10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7193 E. , 2024/9065 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 15.10.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu kazada sadece sol ayak topuk kemiği kırıldığını, kaza tarihi itibariyle davalı Kurum tarafından herhangi bir inceleme ve maluliyet tespiti yapılmadığını, davalı Kurumun iş kazasından 3 yıl sonra 07.09.2015 tarihli meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin sağlık kurulu kararında davacı için bilateral diz altı ampute sebebiyle %82 oranında maluliyet tespiti yapıldığını, herne kadar %82 maluliyet tespiti yapılmışsa da iş bu maluliyet durumu ve oranı ile 15.10.2012 tarihli iş kazası arasında illiyet bağı olmadığını, davacının kaza tarihi itibari ile hem şeker hem buerger hastalığı mevcut olduğunu, aynı zamanda gerek alkol gerekse sigara kullanımına devam ettiğini, 14.10.2014 tarihli Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda belirtildiği üzere ...'ın sol ayağı diz altından 30.06.2014 tarihinde kazada hiç yara almayan sağ ayağı ise diz altından 22.07.2014 tarihinde kesildiğini, 07.09.2015 tarih ve 7103 karar sayılı maluliyet oranına itiraz ettiğini belirterek; 15.10.2012 tarihli iş kazası ile 07.09.2015 tarih 7503 karar sayılı maluliyet raporuna konu %82'lik oran arasında illiyet bağı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacının 15.10.2012 tarihinde davalıya ait işyerinde iş kazası geçirdiğini, Kurum tarafından davacının iş göremezlik oranının %82 olarak, maluliyet ile iş kazası arasında illiyet bulunduğunun tespit edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili; davalı kazazede işçinin İstanbul Anadolu 10.İş Mahkemesinin 2014/542 sayılı dosyasıyla davacı şirket aleyhine maddi tazminat davası açtığını, bu dosyada şirkete %82 maluliyet oranı tespit edildiğini, davacının davalının 2012 yılında geçirdiği iş kazasından sonra iki bacağının kesilmesiyle kaza arasında illiyet bağı olmadığını dolayısıyla maluliyet oramna itiraz etmekte olduğunu, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu belirterek; yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, ATK raporları, bilirkişi raporları, Kurum sağlık kurulu raporları, YSK raporu ve tüm dosya kapsamına göre 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince davalının maluliyet oranına itiraz incelemesi için Kurum sağlık kurulu raporu, YSK raporu, ATK 3.İhtisas ve 2. Üst Kurulu Raporları aşamaları tamamlanmış, raporlar arasında çelişki bulunmamakla beraber davalının 15.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin maluliyetinin sonuç olarak %91 olarak belirlendiği, 2. Üst Kurul raporuna davacının itirazı üzerine alınan Cerrahpaşa Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan heyet raporunda da davalının maluliyetinin %91 olarak belirlendiği, bu haliyle raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, ayrıca söz konusu raporlarda davalının maluliyeti ile iş kazası arasında uygun illiyet bağının bulunduğu belirtilmiş olmakla rapor içeriklerine itibar edilerek davacının davalının %82 oranında maluliyeti kaybetmediğinin ve iş kazası ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı talebini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepler
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm kurul raporlarında iş kazası sonrası kazazede de sadece sol topuk kemiğinde kırık olduğu, ampütasyonların kaza tarihinden yaklaşık 2 sene sonra gerçekleşmeye başladığı ve normal koşullarda meydana gelen iş kazasının ampütasyona neden olmasının beklenmeyeceği belirtilmiş olmasına karşın kazazedede ki periferik damar hastalığının, buerger hastalığının, alkol ve sigara tüketiminin, kontrollerini aksatmasının irdelenmemesinin açıkça incelemenin eksik yapıldığını göz önüne serdiğini, Adli Tıp Kurulu ve Cerrahpaşa Adli Tıp Kurulunun kişide meydana gelen yaralanmanın normal koşullarda ampütasyona neden olmayacağı tespiti karşısında davada sorumluluk hukuku açısından uygun illiyet bağından söz etmenin mümkün olmadığını belirterek; istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının kararları ile davalı sigortalının iş kazası sonucunda (E) cetveline göre % 91 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğradığına ve bu oranın meydana gelmesi ile iş kazası arasında illiyet bağı olduğuna karar verildiği, bu oranın Kurum tarafından belirlenen oranın üzerinde olduğu ve böylece davacı işveren şirketin "iş kazası sonucu davalı sigortalıda oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının (MKGKO) Kurum tarafından belirlenenden daha düşük olduğuna dair iddiasını" kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı şirket vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'ın meslekte kazanma güç kayıp oranının (sürekli iş göremezlik oranı) tespitine itiraz ve bu oranın yeniden tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.