2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 29/05/2010 Tarihinde ---------- sevk ve idaresindeki ---------- Plaka sayılı aracın müvekkili ------------ çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını, aracın sahibinin ------------ Şti.' olduğunu, aracın sigortacısının ise ---------- Şirketi olduğunu, kaza sonrası müvekkili ---------- Adli Tıp Kurumu raporlarına göre maluliyet oranının en az % 23,2 olduğunu, açılan ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarına göre davalı ----------- % 100 kusurlu olduğunu, aracın sahibi --------- Şti. ve şirket çalışanı davalı ---------- maddi ve manevi zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, aracın sigortacısı ---------- Şirketi'nin düzenlenen poliçeye göre 175.000 TL'sinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin ---------- Uzmar Çavuş olduğunu, kaza nedeniyle halen sol kolunu kullanamadığını, yaşının 29 olduğunu, müvekkilinin ileriki dönemlerde uzmanlık görevinden çıkarılma ihtimalinin olduğunu, astsubaylığa geçiş imkanının kalmayacak olması sebebiyle ileriki dönemde meslekte kazanma kaybının % 100 boyutlarında olacağını, halen sol kolunu kullanamaması sebebiyle en az % 23,2 iş gücü kaybı dikkate alınarak şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ----------- için ayrıca 150.000 TL manevi tazminat, eşi ----------- için 30.000 TL manevi tazminat, kızı ---------- için 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunduğu 20/11/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ---------- için maddi tazminat talebini 244.713,44 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı ---------- Şti. ve ----------- vekili cevap dilekçesi özetle ; ------------ atfedilen kusur oranını ve ceza dosyasından alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacı ---------- motosikletle normal hız sınırının çok üstünde 110 KM ile hızda giderken dikkatsizce manevra yaparak sola geçmek istemesi sebebiyle olduğunu, kusur oranında yeniden rapor alınması gerektiğini, davanın niteliği gereği uygulanacak olan faizin yasal faiz olması gerektiğini, ticari faiz talebini kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın fahiş rakam olduğunu, davacıların iddialarını kabul etmediklerini, davanın tümden reddini talep etmiştir.Davalı --------- Şirketi vekili cevap dilekçesi özetle ; dava konusu aracın ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında ---------- ödeme yaptığını, bu ödemenin poliçe teminatından tenzil edilmesi gerektiğini, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, HMK119/f maddesi gereği taleplerini açıklamaları gerektiğini, dava konusu olay ticari iş niteliğinde olmadığını, avans faizine yönelik taleplerini kabul etmediklerini,
HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olmadığını, tazminat hesabının ancak kaz a tarihide mevcut gelir üzerinden yapılması gerektiğini, öncelikle davanın zamanaşımından reddini, aksi halde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle reddini talep etmiştir.
İLK KARAR:Mahkememizin --------- E. - --------- K. Sayılı 28/11/2018 tarihli kararı ile ;Davacı ----------- tarafından açılan maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine,Davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin talebinin kabulü ile 208.196,52 TL tazminatın davalı sigorta bakımından 175.000 TL'si ile ve 20.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile sınırlı olmak üzere davalılar ---------- ve --------- Şti. Bakımından kaza tarihi olan 29/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı ---------- tarafından açılan manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 40.000 TL manevi tazminatın davalılar --------- ve -------- Şti. Bakımından kaza tarihi olan 29/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,Davacı ---------- tarafından açılan manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ---------- ve ---------- Şti. Bakımından kaza tarihi olan 29/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,Davacı ----------- tarafından açılan manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 9.000 TL manevi tazminatın davalılar ---------- ve ------------ Şti. Bakımından kaza tarihi olan 29/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF İLAMI:Mahkememizce verilen ----------- E. - ------------- K. Sayılı 28/11/2018 tarihli karara karşı davalı ------------ Şti. Vekili tarafından istinaf isteminde bulunmuş olup,--------- Sayılı 24/12/2020 tarihli kararı ile ; " 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. Ve 56/2 maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve ----------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacının yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının maluliyet oranının ATK raporu bile belirlenmesine, bu nedenle kazanç kaybına uğrayacağının açık olmasına, pasif dönem için de gelir kaybı hesaplanmasına usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI:----------- Sayılı 24/12/2020 tarihli kararına karşı davalı ------------ Şti. Vekili tarafından Temyiz isteminde bulunmuş olmakla ;--------- Sayılı 20/09/2022 tarihli ilamı ile ; " Davacı ----------- kaza tarihinde uzman çavuş olarak ------------- emrinde görev yapmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 06/11/2017 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davacının 3266 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun 7. maddesine göre zorunlu emeklilik yaş haddinin 56 olduğu belirtilmiştir.
Davacının aktif dönemi hesap edilirken kaza tarihindeki 30 yaşı ile 56 yaş arası aktif uzman çavuşluk süresi için ücret bordorolarına göre hesap yapılmıştır. Ancak 56-60 yaş aralığında da 4 yıl bakiye aktif dönemi olacağı kabul edilip agi dahil edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış, 60 yaş sonrası için pasif dönemi başlatılmıştır. Oysa ki 3266 sayılı Uzman Jandarma Kanununa göre "uzman jandarmaların mecburi hizmet süresi, uzman jandarma çavuşluğa nasıp tarihinden itibaren on yıl olup yaş hadleri 56'dır..." şeklinde düzenleme karşışında davacının 56 yaşına kadar aktif çalışmada bulunacağı ,bu tarihten sonra ise pasif döneminin başlayacağı kabul edilerek, bu dönem için asgari geçim indirimsiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde 56-60 yaş aralığının bakiye aktif dönem kabul edilerek agili asgari ücret üzerinden belirlenen zarara göre tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu sebepten bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ----------- Şti. vekilinin davacılar ---------ve ------------ yönelik temyiz dilekçesinin reddine, (2/a) bentte açıklanan nedenlerle davalı --------- Şti. vekilinin davacı ------------- yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2/b) bentte bentte açıklanan nedenlerle davalı -----------Şti. vekilinin davacı --------- yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizce verilen ilk karara karşı davalı --------- Şti. Tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacının kanun yoluna başvurmadığı dikkate alınarak kazanılmış haklar,
Mahkememizce verilen ilk karar da 06.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı bu rapora davacının itiraz etmediği, Yargıtay bozma ilamıda gözetilerek yapılan değerlendirme ile ; 29.05.2010 günü meydana gelen trafık kazasında, davalı -------- Şirketi ne 28.04.2010/2011 tarihleri arası geçerli ---------- nolu ZMSS ile sigortalı ve davalı ---------- Şirketi'ne ait --------- plakalı aracın sürücüsü davalı --------- --------- yönüne seyir halinde iken, kavşağa hızlı girmesi sonucu, ----------- yönüne gitmek için ---------- Caddesine dönmeye çalışan ---------- plakalı araca çarparak sürücüsü --------- yaralanmasına ve beden gücü kaybına uğramasına neden olmuştur.Kazanın oluşumunda ; ------------ plakalı araç sürücüsü davalı ----------- asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, ---------- plakalı motosikletin sürücüsü davacı ----------- kusursuz olduğu, ---------- sayılı raporuyla davacının beden gücü kayıp oranının % 18,2 ve iyileşme süresinin (18) ay olduğu belirlenmiştir. Yüksek --------- Sayılı bozma kararı kapsamına göre, davacının 56-60 yaş arası ------------ net yasal asgari ücrete göre 06.11.2017 tarihli raporda tespit edilen miktarlara göre hesaplama ile;Davacı --------- 29.11.2011 – 29.11.2017 tarihleri arası 6 yıllık işlemiş aktif devresi = 204.947,67 TL Davacı -------- 29.11.2017 – 29.05.2036 tarihleri arası 18,5 yıllık işleyecek aktif devresi = 850.052,89 TLDavacı ------------ 29.05.2036 – 29.05.2040 tarihleri arası 4 yıllık işleyecek aktif devresi = 28.453,16 TL
Davacı ------------ 29.05.2040 – 29.05.2048 tarihleri arası 8 yıllık işleyecek pasif devresi = 56.901,15 TL olmak üzere toplam 1.140.354,87 TL x % 18,2 maluliyet = 207.544,58 TL tazminat talep edebileceği belirlenmiştir. Dava dosyasında mevcut ---------- numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bilgilerine göre mülkiyeti ---------Şti. adına kayıtlı, ---------- sevk ve idaresindeki ------------ plakalı araç davaya konu 29.05.2010 olay tarihini kapsayan 28.04.2010/2011 tarihleri arası davalı --------- Şirketi’ne Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, 29.05.2010 olay tarihinde sakatlık teminat limit miktarının (175.000,00) TL. olduğu tespit edilmiştir.
Davacı --------- % 18,2 oranındaki sürekli işgöremezlik sebebiyle maddi zararların davalı ---------- Şirketi’nin sorumlu bulunduğu Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi sakatlık teminat limitinin üstünde kaldığı, bu itibarla ZMMS. Poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak davacı ---------- davalı ---------- Şirketi’nden talep edebileceği alacak miktarının 175.000,00 TL olduğu,Davalı ---------- Şirketi vekili tarafından dosyaya mübrez 05.12.2023 tarihli beyan dilekçesinde davacı ile davalı sigorta kuruluşu arasında feragatname ve temlik anlaşması imzalandığını belirterek ekinde 15.01.2019 tarihli Feragatname ve Temlik Anlaşması başlıklı belge sunulduğu, 15.01.2019 Tarihli Feragatname ve Temlik Anlaşması başlıklı belgede, kaza tarihi 29.05.2010, hasar dosya no: ----------- ödenen tazminat 175.000,00 TL. maddi tazminat, 16.450,00 TL. ilam vekalet ücreti, 157.000,00 TL. faizi, 2.950,00 TL. yargılama gideri, 20.275,00 TL. icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 371.675,00 TL. ödenmesi hususunda mutabakata varıldığı tespit edilmiştir.
Ancak davalı ----------- ve ----------Ş. Aleyhine mahkememizce verilen 28.11.2018 tarihli ilk karar kesinleştiğinden karardan sonra davalı ----------Ş. tarafından yapılan ödemenin infazda nazara alınacağı, davalı sigortalının da teminat limiti kadar borçtan kurtulduğu, davalı ---------- Şti.'nin bakiye 207.544,58 TL - 175.000 TL = 33.196,44 TL sürekli maluliyet tazminatında sorumlu olacağı, emekli sandığı statüsünde olan davacının iyileşme süresince çalışmasa da maaşını aldığı, geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı belirlenmiştir.Davacının 207.544,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, ancak mahkememizce verilen 28.11.2018 tarih ve --------- Esas, --------- Karar sayılı ilamında davacının 208.196,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olduğu belirtilerek davalılardan tahsiline karar verildiği, iş bu kararın yasal yollara başvurmayan davalılar -----------Ş. ve ------------ yönünden kesinleştiği, ayrıca davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak mahkememizce verilen 28.11.2018 tarihli kararın da kesinleştiği ancak kazanılmış haklar, tarafların müşterek ve müteselsil sorumlulukları gözetilerek kararda bütünlük sağlanması açısından bir önceki kararla hükme bağlanan ancak istinaf ve temyiz talebi reddedilen kısımlarda hükümde tekrarlanmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı ----------- maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
a-Geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine,
b-Sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile; 208.196,52 TL tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı -----------Ş yönünden 175.000 TL ile sınırlı olarak davalı --------- Şirketi yönünden 33.196,44 TL ile sınırlı olarak davalı sigorta şirketi yönünden 20.12.2011 tarihinden itibaren , davalılar ---------- ve ---------- Şirketi yönünden 29.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Mahkememizce verilen 28.11.2018 tarihli karar davalı ----------Ş ve ---------- yönünden kesinleştiğinden 15.01.2019 tarihli feragatname ve temlik anlaşması gereğince yapılan 175.000 TL ödemenin bu davalılar yönünden infazda nazara alınmasına,
2.Manevi tazminat davası yönünden;
Mahkememizce verilen 28.11.2018 tarihli karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, HARÇLAR Kabul edilen kısım yönünden alınması gerekli harç Mahkememizin 28/11/2018 tarihli kararı ile hükme bağlanıp kesinleştiğinden yeniden bu hususta harç alınmasına yer olmadığına, VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için taktir olunan 18.441,79 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ---------- Şti. Vekili için taktir olunan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı --------- Şti.'ne verilmesine, Mahkememizin 28/11/2018 Tarihli kararı ile manevi tazminat yönünden belirlenen vekalet ücretine ilişkin maddeler kesinleştiğinden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, YARGILAMA GİDERLERİ Mahkememizin 28/11/2018 tarihli kararı ile belirlenen yargılama giderleri kesinleştiğinden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına,
Mahkememizin 28/11/2018 tarihli kararından sonra davacı tarafından sarf edilen 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 300,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.800,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 2.382,17 TL'nin davalı ----------- Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan 417,83 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Mahkememizin 28/11/2018 tarihli kararından sonra davalı ----------- Şti. tarafından sarf edilen 123,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 18,35 TL'nin davacıdan alınarak davalı ------------ Şti.'ye verilmesine, kalan 104,65 TL'nin üzerinde bırakılmasına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- temyiz yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02.10.2024.