11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/354
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2021
NUMARASI : 2020/124 Esas - 2021/673 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/12/2021 gün ve 2020/124 Esas - 2021/673 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, 19.10.2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile sürücüsü ..., maliki ... olan ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığı, ... plakalı aracın sürücüsünün kırmızı ışıkta geçerek tam kusurlu şekilde müvekkilinin aracına çarptığı, kaza tespit tutanağında da davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, kaza sonrası karşı tarafın sigortasına yapılan müracaat sonucu müvekkili şirketin aracının sürücüsünün ehliyetinin Suriye ehliyeti olması gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığını belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere araçta oluşan hasar için 40.000,00TL, değer kaybı için 5.000,00TL ve aracın işten uzak kaldığı süre içinde uğradığı maddi kayıp için 5.000,00TL olmak üzere toplam 50.000,00TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili, davacının alacağının Aliağa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/170.D.iş. dosyası ile belirlendiğinden işbu davanın kısmi alacak davası olarak açılamayacağını, 30 günlük onarım süresinin gerçeği yansıtmadığını, günlük 500,00TL kazanç iddiasının yerinde olmadığını, sigorta tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğinı, değer kaybı tespitini kabul etmediklerini, aracın kaza geçmişinin ve kilometresinin araştırılması gerektiğini, öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, değer kaybından ZMMS Poliçesinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile 36.000,00TL teminatla sigortalı olduğunu, kazadan sonra dava açmadan önce müvekkiline başvurulmadığını, davacının kendi kasko sigortasından ödeme âlıp almadığının araştırılması gerektiğini, değer kaybı hesabının Z.M.M.S Genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, bu şartlara göre 165.000km nin üzerindeki araçlar için değer kaybı hesabı yapılmadığı, davaya konu aracın kaza tarihinde 210.587km de olduğunu, Trafik Poliçesi genel şartlarının A.6.maddesine göre; gelir kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların teminat dışı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.'ne dava dilekçesi ve tensip zaptının 24/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları, dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi arasındaki çelişkinin giderilmesine ilişkin beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 20.000,00-TL araç değer kaybı, 3.375,00-TL ikame araç bedeli olmak üzere 23.375,00-TL’nin, 5.000,00 TL'sinin (araç değer kaybı yönünden) tüm davalılardan, 18.375,00 TL'sinin davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... A.Ş. İle ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/10/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin ikame araç bedeli (kazanç kaybı) talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve ... vekili, alacağın belirli olması nedeniyle, davacı vekilinin kısmi alacak davası açamayacağını, bu nedenle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dosya kapsamında 19.01.2021 havale tarihli ve 29.06.2021 tarihli iki adet bilirkişi raporu bulunduğunu, 19.01.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin %75 oranında, davacı yan sürücüsünün %25 kusurlu bulunduğunu; 29.06.2021 havale tarihli ikinci raporda ise tüm kusurun müvekkiline yüklendiğini, mevcut durumda raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/568 Esas sayılı dosyasına sunulan olay yeri kamera görüntüsü Cd inceleme tutanağında, araçların hangi ışıkta geçtiği yönünde herhangi bir bilgi bulunmadığını, ilgili ceza dosyasında toplanan deliller ile işbu bilirkişi raporundaki değerlendirmeler göz önüne alındığında, her iki araç için de hangi ışıkta geçtiğini ispatlar nitelikte somut bir veri bulunmadığı, bu sebeple anılan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, söz konusu hasar ve değiştirilen parça kalemlerine bakıldığı takdirde parçaların önemli bir kısmı ZMMS genel şartlarda belirtilen teminat dışı malzemeler olduğu, genel şartlar gereği anılan mekanik parçaların değişimi, bazı vidalı parçaların değişiminin değer kaybı oluşturmayacağını, hasar durumu dikkate alındığında, onarım için makul sürenin 25 gün olabileceğinin belirlendiği ve fakat bu sürenin hangi gerekçeler ile belirlendiğinin belli olmadığı, davacının araç kiralamaya ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, onarım süresindeki gelir kaybı hususunun muhasebeci bilirkişinin uzmanlık alanında olduğundan ve kendisinin ikame araç bedeline ilişkin varılan kanaatinin dikkate alınamayacağı, araç yoksunluk bedelinin tespit edilebilmesi için, davacının adına kayıtlı başkaca araçlar bulunup bulunmadığı, davacının araç yoksunluğunu giderebilmek adına herhangi bir harcama yaptıysa bunun bedelini ispatlar belgelerin bulunup bulunmadığı (araç kiralama faturası v.s.), aracın serviste kaldığı süre boyunca kendisine sigorta şirketi veya servis tarafından ikame araç verilip verilmediği, davacı şirketin filosunda bir aracın eksilmesinin gerçekten bir yoksunluk yaratıp yaratmadığı hususların tam olarak belirlenmesi ve bu doğrultuda kazanca ilişkin uzmanlığı olan bir bilirkişi tarafından değerlendirme yapılarak ikame araç bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili,19.10.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen 35VZM24 plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 14/12/2018–2019 vadeli ZMMS Poliçesi ile sigortalı olup kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 36.000,00-TL olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesine göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, ekspertiz hizmetinin zararın tespitine ilişkin bir masraf olduğu, dolayısıyla masrafı olarak değerlendirilerek yargılama giderlerine eklenmesi gerektiğini, kusur tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince müvekkili şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan ve orijinal parça kullanımından kaynaklanacak bakiye bedelden sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu aracın güncel kilometresinin 165.000 km üzerinde olması nedeniyle (güncel kilometresi 210,587 km) araç için değer kaybı talebinde bulunulamayacağını, davacı tarafın aracında meydana gelen “değer kaybı” miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, Trafik poliçesi Genel Şartlarının A.6. k maddesine göre gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenle davacı tarafın aracının tamirde kaldığı süredeki ikame araç bedelinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili, Müvekkili Şirket davacının aracının kasko sigortacısı olup, dava öncesinde sigorta şirketine başvuru yaptığını, ancak araç sürücüsünün Suriye'li olup, kaza tarihinde geçerli bir ehliyete sahip olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, yapılan bilirkişi incelemesinde sigortalı aracın %25, karşı aracın %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, karar verilirken tespit edilen hasar bedelinin kusur oranları nispetinde ödenmesi gerektiğini, ya da kasko sigortacısının teminat dahilindeki borcu ödeyerek kusur oranında ZMMS sigortacısına rücu etmesi gerektiğini, kusur oranlarının hiç dikkate alınmadan müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedildiğini, ödenecek bir tazminat tutarı mevcutsa bile bunun %75'inin karşı aracın maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı tarafından (teminat limiti dahilinde) müşterek ve müteselsilen ödenmesi gerektiğini, değer kaybı tazminatı yönünden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1. Maddesi uyarınca doğrudan uğranılan maddi zararların teminat altına alındığını, dolayısıyla değer kaybı tazminatından müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını, hasar talebinin Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.4 Maddesi (ehliyetsizlik) gereğince reddedildiğini, hasar bedelinin fahiş olarak hesaplandığını,yaptırdıkları eksper incelemesinde iskontosuz ve KDV dahil parça fiyatları ve işçilik dahil araçta meydana gelen hasarın 54,665.00 TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişinin yeterince inceleme yapmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar ve ikame araç bedeli ile değer kaybı bedelinin ZMMS ve İMMS poliçeleri kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davalı ... A.Ş. kazaya karışan davacıya ait aracın aracın İMMS sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş ise karşı aracın ZMM Sigortacısıdır. Dava İMMS sigortacısı ... AŞ'ye, karşı tarafın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ'ye ve karşı aracın maliki ve sürücüsüne karşı açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K). Dosya kapsamında 19.01.2021 havale tarihli ve 29.06.2021 tarihli iki adet bilirkişi raporu bulunduğunu, 19.01.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin %75 oranında, davacı yan sürücüsünün %25 kusurlu bulunduğu; 29.06.2021 havale tarihli ikinci raporda ise tüm kusurun davalı araç sürücüsüne yüklendiğini, bu durumda mahkemece kazaya ilişkin Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/568 Esas sayılı dosyası da getirtilip, mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... A.Ş, davacı tarafa ait olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. (Yargıtay 17.HD'sinin 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı)
Kasko sigorta sözleşmesi bir mal sigortası türü olup, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı malda meydana gelen gerçek zararın ödenmesini kapsar. Bu nedenle araçta meydana gelen hasar dışında, hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı sigorta poliçesinde açıkça güvence altına alınmadıkça kasko sigorta teminatı dışındadır. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek değer kaybına hükmedilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. HD'sinin 2015/6263 E-2015/14077 K sayılı kararı) Yine mahkemece hatalı olarak ikame araç ücretinden tüm davalıların sorumlu tutulduğu, araçta oluşan hasar durumu dikkate alındığında, 25 günlük sürenin onarım için makul olup olmadığının araştırılmadığı görülmüştür.
Mahkemece kurulan hükümde davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere hasardan sorumlu olduklarına ilişkin ibarenin kararda belirtilmediği, zira davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olup kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17. HD 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. sayılı ilamı) Diğer taraftan davacı tarafa ait aracın kasko poliçesini düzenleyen davalı ... vekilince davacı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu, dolayısıyla hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı ileri sürülmesine karşın, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis ettiği, avalı tarafın bu yöndeki istinaf sebeplerinin haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2.Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2021 tarih 2020/124 Esas 2021/673 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/10/2024