22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2022/6240 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin şu an işçi olarak çalışan ve kendi halinde hayat süren, hiçbir ticari faaliyeti olmayan biri olduğunu, 70.000,00 TL gibi büyük miktarda borçlanması mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin, ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra alacaklı şahıs ve diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, takibe konu bononun nasıl oluşturulduğunın müvekkilince bilinmediğini, sahte olarak düzenlenmiş olduğunu, bono üzerinde nakden kaydı yer almasına rağmen alacaklının Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/173 E. sayılı dava dosyasında müvekkilinin aldığı mallar karşılığı imzaladığı senet ile ödemeyi kabul ettiği şeklindeki beyanı ile senedi ta'lil ettiğini, bu şekilde davayı ispat yükünün davalıya geçtiğini belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, dava konusu senedin malen değil nakden olduğunu, icra hukuk mahkemesindeki ifadenin sehven dilekçe içinde kaldığını, taraflar arasında alım-satım ilişkisi bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bononun arka yüzündeki gerekmeyen davacının mükerrer imzasının bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, aynı şekilde bononun arkasındaki diğer imzanın bononun geçerliliğini etkilemeyeceği gibi ciro imzası olabileceği, ciro imzası kabul edilse dahi takip alacaklısı olan davalı bono lehtarı ve yetkili hamil olup, bonoyu düzenleyen davacı aleyhine kambiyo takibi yapabileceği, okunamayan ibarelerin de bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, bononun ön yüzünde senet kenarları boyunca boyar madde ile kapatılmış dikdörtgen bir çerçevenin de bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, bononun üst kenarının forme kesim olmadığı, bu itibarla sahte olarak veya davacının imzasından yararlanılarak üretilmediği, bononun davacı adına atılı imzadan faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığı hususunun davacı tarafından başka delillerle de ispatlanamadığı, davacı vekili, davalı yanın senedi ta'lil ettiği, bu şekilde davayı ispat yükünün davalıya geçtiğini ileri sürmüş ise de icra hukuk mahkemesince takip hukukuna ilişkin olarak verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı, bu itibarla mahkemeye sunulan dilekçelerdeki beyanların da kesin delil niteliğinin bulunmadığı, ayrıca davalı alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde icra hukuk mahkemesindeki ifadenin sehven dilekçe içinde kaldığını belirttiği, bu nedenle eldeki davada davalı vekilinin bonodaki (nakden) kaydının aksine bir beyanı olmadığı da gözetilerek bononun ta'lil edildiğinin kabul edilemeyeceği, sonuç itibariyle davacı borçlunun takibin dayanağı olan bonodan dolayı borcunun bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirildiğini, dava konusu senedin sahte olduğunun rapor ile tespit edildiğini, ayrıca icra hukuk mahkemesindeki beyanın ta'lil niteliğinde olduğunu, ceza dosyası, kolluk beyanlarının dahi ta'lil olarak kabul edileceğine dair Yargıtay kararları karşısında mahkemenin değerlendirmesinin doğru olmadığını, takibin durdurulmasına karar verilmesini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, senedin ta'lil edilip edilmediği ve edilmiş ise senet nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına ve senedin ta'lil edilmesi nedeniyle bedelsiz olduğu iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile HMK 209 maddesi uyarınca Ankara 1. Genel İcra Dairesi 2023/58544 E.(eski esas Ankara 30. İcra Müdürlüğü 2022/6240 E.) sayılı dosyasının dosya borcunun yarısından fazlasının tahsil edildiği de göz önüne alınarak karar verilinceye kadar teminatsız şekilde durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2022/6240 esas sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davalı tarafından davacı aleyhine 20/12/2018 tanzim 20/12/2019 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Takibe dayanak bono fotokopisinin incelenmesinden 20/12/2018 tanzim 20/12/2019 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli “nakden” kaydı yer alan bononun ... tarafından ... lehine düzenlendiği, davalının isiminin avalist bölümünde yer aldığı anlaşılmıştır.
Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/173 esas sayılı dava dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden imza inkarında bulunulduğu, mahkemece alınan rapor kapsamında davanın reddine karar verildiği, ancak davalı vekilinin 30/05/2022 tarihli dilekçesinde müvekkilinin aldığı mallar karşılığı imzaladığı senet ile ödemeyi kabul ettiği şeklindeki beyanının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 22/12/2023 tarihli raporunda, inceleme konusu senet ön yüzünde atılı imzalardan üstteki imza ile ...'un mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu, gerek mürekkeplerde yaş tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmaması gerekse senet baskısı ve kalem mürekkeplerinin çakışan noktalarında hangisinin altta hangisinin üstte olduğu hususunda teknik bir tespite gidilememesi nedeniyle inceleme konusu senet metninin mi yoksa mavi mürekkepli kalem ile yazılmış yazı ve imzaların mı önce oluşturulup oluşturulmadığı hususunda bir tespite gidilemediği, inceleme konusu senet arka yüzünde kurşun kalem ile yazılmış "..." ibaresinin sağ üst tarafında kimyasal kapatıcı ile kapatılmış ve senet kenarında kısmi hat kesintileri olan imza ile ...'un mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu, inceleme konusu senet arka yüzünde kurşun kalem ile yazılmış "..." ibaresinin sol üst tarafında kimyasal kapatıcı ile kapatılmış senet kenarında kısmi hat kesintileri olan ve mahiyeti tarafımızca okunamayan ibareler ve atılı bir imzanın mevcut olduğu, inceleme konusu senet ön yüzünde senet kenarları boyunca boyar madde ile kapatılmış dikdörtgen bir çerçevenin mevcut olduğu, inceleme konusu senedin üst kenarının forme kesim olmadığı, inceleme konusu senedin ... adına atılı imzadan faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığı hususunda daha ileri bir tespite gidilemediği bildirilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/142772 soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili yapılan takip nedeniyle KYOK kararı verildiği, itiraz üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacının takip alacaklısı ile diğer bono borçlularını tanımadığını ve ticari bir ilişkisinin olmadığını, bono üzerinde nakden kaydı yer almasına rağmen alacaklının Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/173 esas sayılı dava dosyasında müvekkilinin aldığı mallar karşılığı imzaladığı senet ile ödemeyi kabul ettiği şeklindeki beyanı ile senedi ta'lil ettiğini, bu şekilde davayı ispat yükünün davalıya geçtiğini, davalı alacaklının müvekkiline verdiği malları yazılı delille ispatlaması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince davacı ...’un dava konusu bonoda avalist olup 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şekle ait noksandan başka bir sebep ileri süremeyeceğine göre davacı iddialarının bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
2.Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/02/2024 tarih 2022/440 Esas 2024/111 Karar sayılı kararın HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3.a-Davanın REDDİNE,
b-Davalı yanın tazminat talebinin reddine, ç-Alınması gereken 427,60TL maktu harcın, 1.440,08TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.012,48TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, d-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 70.000,00TL üzerinden takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak;
4.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5.İstinaf eden davacı tarafından yapılan 165,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7.HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8.Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Katip...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."