10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1661 E. , 2024/7252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki fiili çalışma olmaması nedeniyle davalıya ödenen yaşlılık aylığına ilişkin alacağın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum sigortalısı ...'ın, Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından tanzim edilen raporlar gereği; Müdürlüklerinde 2 4222 0l 0l 12558 l 7 007 l 8 05 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Isıtma Soğutma ve Doğ. Gaz. Sis. Me. TE. İ. İ....0.T.G.T.T.S.L.Şti. unvanlı işyeri için 0l.06.2014-31.08.2014 dönemlerindeki 2 4 771 0l 0 1 125 l 724 007 l 8 83 sicil sayılı dosyada işlem gören ... ... unvanlı iş yeri için 0l.09.2014-17.06.2015 dönemlerindeki çalışmalarının fiili olamadığı tespit edildiğinden sigortalı bildirimlerinin iptal edildiğini, bahse konu raporlar ile iptal edilen bildirimler neticesinde, davalının 506 sayılı Kanun'un Geçici 8, / A maddesine göre bağlanan aylığı için emeklilik şartı olan son 2520 gün hizmet içinde 1260 gün 4/l(a)'ya tabi hizmet şartı yerine gelmediğinden aylıklarının, aylık başlangıç tarihi olan 0l.07.2015'ten itibaren iptal edildiğini, davalıya ödenen aylıklar olan 67.031,20 TL (faiz hariç) borç kaydedilerek 09.11.2019 tarih 15420602 sayılı yazı davalıya ödeme yapması için bilgi verildiğini, ancak, yersiz yapılan aylık ödemesi sebebiyle oluşturulan borç için yasal süresinde ödeme yapılmadığının tespit edildiğini belirterek, şimdilik 63.484,98 TL yersiz ödemenin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Emekli olmak için SGK'ya müracaat ettiğini, kendisine emeklilik şartı için hizmet eksiği bulunduğunu, bunu tamamlaması gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine isteğe bağlı sigortalı olmak için ... isimli kişi ile görüştüğünü, kendisine aylık 300,00 TL karşılığında gerekli müracaatı yapacağını söylediğini, ödemelerde bulunduğunu, sonrasında SGK'ya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında emeklilik başvurusu yaptığını, tarafına emekli maaşı bağlandığını, daha sonra kurum tarafından posta ile gönderilen ihtar ile iş müfettişi marifeti ile tutulan tutanak sebebi ile emekli aylığının kesildiğini öğrendiğini, yapılan işlemlerde kendisinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Kurum Denetmenliğince düzenlenen 25.01.2016 tarih ve 2016/MP/7 sayılı raporda; Kurumun 2 4222 01 01 1255817 ... sicil numarasında kayıtlı ... Isıtma ve Soğutma Ltd. Şti. işyerinin gerçekte hiç olmadığı, herhangi bir fiili faaliyette bulunmadığı tespit edildiğinden Kanun kapsamına alındığı 14.01.2014 tarihi itibarıyla yasa kapsamından çıkartılması, bu işyerinden yapılan bildirimlerin sahte sigortalılık niteliği itibarıyla iptali gerektiği, iptal edilen sigortalılıkları söz konusu sigortalılar bakımından 96/I-a.gereği işlem yapılması gerektiği rapor edilmiştir. Ayrıca raporda tablo 6 başlığı ile sunulan şüpheli şerhli işyerleri arasında 1251724.07 sicil numaralı ... ... işyerinin de bulunduğu görülmüştür.
02.11.2017 tarih ve 2017/AS/098 sayılı raporda da; davacının söz konusu işyerindeki hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Davacı Kurum Mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde kendisinin emeklilik için Kuruma başvurusunda, Kurum görevlisi tarafından gününün eksik olduğunun bildirildiği ve kendisine hizmetlerini tamamlaması için bir iş takipçisi veya mali müşavir bulması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığı ... ... ile görüştüğünü ve isteğe bağlı sigortalı olmak istediğini, kendisine her ay önceleri elden sonrasında oğlu ...'ın kredi kartından 300,00 TL ödeme yaptığını, kendisine git başvurunu yap dediğinde de başvuru yaptığını ve aylık bağlandığını ancak sonrasında iptal edildiğini belirtmiştir.
Davacı, 08.07.1973 yılından beri sigortalı olup, 4512 gün 4/ı-a ve 3659 gün 4/I-b. sigortalılığı esas alınarak 01.07.2015 tarihinden itibaren SGK'ca kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Hizmet cetveline göre davacının 01.06.2014-17.06.2015 tarihleri arasındaki ... Isıtma Soğutma ve ... ... işyerlerinden yapılan bildirimleri iptal edilmiştir. Davacının 30.06.1998 tarihinden itibaren 4/I-b. sigortalılığı bulunmamktadır. Bu tarihden sonraki prim gün sayısı tamamı 4/I-a. sigortalılığında 1220 gündür. Bu durumda 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereği halen yürürlükteki 2829 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi gereğince davacıya yaşlılık aylığının, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi gereği 4/ı-b. sigortalılığının bağlanması gerekmektedir.
Yargıtay HGK ve 10. Hukuk Dairesinin yerleşmiş kararları gereği, yaşamında hep aynı sigortalılığı söz konusu olmayan ve bağlı bulundukları herbir sigortalılık bakınmından, diğer sigortalılık süreleri 4. Madde gereği birleştirilmeksizin salt kendi mevzuatına tabi hizmetleri gözetildiğinden yaşlılık aylığına hak kazanmaları mümkün olmayan sigortalılar bakımından getirilen 2829 sayılı Kanun'un sigortalılar aleyhinde sonuç doğurmasının kabul edilemeyeceği ve bu nedenle birden fazla sigortalılığa esas hizmetleri bulunsa da 4 üncü madde gereği hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın bu sigortalılıklarından sadece birine göre aylığa hak kazanması halinde hizmet birleştirilmesi yapılamayacağına yönelik kararları gözetilerek, davacının 4512 gün 4/I-a. sigortalılığı yönünden 506 sayılı Kanun'un 81/C. maddesine göre aylığa hak kazanıp kazanamadığı incelendiğinde; Davacı 15.09.1958 doğumludur. 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C. maddesinde ; ".... C) (Yeniden düzenleme: 23.05.2002-4759/3 md.)
a)23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b)23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, bc) 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, bd) 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.5.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, Şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler..." hükmü öngörülmüştür. Davacının 2829 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereği hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın, 23.05.2002 tarihi itibarıyla 15 yıllık sigortalılık süresi 08.07.1988 tarihinde gerçekleşmiştir.
15.09.1958 doğumlu olması nedeniyle 55 yaşı koşulu da 15.09.2013 tarihinde gerçekleşeceğinden Geçici 81/C. maddesinin bd. Alt bendi gereği 59 yaşını tamamlayacağı 15.09.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanabilecektir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, tahsis başvuru tarihi itibarıyla hizmet birleştirmesi olmaksızın salt 4/I-a. hizmetlerine göre Geçici 81/C. maddesinin b alt bendindeki 59 yaş koşulunu taşımaması nedeniyle aylığa hak kazanamayacağından ve 01.07.2015 tarihinden sonra ödenen yaşlılık aylıklarının 96/I-a. maddesi gereği yersiz ödeme olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; olayı tüm açıklığı ile samimiyetle açıkladığını, SMMM ... ... ve eşi ...'e isteğe bağlı sigorta işlemlerini yapacaklarını söylemeleri üzerine tüm prim ücretlerini verdiğini, yalan beyanda bulunduklarını, mahkemenin kararı vermeden önce tarafına bir iyi niyet ve hakkaniyet indirimi uygulaması gerektiğini, ayrıca emekli maaşından yargı kararı olmaksızın kesilen 1/4 oranında ödediği toplam bedel olan 11.197,82 TL borç miktarından düşülmeden çok fazla bir alacağa hükmedildiğini, maaşından başka bir gelirinin olmadığını tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...
Tüm dosya kapsamı, denetmen raporu içeriği, dinlenen kamu tanıkları ve bordro tanıkları birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava dışı ... Isıtma Soğutma Ltd Şti ve ... ... isimli işverenler yanındaki çalışmasının fiili ve gerçek olmadığı bu yöndeki kurum denetmen raporundaki tespitlerin ve sonrasındaki kurum işlemlerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanmadığı halde yersiz olarak kendisine ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan tespit değerlendirme ve verilen karar yerinde görülmüştür.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili çalışma olmaması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edilmesi sonucu oluşan yaşlılık aylıklarına ilişkin Kurum alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C bendine göre;
a)23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b)23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, bc) 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, bd) 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.05.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
3.Değerlendirme
1.Eldeki davada, Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından tanzim edilen raporlar gereği; 1255817 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Isıtma ... Ltd. Şti.'de geçen 0l.06.2014-31.08.2014 dönemlerindeki çalışmalar ile 1251724 sicil sayılı dosyada işlem gören ... ... unvanlı iş yerinde geçen 0l.09.2014-17.06.2015 dönemlerindeki çalışmalarının fiili olmadığı tespit edildiğinden davalının sigortalı bildirimlerinin iptal edildiğini, bahse konu raporlar ile iptal edilen bildirimler neticesinde, davalının 506 sayılı Kanun'un Geçici 8/A maddesine göre bağlanan aylık için emeklilik şartı olan son 2520 gün hizmet içinde 1260 gün 4/l(a)'ya tabi hizmet şartı yerine gelmediğinden aylıklarının, aylık başlangıç tarihi olan 0l.07.2015'ten itibaren iptal edildiği ve davalıya ödenen aylık miktarının şimdilik 63.484,98 TL'sinin yasal faiziyle davalıdan tahsili talep edilmiş olup Mahkemece, bildirimlerin fiili çalışmaya dayalı olmadığı ve davacının, tahsis başvuru tarihi itibarıyla hizmet birleştirmesi olmaksızın salt 4/I-a. hizmetlerine göre Geçici 81/C. maddesinin b alt bendindeki 59 Yaş koşulunu taşımaması nedeniyle aylığa hak kazanamayacağından ve 01.07.2015 tarihinden sonra ödenen yaşlılık aylıklarının 96/I-a. maddesi gereği yersiz ödeme olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 15.09.1958 doğumlu davalının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.07.1973 olduğu, 4512 gün 506 sayılı Kanun'a tabi zorunlu sigortalılığı ile 3659 gün 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığı olmak üzere toplam 8171 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi gereğince 01.07.2015 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, davalının, davacı Kurumca yapılan denetim ve araştırma sonrasında düzenlenen rapora dayanılarak ... Isıtma ... Ltd. Şti.'de geçen 0l.06.2014-31.08.2014 dönemlerindeki çalışmalar ile 1251724 sicil sayılı dosyada işlem gören ... ... unvanlı iş yerinde geçen 0l.09.2014-17.06.2015 dönemlerinde tam gün üzerinden gerçekleştirilen sigortalılık bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle geçersiz sayılıp giderek tahsis koşullarını da yitirdiğinden aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmek üzere eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının çalışmalarının fiili olmadığına yönelik tespit yerinde ise de, aylığın yeniden bağlanması ile ilgili hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı değerlendirildiğinde dava açılmadan önce 15.09.2017 tarihinde davacının 59 yaşını doldurarak 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim günü şartlarını da sağladığı anlaşılmakla; kısmi yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesinde talep şartı aranmaksızın aylık şartları oluştuysa bu durum Kurumdan sorulup belirlenmeli, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacağı buna göre hesaplanmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.