Esas No
E. 2024/3478
Karar No
K. 2024/6852
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2024/3478 E.  ,  2024/6852 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/1549 E., 2024/460 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin sanığın beraatine ilişkin hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesine, eksik olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE

İhbar üzerine sanığın ikametinde mahkeme kararına istinaden yapılan aramada; üzerinde Cin yazılı olup içerisinde sıvı alkol olan 5 lt'lik pet şişe, üzerinde Cin yazılı olup içerisinde sıvı alkol bulunan ve yarısına kadar dolu olan 5 lt'lik pet şişe, üzerinde rakı yazılı olup içerisinde sıvı alkol bulunan ve yarısı dolu olan 5 lt'lik pet şişe, üzerinde tekila yazılı olup içerisinde sıvı alkol olan yarısı dolu 5 lt'lik pet şişe, üzerinde votka yazılı olup içerisinde sıvı alkol olan 1'i tam dolu, 1'i ise yarım dolu 2 adet 5 lt'lik pet şişe, üzerinde ALCOCLEAN yazılı olan 4 adet tamamı dolu 5 lt'lik etil alkol ile üzerinde herhangi bir ibare bulunmayan ve içerisinde yarısından daha az dolu miktarda kırmızı renkli alkol (viski) olduğu değerlendirilen 5 lt'lik pet şişenin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bahse konu olayda ele geçen kaçak alkollü içkiler ile ilgili olarak sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık tüm aşamalarda ele geçen içkileri içmek için kendisinin ürettiğini beyan etmiştir.

Dosyada mevcut konusunda uzman bilirkişinin 29.10.2021 tarihli raporundan, İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünce düzenlenen 05.04.2021 tarihli muayene ve analiz raporunda; ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli mühendis Muzaffer ... tarafından düzenlenen 06.04.2021 tarihli ekspertiz raporundan; "sanığın ikametinde ele geçen rakı, votka, viski, cin ve Tekila cinsi toplam 21,5 litre içkinin, iç piyasadan temin edilen girdiler ile kaçak yoldan ticari amaçla merdiven altı olarak üretilen ve pet şişeler ile sahte olarak piyasaya arz edilen içkilerden olduğunun, yasal bandrol ihtiva etmediğinin, ele geçen 20 litre etil alkolün analiz sonucuna göre sahte üretilmiş etil alkol olduğunun ve bu içkilerin imalatında kullanıldığının, rakının, tekilanın analiz sonuçlarının uygun olmadığının, suça konu içkilerin gümrüklenmiş değerinin 5.186,56 TL, kamu zararının ise 3.866,56 TL" tespit edildiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında ve bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Olay tutanağı içeriği, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ve katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır.

CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.09.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.