1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/1812 E. , 2024/5698 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2010/313 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verimiştir.
2.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2010/313 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/1541 Esas, 2020/3324 Karar sayılı kararı ile özetle ''sanığın kasten öldürmeye yardım suçunun sübut bulduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/32 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 39/1, 39/2-c, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; özetle delillerin sanığın mahkumiyetine yeterli olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ilişkindir. III.GEREKÇE
1.Hakkında açılan davanın tefrikine karar verilen inceleme dışı sanık ... yanında oğulları olan temyiz dışı sanıklar ... ... ve sanık ... ile birlikte katılan ...'ın işyerine gidip burada katılan ... ile daha önce alım satımı yapılan bir araçtan dolayı konuşmaya başladıkları, sanıklar ile katılan ... arasında tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanıkların katılan ve yanındakiler tarafından işyerinden dışarıya çıkartıldığı, bu sırada karşı iş yerinde bulunup kavga olayını görerek gelen katılan ...'ın oğlu maktul ... ...nin kavga sırasında tabanca ile vurularak aldığı isabet sonucu öldüğü, sanık ...'in olay yerinde bulunup suçun işlenmesi sırasında temyiz dışı diğer sanıkların yanında bulunmak suretiyle yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı, dolayısıyla suça yardım etmek suretiyle katıldığının temyiz dışı sanık Berdan'ın ifadeleri ve katılan ... ile ...'ın anlatım ve teşhisleri ile sabit olduğu olayda;
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamlarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, inceleme dışı sanıklar tarafından işlenen eylemin sanığın yardımı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/32 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2024 tarihinde karar verildi.