Esas No
E. 2022/1553
Karar No
K. 2024/1522
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1553

KARAR NO: 2024/1522

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/06/2022 (Karar)

NUMARASI : 2020/71 Esas, 2022/350 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 10.06.2016 tarihinde ... Mah. ... sokakta trafik kazası geçirdiğini, kazada ... plakalı harf ve rakam grubu tespit edilemeyen siyah ... marka aracın müvekkiline kaldırıma yakın yerde yürürken arkadan çarparak savurduğunu, olaydan sonra müvekkilinin sol ayak bileğindeki kırık sol elindeki kesi nedeniyle kendi imkanlarıyla ...devlet hastanesine gittiğini ve tedavi olduğunu, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle %8 oranında maluliyet raporu verildiğini, kazayla ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafında sorşlurma yürütüldüğünü ve müvekkilinin şikayetçi olmaması nedeniyle 2017/... sayılı kararla KYOK kararı verildiğini, müvekkilinin fayans ustası olduğunu, geçimin bu şeklide temin ettirdiğini, geçirdiği kaza ve maluliyeti dolayısıyla müvekkili adına davalı tarafa müracaat edildiğini ancak yapılan ödemenin yersiz ve yetersiz olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla müvekkilinin yaralanması sebebiyle şımdilik 100-TL, Maddi Tazminatırı siğortaya müracaat tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsiline (sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak), ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma bakiye tazminat için başvuru yapılmaksızın huzurdaki davanın ikame edildiğini, 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan işbu davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini, müvekkili kurum davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının tüm zararının karşılandığını, müvekkili kurum tarafından davacı yana 18.01.2019 tarihinde 13.571,00-TL tutarında maluliyet tazminatının ödenmesi neticesinde müvekkili kurumun ibra edildiğini bu nedenlerle öncelikle dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.

YEREL MAHKEME KARARI;

Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Adli Tıp tarafından düzenlenen maluliyet ve kusur raporlarının dosya içeriği ile uygun olduğu kanaatine varıldığından bu raporlar doğrultusunda davacının maddi zararı kaza tarihindeki asgari ücret üzerinden Mahkememiz'ce hesaplandığında (1.300,99 x 3 = 3.902,97 x 80/100 = 3.122,37 TL) geçici iş göremezlik zararının oluştuğu ve davalı tarafından, 18.01.2019 tarihinde 13.571,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davacının bakiye maddi zararının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin maddi zararının bulunmadığından bahisle taleplerinin reddedildiğini, ancak müvekkilinin söz konusu kazadan sonra malul kaldığını, hayatını idame ettirmesinin zor duruma geldiğini ve çeşitli hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldığını, buna rağmen tespit edilmiş olan maluliyet oranının kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili için tayin edilen kusur oranını kabul etmediklerini, nitekim müvekkilinin söz konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline de kusur atfı yapılmış olan raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde ... plakalı harf ve rakam grubu tespit edilemeyen siyah ... marka aracın müvekkiline kaldırıma yakın yerde yürürken arkadan çarparak savurduğunu, olaydan sonra müvekkilinin sol ayak bileğindeki kırık sol elindeki kesi oluştuğunu, müvekkilinin % 8 oranında malul olduğunu iddia ederek maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddine talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında ATK'dan alınan maluliyet raporuna göre davacının engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, yine olaydaki tarafların kusur durumunun tespiti yönünden ATK'dan alınan rapora göre de plakası belirsiz araç sürücüsü'nün % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, mahkemece yapılan hesaplamanın da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan/ertelenen ve alınması gerekli 220,70-TL başvuru harcı, 80,70 TL karar ve ilam harcı olan istinaf yargılama giderinin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, yapılan tebligat ve posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4.Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

5.Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog