Esas No
E. 2023/13257
Karar No
K. 2024/1520
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2023/13257 K. 2024/1520 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13257, K. 2024/1520, T. 20.02.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13257
Karar No
2024/1520
Karar Tarihi
20.02.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2023/13257 E.  ,  2024/1520 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/56 E., 2023/358 K.
KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yargılanmanın yenilenmesi yoluyla hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette 09.12.1999 - 05.08.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespiti istemli daha önce açtıkları davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın temyizi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarih ve 2019/3013 - 2020/1435 E.K. sayılı ilamı ile davacının çalıştığı davalı ... Radyo TV Yayıncılık A.Ş.'nin 675 sayılı KHK kapsamına girdiği ve kapatıldığı anlaşıldığından dava hakkında 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi kapsamında değerlendirme yapılması yönünden bozulduğunu, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın 12.02.2018 tarihinde kesinleştiğini, bu karar sonrası ilgili İdareye başvurulduğunda, davalı iş yerinin 693 sayılı KHK ile kapatılan kurumlar listesinden çıkartıldığı belirtilerek işlem yapılmadığını ileri sürerek, HMK.'nın 375 inci maddesi hükmüne göre yargılamanın iadesi yoluyla davacının, davalı şirkette 09.12.1999 - 05.08.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı .... Radyo TV Yayıncılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespit talebinin haklı ve yasal gerekçeye dayanmadığını, davacının şirket bünyesinde çalışmaya başladığı anda sigortalı hizmet kaydının yapıldığını ve çalıştığı süre boyunca primlerinin düzenli ve kesintisiz şekilde ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2018 tarih ve 2018/38 - 2018/503 E.K. sayılı kararıyla, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; hizmet tespiti davalarının kamusal nitelikli davalar olduğunu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin taleplerine dayanak 693 sayılı KHK ve eklerinin 25.08.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Mahkemenin davayı dava şartı yokluğu ile reddederken esaslı bir hataya düştüğünü, Mahkemenin yasa hükümlerini uygulamakla mükellef olduğunu, yargılamanın iadesi sebeplerinin oluştuğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2019 tarih ve 2019/218 - 2019/444 E.K. sayılı kararı ile yargılamanın iadesi sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayıldığı, davalı şirketin 27.07.2016 tarih ve 29783 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 668 sayılı KHK'nın ekli listesinde bulunan ve kapatılan kurumlar içerisinde yer almakta iken 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 693 sayılı KHK ile listeden çıkarıltıldığı, yargılamanın iadesi sebeplerinin tahdidi olarak sayılması nedeni ile genişletilip değiştirilemeyeceği, davalı şirketin listeden çıkarılmasının yargılamanın iadesi sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan tespitlerin yerinde olduğu kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih ve 2019/3013 - 2020/1435 E.K. sayılı kararı ile ... 6100 sayılı HMK.'nın 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması"nın yargılamanın iadesi nedeni sayıldığı, somut olayda, davalı şirketin, 27.07.2016 tarih ve 29783 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 668 sayılı KHK'nın ekli listesinde bulunan ve kapatılan kurumlar içerisinde yer almakta iken 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkındaki 693 sayılı KHK'nın ek 6 sayılı listede kapatılan kurumlar arasından çıkartıldığı, davalı şirketin kapatılan kurumlar listesinden çıkarılmasına dair belgenin sonradan ortaya çıktığı, yeni bir delil niteliğinde olduğu, davacının bunu fiilen daha önce elde etmesinin mümkün olmadığı, hükmün verilmesinden sonra elde edilen belgenin davacının kusurundan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, koşulları oluştuğu halde yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2021 tarih ve 2020/293 - 2021/73 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak, yapılan yargılama, iddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK.'nın 380/1 maddesine göre yargılamanın yenilenmesi sebebi sabit görüldüğünden; Mahkemenin 25.09.2017 tarihli ve 2017/368 Esas 2017/435 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile

1.09.12.1999-30.03.2000 Tarihleri arasındaki dönem ile ilgili talebin hak düşürücü süre yönünden reddine,

2.Davacının davalı iş yerinde 02.03.2001-05.08.2010 tarihleri arasında 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 21.09.2021 tarih ve 2021/5526 - 2021/10644 E.K. sayılı kararı ile Mahkemece bozma sonrası, davacının 09.12.1999-30.03.2000 tarihleri arasındaki dönemi ile ilgili talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının davalı iş yerinde 02.03.2001-05.08.2010 tarihleri arasında 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidildiği, somut olayda, davacının 02.04.2004-01.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin davalı iş yerinden Kuruma bildirildiği, dönem bordrolarının getirtildiği, dosya kapsamında beyanları alınan bordro tanıkları ... ve....’nun (Kaplan) kabule konu dönemin tamamında çalışmasının bulunmadığı, komşu iş yeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarına dair beyanda bulundukları, bu haliyle tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, kabule konu dönemin tamamında kayıtlı bordro tanıkları resen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, gerekirse daha önce dinlenen tanıkların yeniden beyanları alınmalı, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı, çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlandıktan sonra elde edilecek deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.09.2022 tarih ve 2021/470 - 2022/425 E.K.

sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile

1.09.12.1999-30.03.2000 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili talebin hak düşürücü süre yönünden reddine,

2.Davacının davalı iş yerinde 02.03.2001-05.08.2010 tarihleri arasında ayda 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 13.12.2022 tarih ve 2022/13128 - 2022/15840 E.K. sayılı kararı ile ... davacının bildirimin yapıldığı 02.04.2004 sonrası dönem yönünden toplanan deliller ile kurulan tespit hükmü yerinde ise de 02.03.2001-02.04.2004 tarihleri arası dönem yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, yapılacak işin, bozma sonrası dinlenen dönem bordro tanığı ...’nın, davacının da hazır bulunduğu celsede yüzleştirme yapılmak suretiyle yeniden ifadesine başvurulmalı, dosyaya getirtilen dönem bordrolarından 02.03.2001-02.04.2004 tarihleri arası kayıtlı bordro tanıkları re'sen tespit edilerek davacının çalışmasına yönelik yöntemince beyanları alınmalı, böylece anılan dönem yönünden çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.07.2023 tarih ve 2023/56 - 2023/358 E.K.

sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bir önceki karar gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Başkanlığı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılanmanın yenilenmesi yoluyla hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı HMK’nın 375 inci maddesinde (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: ...ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.

2.Davanın yasal dayanakları 5506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3.Mahkemenin, Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarih ve 13/5 sayılı YİBK)

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dosya kapsamına göre, Mahkemece bozma kararına uyularak, hükümde yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de beyanları karara esas alınan tanıklardan ... 'nın davacının çalıştığı tarihlere ilişkin olarak net bir ifadede bulunmadığı, diğer tanıklar ..., ... ve ...'in hizmet döküm cetvelleri incelendiğinde, 02.03.2001 - 02.04.2004 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışmaları bulunmadığı anlaşıldığından, 02.03.2001 - 02.04.2004 tarihleri arası dönem yönünden ispatlanamayan davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3.Öte yandan, Dairemizin 03.03.2020 tarih ve 2019/3013 - 2020/1435 E.K. sayılı bozma kararına uyularak, HMK.'nın 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi gereği yargılamanın iadesi nedeni sabit görüldüğü halde, Mahkemece bozma sonrası hüküm kısmında, HMK.'nın 380/1 inci maddesi gereğince, Mahkemenin 25.09.2017 tarihli ve 2017/368 Esas 2017/435 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog