişişel kullanım sınırlarının çok üzerinde olduğu, bu nedenle sanığın uyuşturucu maddeleri başkasına satmak veya vermek kastının belirgin olduğu, sanığın valizinin içine konan tüm eşyaları kontrol etmekle yükümlü olduğu, valizindeki 3 kiloya yakın yüklü miktardaki uyuşturucu maddeden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle valiz içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediği ve suçun maddi ve manevi unsurlarında kaçınılmaz hataya düştüğü savunmalarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, dinlenen savunma tanıklarının ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin görgüye dayalı esasa etkili beyanlarının bulunmadığı, sanık ..., uyuşturucu maddeyi kara yolu ile Kuzey Irak'ın Erbil kentine götüreceği yönünde savunma yapmış ise de Bu hususta soyut beyanı dışında bir delil ibraz edemediği, bu beyanı doğru kabul edilse dahi ele geçen uyuşturucunun kara yolu ile ne kadarının Erbil'e götürüleceğinin belli olmaması ve uyuşturucunun fiilen ülke sınırlarına sokulması nedeniyle suç vasfına bir etkisinin bulunmadığı, Sanık ... her ne kadar uyuşturucu maddeleri valizine koyan kişinin inceleme dışı sanık ... olup, kendisini suçu işlemekte araç olarak kullandığını beyan etmiş ise de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle sanığın kendisinin suçu işlediğini kabul edip etkin şekilde fail veya suç ortaklarını ortaya çıkarmaya yönelik hizmet veya yardımda bulunması gerektiği, somut olayda sanığın hiç bir aşamada uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediğini kabul etmediği, inceleme dışı sanık ... hakkındaki beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve etkin pişmanlık gösterme amacına matuf olmadığı, kaldı ki bu beyanlarının soyut şüpheden ileri gitmediği, sanık ...'ın uyuşturucu maddenin ortaya çıkarılmasında kolluk güçlerine yardımcı olmadığı hususları göz önüne alındığında somut olayda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, sonuç itibarı ile sanık ...'ın uyuşturucu olduğunu bildiği maddeleri ülkemize ticaret maksadı ile sokarak uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu işlediğinin sabit olduğu, - İnceleme dışı Sanık ... hakkında her ne kadar sanık ... ile fikir ve ... birlikteliği içerisinde uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de inceleme dışı sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, inceleme dışı sanık hakkında en ... iddianın suç şüphesi altında bulunan diğer sanık ...'ın beyanları olduğu, sanık ...'ın ve tanıkların, İnceleme dışı sanık ...'ın kendisi ile veya diğer kişiler ile uyuşturucu madde ticaretine ilişkin görüşme ve yazışma yaptıklarına ilişkin bir ifadelerinin bulunmadığı, inceleme dışı sanık ...'ın Türkiye'den Kuzey Irak'a giriş çıkış kaydının bulunmadığı, kendisinde doğrudan veya dolaylı şekilde ele geçirilen bir uyuşturucu maddenin bulunmadığı gibi hakkında kolluk görevlilerince yapılmış suç işlediğine dair bir tespitin de bulunmadığı, sanık ... tarafından öne sürülen iddiaların inceleme dışı sanık ...'ın, sanık ... ile fikir ve ... birlikteliği içerisinde hareket ettiğine dair kesin deliller oluşturmadığı, bu itibarla inceleme dışı sanık ...'ın cezalandırılmasına yeter mahiyette kesin ve inandırıcı somut delil elde edilemediği, Gerekçeleri ile sanık ...'ın mahkumiyetine, inceleme dışı sanık ... ...'ın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında hukuka aykarılık bulunmadığı gerekçesi ile sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin, yurt dışından uçakla Türkiye'ye gelen sanık ...'ın valizinin gizli kısımlarında kişisel kullanım miktarının çok üzerinde kokain içeren uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayına ilişkin olarak; uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından ülke içerisine sokulması ile suçun tamamlandığına, sanığın valizinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine ilişkin şartların oluşmadığına, inceleme dışı sanık ...'ın, sanık ... ile fikir ve ... birliği içinde atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu maddeyi başka ülkeye nakletmek amacı ile Türkiye'ye getirdiğinin sabit olmadığına, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediğine ilişkin değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/949 Esas, 2023/1194 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.