11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11343
- Karar No
- 2013/11480
- Karar Tarihi
- 08.07.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2011/11343 E. , 2013/11480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklardan ...'ın, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hüküm kısmında sehven "Yüksel" olarak yazılan soyadının "Uyanık"; sanıklardan ...'ın ise, iddianamede ve "resmi belgede sahtecilik" ile "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından kurulan hüküm kısmında "Altınbaşak" olarak yazılan soyadının "Altunbaşak" olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; tüm sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak tüm sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanıklardan ... adına 14.09.1999 tarihinde şef ... ile memur ..., sanıklardan ... adına 27.03.2000 tarihinde şef ... ile yetkili memur ..., 27.11.2000 tarihinde yetkili memur ... ile memur ... tarafından gerçek dışı kayıtların usulüne uygun olduğuna dair tutanaklar düzenlenip, bu şahıslara haksız sigortalılık süresi kazandırılarak Bağ-Kur'un zarara uğratıldığı, oda başkanı ...'ın da sahte üyeliklere ilişkin sigortalı belgelerini onaylamak suretiyle Bağ-Kur'un zarara uğratılmasına sebep olduğu, ..., ... ve ...'ın Toprakkale Esnaf ve Sanatkarlar Odasına usulsüz bir şekilde kaydedildikleri, Bağ-Kur'dan haksız hizmet süresi kazanmak için sözkonusu sahte oda kayıtlarını kuruma intikal ettirdikleri, bu sahte kayıtlara istinaden kendilerine yaşlılık aylığı bağlandığı ya da SSK’ya hizmet bildiriminde bulunulduğu, böylelikle Bağ-Kur'un zarara uğratıldığı, düzenlenen sahte sigortalılık belgelerinde oda başkanı ...'ın imzasının bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında;
02.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 7/1. maddesinin "Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile kurumun diğer çalışanları sorumlulukları bakımından 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında Devlet memuru sayılır ve haklarında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." hükmü karşısında; sanıklar hakkında düzenlenen iddianamenin 16.12.2003 tarihli olduğu ve iddianamenin düzenlendiği tarihte, yargılamaya ilişkin, bahsi geçen usul hükmünün yürürlükte bulunduğu da dikkate alınarak, suç tarihinde Osmaniye Bağ-Kur İl Müdürlüğünde görevli şef ... ve memurlar ..., ... ve ... hakkında yargılama şartı olan 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alındıktan sonra yargılamaya devam olunması, diğer sanıkların hukuki durumlarının ise, soruşturma izni alınmasını müteakip memur olan sanıklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan tüm mahkumiyet hükümlerinin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.