Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/654
Karar No
K. 2024/568
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/654 Esas
KARAR NO: 2024/568
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALI: ....
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 30/09/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
YAZIM TARİHİ: 30/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tüm özen ve dikkatine rağmen karar defterini kaybettiğini, tüm aramalara ve araştırmalara rağmen karar defterinin bulunamadığı, bu nedenle karar defterinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep etmiştir.

Dava,

TTK'nun 82/7 maddesi gereğince defterlerin kaybolması nedeniyle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrar ise tacir zayaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü içermektedir.

TTK'nun 18/2 maddesinde ise; "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı beyanında defterlerin kaybolduğunu belirttiği, tacirin ticari defter ve belgeleri ile ilgili zayi belgesi verilmesini talep edebilmesi için saklamakla yükümlü olduğu defter ve belge olması gerekir. Bu nedenle öncelikle tacirin bu defterinin olup olmadığının ve saklama yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin irdelenmesi zorunludur. Zira, tacirin 82/7 maddesinden yararlanabilmesi için öncelikle bu defterlerin var olduğunun ıspatlanması ve defterlerin korunması amacıyla gereken dikkati ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olması gereklidir. Kanun hükmünün içeriği incelendiğinde, kaçınılmaz bir halin varlığının arandığı açıktır. Kaçınılmazlık, mutlak ve objektif bir kavramdır. Yani alınan tüm tedbirler, sahip olunan tüm imkana ve araca rağmen, mücbir sebep teşkil eden olayın defterlerin ziyaına neden olması engellenememelidir.

Davacının zayi talebi yönünden kanun koyucunun örnekleme yolu ile saymış olduğu haller gözetildiğinde; sadece "kayboldu" şeklindeki soyut beyanın bu kapsamda değerlendirilebilmesinin kanun koyucunun amacına da aykırı olduğu, bu şartlarda davacının TTK gereği saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler açısından, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı kanaatine de varılmakla zayi talebi yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın REDDİNE,

Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.