Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 23/03/2022
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 21/10/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili, davacılardan ... Şirketinin ... , ... ve enişteleri ... tarafından bir aile şirketi olarak 1995 yılında kurulduğunu, başlangıç aşamasında ev tekstili ürünlerini ham kumaş olarak üreten şirketin bir süre sonra ihale alan firmalara fason üretimi yapmaya başladığını, 2009 yılında ise baskılı nevresimlik kumaş üretip İstanbul piyasasındaki manifaturacılara ve Anadoluda bulunan esnafa bu mallardan satıp 2011 yılına geldiğinde ise işçi elbiseleri için gerekli olan boyalı kumaş imalatına başladığı ve üretilen kumaşları ise fason olarak boyattığı ve iç piyasaya bu ürünleri satarak icari faaliyetine devam ettiğini, müvekkili şirketin entegre bir tesise sahip olup, haşıldan dokumaya işlerini kendisinin yaptığını, ayrıca lilyum kumaş markasının patentinin de mevcut olduğunu, firmanın amaçlarının ürün kalitesi, ürün hacmi ile gelecekte marka ve marka değerini artırarak sürdürülebilir karlılığı hedeflediğini, şirketin çalışan işçi sayısının 82 olduğunu, şirketin son mali tablosu olan 31.07.2018 tarihinde personele borçlar hesabında yer alan 349.327,41 TL işçi alacağının büyük kısmını 2018 yılı 7. Aya ait olup, henüz maaş günü gelmediğinden tablolarda gözükmekte olduğunu, şirketin ülkede yaşanan ekonomik kriz, hammadde girdilerinin dövize endeksli olmasının buna karşılık satışlar ve hizmetlerde TL satışının, kur farklarının firma için olumsuzluk yaratmaya başladığını, hammadde girdileri ile satışlardaki ve hizmetlerdeki TL satışın kur farkının şirkete maliyeti olağanüstü miktarda artması ile karlılık seviyelerini düşürmeye başladığını, bunun yanında firmalardan alacaklarını tahsil edememesi, tahsilinde problem yaşanan alacaklar, sipariş avansı karşılıklarının yerine getirilememesinin, ağır istihdam maliyetlerinin, şirketin öz sermaye yetersizliğinden kaynaklanan kredi ve dolayısıyla oluşan faiz yükünün şirketi finalsal dar boğaza soktuğunu, konkordato projesinde ayrıntılı olarak sunulan nedenlerle konkordato teklifinin kabul edilmesi ile şirketin borca batıklıktan kurtulacağı gibi, şirketin iflasına karar verilmesi halinde alacaklıların birçoğunun mağdur olması yerine gerek davacı şirket ve ortaklarının şirket borçlarını ödemiş olacaklarını, bugüne kadar dürüst, borçlarına sadık, piyasada itibarı olan bir tüccar olarak tanınan müvekkilinin, son dönemlerde piyasada hissedilen iktisadi kriz nedeni ile taahhütlerini ifa edemez ve kendi alacaklarını tahsil edemez hale geldiğini, müvekkilinden alacaklı olan bir kısım tüccarların, müvekkilinin durumunu iyi niyetini takdir etmeyip ödenmeyen çekleri ve senetlerinden dolayı haciz ile tehdit ettiklerini, müvekkili şirkete konkordato mehli verilmesi halinde 2019,2020,2021 yıllarında göstereceği performansa göre firmanın hem satış gelirlerinin hem de karlılığının artmasının beklendiğini, bu plan dahilinde müvekkilinin şirketinin azimle çalışıp borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek, dolayı gerek müvekkili şirket ve gerekse ortakların vermiş oldukları taahhütler ve ipotekler nedeni ile davacılar yönünden vade ve tenzilat konkordatosunun tasdikini talep ve dava etmiştir.

Dava, hasımsız olarak açılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, davacı şirketin kesin mühlet içerisinde mahkeme izni olmaksızın ve komiser heyetinin izni dışında alacağını alacaklı .... Şti 'ne temlik etmesi karşısında, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması durumunda borçlunun bütün alacaklılarına karşı eşit şekilde davranması ve her alacaklıya borcunu aynı oranda ödemesi gerektiği, borçlunun alacaklılarından birine konkordato şartlarından fazla olarak ödeme vaadinde bulunulamayacağı, tasdik kararının henüz kesinleşmediği, konkordatoya tabi alacaklıların eşit durumda oldukları, alacaklıların bir kısmı lehine işlem yapılmasının bu eşitlik ilkesini bozacağı,komiser heyetinin izni dışında kira sözleşmesi imzalaması ve kiralayan şirket tarafından Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu sunulan bilirkişi raporunda davacıya ait işyerinde toplam onbeş adet makinenin bulunduğu, bazı yeni makinelerin eski model makineler ile değiştirildiğinin belirtildiği 42 makine ile dava tarihinden bu yana üretim yapan davacının mevcut onbeş makine ile yapacağı üretim ile tasdik projesine göre ödemelerini gerçekleştiremeyeceği,borca batıklık seviyesinin mühlet sürecinde artması, davacının eşitlik ve dürüstlük ilkesine aykırı davrandığı gerekçesiyle , konkordato tasdik talebinin reddi ile ibraz edilen konkordato komiserler kurulu raporuna göre borca batık olduğu sabit olan şirketin İİK.292,297 ve 308. maddesi gereğince iflasına karar verilmiştir.

Karar aleyhine müdahil ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :

Müdahil ... istinaf dilekçesinde özetle; Antalya Bölge Adliye mahkemesi kararında belirtilen sebeplere uygun olarak yeniden hüküm kurulmadığını, davacı şirketin ortakları olan davacılar ... ve ... yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığını,

İİK 292.maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin sadece konkordato talep eden şirket yetkililerini dinlediğini, ancak alacaklılar kurulunu da dinlemesi gerekirken bu hususu yerine getirmeyip iflas kararı vermesinin doğru olmadığını, Denizli 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında konkordato talep eden şirketin makineleri açısından menkullerin tespitine karar verildiği, makinelerin aidiyeti konusunda dava açmak üzere süre verilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordaton talep edenin faaliyetini gerçekleştirebilmesi için gereken makine ve ekipmanın maliki olmasına da gerek olmadığını, artan işçi maliyetleri göz önüne alındığında fason olarak dışarıda üretilmesinin de mümkün olduğunu, bu nedenle mevcut makine ve çalışan sayısı itibariyle konkordato projesinin gerçekleştirilemeyecek olmasına ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığını, 14/03/2022 tarihli komiser heyeti raporunun taraflara tebliği edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

Konkordato talep eden şirket yetkilisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında belirtilen eksiklikleri yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından ... yapılan temlik işleminin konkordatoya aykırılık teşkil etmediği gibi ilk derece mahkemesinin 18/11/2020 tarihli ek kararının da uygun olduğunu, çünkü alınan şirkete olan borcunun konkordato mühletinden önce doğmadığını, komiser heyetinin izni dışında kira sözleşmesi imzalanması ve Denizli 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin D.İş dosyasında yapılan tefrik gereğince müvekkilinin mevcut 15 makine ile yapacağı üretim ile tasdik projesine göre ödemeleri gerçekleştiremeyeceğine dair gerekçenin de yerinde olmadığını, müvekkilinin eşitlik ve dürüstlük ilkesine aykırı davranışı nedeniyle konkordato tasdik talebinin reddinin de hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep, vade ve tenzilat konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davacı şirket yönünden davanın reddi ile şirketin iflasına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili, Uyap üzerinden gönderdiği dilekçeyle istinaf başvurusundan feragat ettiklerini belirtmiştir.

Davacı vekilinin dosyaya sunduğu vekaletnamesi incelendiğinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafın 6100 sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Müdahil ... istinaf talebi yönünden yapılan incelemede ise, ilk derece mahkemesinin Dairemizin kaldırma kararından sonra İİK 292/son maddesi gereğince konkordato talep eden şirket yetkililerinin duruşmada beyanını aldığı,

İİK 287.madde gereğince alacaklılar kurulunun oluşturulmasının mahkemenin takdirine bırakıldığı konkordato komiserliği ve alacaklılar kuruluna dair yönetmeliğin 22. maddesi gereğince alacaklı sayısının 250 veya alacak miktarının 125 Milyon Türk Lirasını açması halinde alacaklılar kurulunun oluşturulmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, eldeki somut dosyada bu iki halin de mevcut olmadığı, bu nedenle alacaklılar kurulunun oluşturulmadığı anlaşılmakla İİK 292/son maddesi gereğince alacaklılar kurulunun dinlenilmediğine ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan; ilk derece mahkemesince konkordato talep eden gerçek kişiler yönünden tefrik kararı verilerek 10/08/2018 Tarih ... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile konkordato talebinin usulden reddine karar verildiği, eldeki dosyada konkordato talep eden şirketin ilk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere komiser heyeti raporlarına göre konkordato projesinin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, Dairemiz kaldırma kararından sonra beyanı alınan şirket yetkililerinin de duruşmadaki beyanlarında da şirketin faaliyetine devam etmediğini belirttikleri böylece projenin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, davacı şirketin borca batık olduğu, davacı şirketin istinaf dilekçesinde de borca batık olmadıklarına dair yada borca batıklıktan kurtulduklarına ilişkin bir iddialarının bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde müdahil ... istinaf taleplerinin yerinde olmadığı ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK 349/2. maddesi uyarınca İSTİNAFTAN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2.Müdahil ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının müdahil ... taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

5.Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

7.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.